Yüksek Tansiyona Ne İyi Gelir Çeşitleri Nelerdir

214
Bu makeleyi Ortalama 6 dakikada okuyabilirsiniz.

Yüksek tansiyon tamamıyla damarlardaki kan basıncını etkileyen bir durumdur. Hipertansiyon olarak adlandırılan ve atardamarları kapsayan bir rahatsızlık türüdür. En temel anlamıyla yüksek tansiyon tanımı yaparken kalbin çalışma hızını endeks alabiliriz. Normal bir insanın vücudunda kanın dolaşması için kalp stabil bir şekilde çalışır. Yüksek tansiyon hastalarında ise kalp olağandan daha fazla çalışır. Bu durum damarlarda düzenli düzensiz bir takım basınç farklılıkları ortaya koyar.

Yüksek tansiyon tanısı koymanın en basit formülü ise düzenli olarak tansiyonu gözetmektir. Tansiyon için referans değerler şu şekildedir.

  • Büyük Tansiyon: 100-140 mmHg
  • Küçük Tansiyon: 60-90 mmHg

Halk arasında 12/8 olarak adlandırılan ortalama tansiyon değerinde büyük tansiyon 120 mmHg iken küçük tansiyon 80 mmHg seviyesindedir. Dolayısıyla tansiyonun 14/9 olması üst sınıra dayandığı anlamına gelir.

Yüksek tansiyon hastalarının ise büyük çoğunluğunda bu değerler çok daha yukarıda gözlemlenir. 16/10, 19/12 gibi değerler normal bir insan için ürkütücü gelecektir. Fakat farkında olmadan hipertansiyon hastası olan kişilerin bu şekilde hayatlarında bir anomali fark etmeden yaşadıklarını söyleyebiliriz. Yalnızca 24 saat boyunca tansiyon takibi yaparak bile bu durumu anlayabilirsiniz.

Özellikle kalp başta olmak üzere pek çok iç organın sağlığını tehdit edebilecek bir rahatsızlık türüdür. Bu sebeple mutlaka doktorunuza danışmanız gerekiyor.

Yüksek Tansiyon Çeşitleri

Yüksek tansiyon hastalarının iki farklı gruba ayrıldığını belirtmek gerek. Bunun tahlilini ise doktor muayenesi olmadan anlayamazsınız. Hem hayatınıza dair bir takım farklılıklar yaratmaya başlamak hem de yüksek tansiyonla yaşamayı öğrenmek için hekiminize başvurmayı ihmal etmeyin.

  • Birincil Hipertansiyon

“Birincil hipertansiyon” genel anlamda kronik bir sorunu tanımlar. Ayrıca tansiyon şikâyetiyle gelen ve hipertansiyon tanısıyla karşılaşan her 100 kişinin 90’ı kronik olarak yüksek tansiyon hastasıdır. Burada geneli kapsayan bir durum olarak genetiğin yatkın bir rolü vardır. Fakat böbrek, kalp veya diğer etkenlere bağlı olmayan bir kan basıncı sorunu yaşadığınızı gösterir.

  • İkincil Hipertansiyon

“İkincil hipertansiyon” ise sonradan gelişmiş ve toplam hastaların %5-10’unu kapsayan bir durumdur. Çoğunlukla altta tetikleyen farklı faktörler olduğu görülmüştür. Bunu Hiper tansiyon nedenleri altında anlamak mümkün olacaktır.

Hiper Tansiyon Hastaları Nelere Dikkat Etmeli?

Özellikle yüksek tansiyon ile yaşamak için çok üst düzey önlemler almanıza gerek yoktur. Fakat hayatınızı daha stabil ve konforlu hale getirmek için sağlığınızı gözetmek zorundasınız. Dolayısıyla yeme içme alışkanlığı, hareket edebilme özgürlüğü veya yaşamsal faaliyetlerinizi düzene sokmak bunların başında gelecektir.

  • İdeal Kilo

Türkiye endeksine bakıldığı zaman bariz bir obezite grafiği ile karşılaşıldığını görüyoruz. Bunun temel sebebi beslenme sorunları olsa da ileri yaş ve orta yaş gruplarında da bu sorunun patlak verdiği gözlemleniyor. İdeal kilonuza yaklaştıkça kan basıncının buna göre daha düşük geleceğini görebileceksiniz. Aynı şekilde ciddi bir tansiyon vakasında bile ilaçların işlevselliği buna bağlıdır. Normalde 120 kilo ağırlığında olan birisinin 110 kiloya düşmesi bile yüksek tansiyon için risk faktörlerini ciddi bir miktarda düşürür. Doktorların özellikle üzerinde durduğu risk faktörü ise bel, göbek ve kalça arasında konumlanmış kilolar oluyor. Kadınların bel ölçülerinin 89 santimetreyi aşması riski arttırıyor. Erkek bireyler için bu ölçünün 102 santimetre olarak baz alındığını hatırlatalım.

  • Beslenme

Özellikle beslenmenin tansiyon üzerindeki etkisi bariz bir şekilde gözlemleniyor. Süt ürünlerine yoğunlaşmanız gerektiği aşikâr. Fakat yağlı olmayan süt ürünlerini tercih etmelisiniz. Et tüketmeniz gerekmesine karşın doymuş yağ oranını kontrol altında tutmak zorundasınız. Sebze ve meyveler en büyük dostunuz olacakken tam tahıllı ürünlerle ekmek ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz.

Sodyum içeren tüm besinlerin tansiyon için kötü bir deneyime sahne olacağı biliniyor. Bunun çözümü ise Potasyum ile mümkündür. Potasyum yönünden zengin besinler ise potasyum ilaçlarından çok daha etkindir. Ispanak, muz, patates ve domates tüketerek bunu dengede tutabilirsiniz.

Düzenli beslenmek için fazlaca zamanınız olacak. Çünkü bundan sonraki hayatınızı düzenli bir şekilde yüksek tansiyon hastası olarak geçireceksiniz. Buna alışmak için kendinize bir diyet günlüğü tutabilirsiniz. Yediğiniz ekmeği birer dilim birer dilim azaltırken bunu sonrasında görmek mutluluk verici olabilir. İnsanların en çok zorlandıkları detay ise dışarıda yemekten kaçınılamayan hamburger, patates kızartması, hamur işi gibi tansiyonu tetikleyen gıdalar oluyor. Öğle yemeklerinizde salata veya evden getireceğiniz gıdaları tüketmek ve ev alışverişinizi bu doğrultuda yapmak sizin için yararlı olacaktır.

Ayrıca diyete uyduğunuz süre zarfında kendinizi ödüllendirebilir ve ara ara tatlı kaçamaklar yapabilirsiniz. Çünkü normalde çikolata, tatlı ve benzeri ürünleri tüketmemeniz gerekecek.

  • Egzersiz

Egzersizin her insan tarafından mutlaka yapılması gerekir. Ancak hiper tansiyon hastaları için bu durum daha da önem taşıyor. Her gün yarım saat yürüyüş yapmak ve bunu hem sabah hem de akşam tekrarlamak çok büyük ölçüde bir rahatlama katacaktır. Limiti biraz arttırarak kilo vermek için araç olarak kullanmanız mümkün.

  • Alkol ve Sigara

Sigara tüketiminin tansiyon üzerindeki etkisi tartışmaya kapalı. Çünkü sigarayı içtikten sonra geçen 1-2 saatlik süre bile tansiyon değerlerinizin yüksek gelmesini sağlayacaktır. Dolayısıyla sigara dumanının yoğun olduğu bir evde ya da ortamda bulunmaktan dahi kaçınmanızı öneriyoruz.

Alkol kullanımı ise yine ara vermeniz gereken bir diğer faktör. Özellikle yüksek tansiyon teşhisi ile beraber özel günler haricinde alkol tüketmeniz tavsiye edilmez. Ayrıca 4 kadehi aşan her alkol tüketiminin tansiyon üzerinde uzun süreli bir probleme dönüşeceğini aklınızdan çıkarmayın.

  • Kafeinli İçecekler

Burada tabi ki ilk akla gelen nokta kahve oluyor. Kahvesiz güne başlayamayanlar ya da yemek üstüne kahvesiz duramayanlar için kötü haber. Aslında kahve ve benzeri kafeinli içecekler herkesin vücudunda aynı etkiyi yaratmayabilir. Bu kafein hassasiyetiyle de alakalıdır. Kahve içimi sonrasında tansiyonunuzu ölçmelisiniz. 5 mmHg ve üzerinde bir artış söz konusu ise kafeinli içecekleri hayatınızdan çıkarmanız gerekecek.

  • Yasak Yiyecekler ve Sodyum

Sodyum bildiğiniz gibi tuzdur.  Eğer tansiyon değerinizin dengede kalmasını istiyorsanız gün içerisinde 2.300 mg olan tuz tüketimine kadar düşmelisiniz. Bu tuz miktarının kabaca bir çay kaşığına denk düştüğünü vurgulayalım. Ayrıca içeriğinde sodyum yani tuz olan ve sizi cezbeden yiyeceklerden uzak durmanız gerektiğini hatırlatalım.

  1. Patates cipsi ve kızartması
  2. Pastırma ve benzeri ürünler
  3. Dondurulmuş gıdalar
  4. Abur cuburlar
  5. Sodyum yönünden zengin gıdalar
  6. Sodyum yönünden zengin içecekler
  • Psikoloji

Psikolojik anlamda yüksek tansiyon hastası olduğunuz için üzülmenize gerek yok. Gayet barışık bir biçimde bu hayat formunda yaşamanızı sürdürebilirsiniz. Stresin sizin için şu dönemde daha da büyük bir yeri olacaktır. Sigarayı bırakmak, alkol tüketimini bitirmek, güne kahve içmeden başlamak ve sodyum miktarını azaltacağınız bir yeme içme alışkanlığına geçmek bunun için yeterlidir.

Bu dönemde çevrenizden destek almaktan ve onlarla diyalog halinde olmaktan çekinmeyin. Özellikle yeni hobiler edinmeniz ve bunu egzersizlerle bütünleştirerek daha sağlıklı bir yaşama ulaşmanız tavsiye edilmektedir. Stressiz bir yaşamla yüksek tansiyonu kontrol altında tutabilirsiniz.

Bu İçeriğe Kaç Puan Verirsiniz ?
[0 Kişi Oyladı Toplam Puanı: 0]
Yorumları Görüntüle

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir