Su Çiçeği Belirtileri, Aşısı, Tedavisi

102
Bu makeleyi Ortalama 6 dakikada okuyabilirsiniz.

Bulaşıcı bir hastalık olan suçiçeğinin tıp dilinde adı “varisella” olarak bilinmektedir. Suçiçeği hastalığına neden olan virüs zoster olarak bilinir. Bu hastalık varisella zoster virüsü nedeniyle vücutta yoğun şekilde yayılan bir tür enfeksiyondur. Genellikle ilkbahar ve kış aylarında görülmesi daha yaygındır. Suçiçeğinin vücutta gözle görülür etkileri bulunmaktadır. Kızarıklar ve sulu ufak kabarcıklar ile diğer döküntülü hastalıklardan ayrılmaktadır. Bulaşıcı bir hastalık olması nedeniyle temasa ve dokunmaya karşı hassas olunması gereken bir rahatsızlıktır.

Hastalığın kuluçka süresi bulunmaktadır ve yaklaşık 14-22 gün sonra hastalık kendini belirtileri ile belli eder. Döküntülü hastalık olarak tanımlanan suçiçeği; kimi hastaların ciltlerinde iz bırakırken bazı hastalarda iz bırakmaz. Genellikle su dolu kabarcıkları kaşıyan hastalarda suçiçeği izinin görüldüğü bilinmektedir.

Yetişkinlerde görülen ve zona adı verilen bir tür enfeksiyon da su çiçeğine neden olan zoster virüsünden kaynaklanmaktadır. Bir süre ciltte olan kabarcıkların, suçiçeğine benzemesi nedeniylebu hastalık suçiçeği çeşitleri olarak bilinmektedir.

Suçiçeği Nasıl Olur?

Bir çocukta suçiçeğinin görülmesi için zoster virüsünün olduğu ortamda bulunması yeterlidir. Zoster virüsünü bir defa alan bünye, suçiçeği hastalığı için zemin hazırlayacaktır. Bağışıklık sistemi zayıf ve güçsüz olan kişilerde daha çabuk yayılan bu virüs, bir süre sonra döküntülere neden olur ve suçiçeği hastalığı başlar.

Suçiçeği Belirtileri

Suçiçeği hastalığının ilk döneminde ciltte görülen döküntülerdir. Fakat döküntüler başlamadan önce bazı suçiçeği belirtileri fark edilir. Bu belirtiler:

• Bir süre yaşanan yorgunluk ve halsizlik

• Yetişkin bireylerde daha yüksek ölçülen ateş

• Çocuklarda orta derecede ateş görülmesi

• Kas ve kemik ağrıları

• İştahsızlık durumları

• Bazı vakalarda mide bulantıları

Döküntüler başladıktan sonra da hastalığın belirtileri devam edecektir. Her hastada farklı miktarlarda dağılan kabarcıklar bu belirtilerin ilkidir. İlerleyen günlerde yüz, kol, karın bölgesinde ve bacaklarda görülen küme halindeki benekler de hastayı rahatsız etmektedir. Bu kabarcıkların içi su dolar ve hastada kaşıntı hissi uyandırır. Püfürlenme olarak bilinen evrede ise; bu kabarcıklar kurumaya başlar. Ortalama 8-10 gün geçtikten sonra kuruyan kabarcıklar yavaş yavaş dökülerek, hastalığın son evresi olan iyileşme süreci başlar.

Suçiçeği Aşısı ve Tedavisi

Suçiçeği aşısı 1970’li yılların başında Japonya’da geliştirilmiştir. Doktor M. Takahashi tarafından üzerine çalışmalar yapılan bu aşı; 1995 yılında ABD’den ruhsat almış ve 1996 yılında ulusal aşı takviminde yer almıştır. Aşıdan önceki ve sonraki dönem kıyaslandığında, aşının koruyucu etkisi sebebiyle daha az kişide hafif olarak bu hastalığın görüldüğü belirlenmiştir.

Ülkemizdeki aşı takviminde, suçiçeği aşısı tek doz şeklinde uygulanmaktadır. Tek doz aşı uygulaması ile neredeyse %95 koruyucu özellik sağlanmaktadır. 2000 yılından sonra adını daha da duyuran ve önemi günden güne artan bu aşı, sağlık bakanlığı tarafından ücretsiz şekilde yapılmaktadır. 12. ya da 18. ayda tek doz uygulanan suçiçeği aşısı, çocukları uzun yıllar bu hastalıktan korumaktadır. Bu aşı ile hastalığın görülme oranı neredeyse %80 oranında azalmıştır. Suçiçeği aşısı, bağışıklık sistemi zayıf olan kişilere, bebeklere ve tüm bireylere yapılabilmektedir.

Aşı için ikinci doz da uygulanmaktadır. İkinci dozun 4 veya 6 yaşında yapılması halinde çocuğunuzun bağışıklık sistemi bu hastalığa karşı daha da güçlü olacaktır. Hastalığın geçmesi kendi kendine olurken çeşitli suçiçeği kremleri ile oluşan döküntüler daha da azaltılabilir. Doktorun tavsiye edeceği losyon ve kremler ile kaşıntı hissi en aza indirebilir. Krem ve losyonun düzenli kullanılması halinde kaşıntı olmayacağı için suçiçeği izleri de olmayacaktır.

Suçiçeği Nasıl Bulaşır?

• Hasta kişi ile aynı havayı solumak

• Hastanın olduğu ortamda bir süre kalmak

• Suçiçeğinin kabarcıklarına ve izlerine dokunmak

• Hasta ile aynı eşyaları kullanmak

Suçiçeğine Ne İyi Gelir?

Suçiçeğinin neden olduğu etkileri en aza indirmek ve daha kısa sürede toparlanmak için birkaç noktaya dikkat etmelisiniz. Sizler için kaleme aldığımız önerilere uyduğunuzda suçiçeği kaşıntısı daha az hissedilecektir. Ayrıca suçiçeği izi de kalmayacaktır. İşte suçiçeği hastalığı dönemlerinde dikkat edilmesi gereken hususlar:

• Bu süreçte bul su tüketilmelidir. Su tüketimi, bu dönemde iyileşme süreci açısından önemli role sahiptir.

• Ağız içi yaralarda şeker içermeyen solüsyonlar kullanılabilir. Tuz ve baharattan içerikli gıdaların tüketilmemesi gerekir. Bu nedenle beslenme konusunda biraz daha dikkatli olunmalıdır.

• Gıdaları çiğnemek kimi zaman hastaya acı verir. Yorgun ve bitkin düşen hasta yemekleri çiğneyemediği için iştah kaybı yaşayabilir. Bu nedenle sıvı gıdalar tercih edilmelidir.

• Kaşıntı hissini arttıran kıyafetlerden kaçınılmalıdır. Bol ve yünsüz kıyafetler ile uzun süre bir dinlenme hastaya iyi gelecektir.

• Kaşıntıların artış gösterdiği durumlarda kalamin içerikli bir losyon veya antihistamin içerikli bir merhem kullanılmalıdır.

• Sabunlu su ile alınan duş veya döküntü olan bölgeye yapılan masaj; suçiçeği hastasına iyi gelir.

• Bu süreçte vücudun kaşınmamasına özen gösterilmelidir. Kaşınma durumunda tırnaklara geçen bakteriler deri içine girerek enfeksiyonun boyutunu artırabilir.

Suçiçeği İzi Nasıl Geçer?

Hastalığın kaşıntılı dönemlerinde, su dolu kabarcıklar kaşındığında daha sonra hastalığa bağlı izler oluşmaktadır. Suçiçeğinden kalan izleri geçirmek için, cildi yenileyen ve hücre oluşumunu hızlandıran kremler kullanılmalıdır. Kremler izlerin ilk oluştuğu dönemlerde etkili olmaktadır. Geç kalınmış izlerde ise fraksiyonel lazer adı verilen leke tedavisi uygulanmaktadır. Bu lazer tedavisinin sonuçları kişiden kişiye farklılıklar gösterebilir. Doktor kontrolünde yapılan fraksiyonel lazer tedavilerin de genellikle olumlu sonuçlar alınır.

Suçiçeği Çıkaran Çocuğa Ne Yapılmalı?

• Küçük yaştaki çocuklar ellerinde ve vücudunda hastalığın neden olduğu döküntüleri gördüğünde biraz endişe duyabilir. Bu nedenle çocukları bu hastalık konusunda bilgilendirmek iyi olacaktır.

• Oluşan kabarcıkların kaşınmaması gerektiğini de belirtmek gereklidir.

• 3 yaşından küçük çocukların uyku sırasında kabarcıkları kaşımaması için eldiven ile uyumaları sağlanabilir.

• Tırnaklar hastalık süresi içinde mümkün olduğunca kısa tutulmalıdır. Kişisel bakımları da ihmal edilmemelidir. Ilık ve sabunlu su ile alınacak hafif bir duş vücudunun rahatlamasını sağlayacaktır.

• Yulaf ezmesi banyoları hastalık döneminde çocuklara uygulanan başka bir seçenektir. Kaşıntı hissini azaltabilir.

• Hastalık süresince dar ve sıkı kıyafetler yerine olabildiğinde geniş ve rahat kıyafetler giydirilmelidir. Bedeninin hava almasını sağlamak faydalı olacaktır.

• Vücut direnci ve bağışıklık sistemini güçlü tutan besinlerle günlük beslenmeleri sağlanmalıdır.

• Okul çağındaki çocukların yaklaşık 1 hafta okula gönderilmemesi gerekir. Bulaşıcı bir hastalık olması nedeniyle diğer çocuklara bulaşmasının önüne geçilmelidir.

• Hastalık süresince vücuduna mikrop gelecek her ortamdan kaçınılmalıdır. Özellikle de deniz ve havuz planları bir süre ertelenmelidir.

Bu İçeriğe Kaç Puan Verirsiniz ?
[0 Kişi Oyladı Toplam Puanı: 0]
Yorumları Görüntüle

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir