Şeker Hastalığı Türleri ve Nedenleri

54
Bu makeleyi Ortalama 6 dakikada okuyabilirsiniz.

Şeker Hastalığı(Diyabet) Nedenleri

Aslı Diyabetes Mellitus olarak bilinen ve modern tıp için Diyabet olarak adlandırdığımız şeker hastalığı, kan glukoz miktarıyla ilgili bir durumdur. Genetik olma potansiyeli yüksek olabileceği gibi tamamıyla çevresel faktörlerin etkisinde de gelişebilir. Kanda bulunan glukoz yani şeker seviyesinin artması sebebiyle oluşmaktadır. Kan şekeri oranını etkileyen çok sayıda unsur olduğu için değişken bir metabolizma yapısı vardır.

Fakat bunun başında pankreas tarafından salgılanan insülin gelir. Bildiğiniz gibi şeker hastaları insülin iğnesi ya da ilacı kullanmak zorundadır. Normal şartlarda bunu pankreas üretir ve vücudumuzda yayılarak kan şeker oranını belirli bir referans değerde tutar. Ancak herkesin metabolizması aynı olmadığı gibi hormon dengesinin yapısı da değişken bir hal alabilir.

Mesela pankreas tarafından salgılanan insülin değeri normalde olması gerekenden daha düşük olabilir. Bunun haricinde bazı hastalarda gözlemlenen durum ise daha farklıdır. İnsülin miktarı normal seviyede olsa dahi vücudun insüline karşı direnci kan şekerinin artmasına sebep olur. Metabolizmanın burada etkisi gerçekten büyüktür. Haliyle genetik olarak kalıtımsal sürecin ardından diyabet riski taşıdığınızı bu minvalde söylemek mümkün hale gelir.

Farklı diyabet türleri olduğu için hepsinde daha farklı belirtiler ya da daha farklı sebepler açığa çıkabilir. Bunlara değinmeden önce diyabet çeşitlerini bilmek gerekir.

Şeker Hastalığının Türleri

Diyabet olan pek çok insanın birbirinden farklı reaksiyonlardan söz ettiğini söyleyebiliriz. Burada pek çok değişken söz konusu olabilir. Halk arasında ise iki tip diyabet olduğu bilinmektedir. Oysa bunun sayısı nadir görülenlerle beraber daha da fazladır.

  • Tip 1 Diyabet

Bakıldığı zaman bilhassa Avrupa ülkelerinde konulan Diyabet teşhislerinin %10’u Tip 1 Diyabet vakasıdır. Bağışıklık ile doğrudan ilişkili olan bir rahatsızlıktır. Dolayısıyla insanların çoğunluğu bu sebeple diyabet olduklarını anlarlar. Şu sıralar Tip 1 Diyabet hastalığı için yapılan araştırmalar pankreasın ürettiği beta hücrelerinin yetersizliğini ortaya koymaktadır. Teorik olarak insüline karşı olan direncin tamamıyla yok olduğu ya da etkisini yitirdiği bilinen bir gerçektir. Tip 1 diyabet için insülin direncinin yok olması ise direkt olarak kandaki şeker miktarının artması anlamına gelmektedir.

  • Tip 2 Diyabet

Hücrelerin islülin reseptörleri yavaş yavaş körelir ve direnç gittikçe gelişir. Böylece hastanın insüline karşı verdiği direnç artar ve en basit tanımla insüline tepkisiz kalınır. Tepkisizlik boyunca kan şekerinin dengede tutulması pek mümkün olmayacaktır. Haliyle ilk kan testiyle beraber kan şekerindeki yükseklik sonucunda Tip 2 Diyabet teşhisi konulacaktır. Tip 2 Diyabet vakalarında insüline karşı direnç azalabileceği gibi artabilir. Her iki koşulda da kan şekeri değeri referans seviyeden farklı noktalara ulaşacaktır. Obezite ile bir arada görülmesi ise insanın yaşamsal standartlarını birlikte etkilemektedir.

  • Gestasyonel Diyabet

Yalnızca hormon düzensizlikleriyle ortaya çıkan ve hamilelik periyodunu kapsayan diyabet vakasıdır. Gestasyonel diyabet vakalarının tümü incelendiğinde gebelik süresince yaşanan hormon dengesizliği başrol oynamaktadır. Fakat bu hormon düzensizliğinin sebep olduğu insüline karşı dirençsizlik ana faktörü oluşturur. Er ya da geç doğumla beraber gebelikle görülen diyabet vakası son bulur. Ancak hamilelik döneminde diyabet riski taşıyan kadınların neredeyse yarısı hayatlarının geri kalanını Tip 2 Diyabet hastası olarak geçirebilirler. Çoğunluğunda da bu süreç uzundur ve hamilelikten yıllar sonra ortaya çıkabilir.

  • Diğer Diyabet Tipleri

Diyabet hastalığı halen daha araştırılmakta olan bir rahatsızlıktır. Burada en ufak bir farklılık bile diyabet tipi açısından önem teşkil edebilir. Örneğin insülin direnci azaldığında Tip 2 Diyabet teşhisi konulabilir. Fakat burada aynı zamanda pankreas tarafından üretilen insülin seviyesi düştüğünde bunu Tip 2 diyabet olarak adlandırmak tam anlamıyla doğru olmayabilir. Bazılarında ise genetik ya da çevresel faktörler değil ilaç kullanımı ya da görülen ağır tedaviler sonucunda diyabet oluşabilir. Tüm bunlar Diyabet türleri arasında nadir görülse de varlığı sabittir.

Şeker Hastalığında Referans Değerler

Şeker hastalarının bu durumu fark edebilmeleri için doğrudan kan testi yapmaları gerekir. Aslında yalnızca kan şekerini ölçen bir cihaz yardımıyla bu sonuca varılabilir. Fakat insanların %90’ı farklı testler ya da kontroller amacıyla verdikleri kan için diyabet riskini öğrenir. Bu şartlar altında şeker hastalığında referans değerler önem taşır.

Açlık kan şekerini ölçtüğünüzde çıkması gereken değer 126 mg/dl olarak belirlenmiştir. Bu değerin üzerinde olan tüm değerler şeker hastalığına işarettir.

Aynı zamanda gizli diyabet olarak adlandırılan bir durumdan söz edilebilir. Burada ise 100-125 mg/dl arasında bir değer ölçülüyorsa risk faktörü değerlendirilmelidir.

Glukoz miktarının önemli bir nokta olduğunu enerjiden ölçümleyebiliriz. Vücudumuzun hareket eden kas mekanizmaları tamamıyla glukoz desteğiyle enerjiyi açığa çıkarır. İnsülin seviyesi ise mevcut glukozu kan içerisindeki şeker olarak değil kaslarda kullanacağımız enerji olarak kullanmamıza olanak tanır.

Şeker hastaları için insülin direnci bu yüzden önemlidir. Kaslara aktarılamayan ve enerji olarak kullanılamayan glukoz miktarı doğrudan kan dolaşımında etkin rol oynar. Haliyle belirtilerle beraber yaşamınızı dahi etkileyen diyabet ile tanışırsınız.

Şeker Hastalığı Neden Olur?

Şeker hastalığı nedenleri arasında gayet basit fonksiyonlar olduğunu söyleyebiliriz. Ancak burada temel faktörün insanların farklı metabolizmaları olarak göründüğünü belirtmek gerekir. Net bir biçimde şeker hastalığı nedenleri arasında insülin ilk sırada değerlendirilmelidir.

  • Pankreas tarafından üretilen insülin miktarının vücuda yetmemesi
  • Vücudun üretilen insülin miktarına karşı direnç göstermesi

Yani diyabet hastalığı ile ilgili bir araştırma yapılacağı zaman Tip 1 Diyabet ve Tip 2 Diyabet için farklı sebepler doğabilir. Ancak temelinde ya insülin direnci ya da insülin üretimi ile ilgili bir sorun olduğunu belirtmek gerekir.

Bunun dışında da şeker hastalığını tetikleyen bazı faktörlerden söz etmek gerekiyor.

  • Genetik
  • Obezite
  • Bağışıklık Sistemi
  • Aşırı Yağlanma
  • Yüksek Tansiyon
  • Kolesterol
  • Beslenme
  • Yaşlılık
  • Hareketsizlik

Şeker Hastalığı Genetik Midir?

Şeker hastalığı için genetiğin önemli bir faktör olduğunu söylemeliyiz. Genel olarak insanların ailesinde diyabet öyküsü var ise kesinlikle diyabet hastalığı ile bir ilişkisi çıkabiliyor. Bunu çoğunlukla ileri yaşlarda görmek ise vücudun metabolizma hızıyla direkt olarak alakalıdır.

Diyabet ile genetik bağı kurmanın her zaman mümkün olmayacağını da söyleyebiliriz. Kalıtımsal olarak diyabet hastalığına veya insülin dirençsizliğine maruz kalan insanlar var. Ancak aile öyküsünde olmasına karşın düzenli bir yaşam ve beslenme dengesiyle diyabet hastalığı ile örtüşmeyen insanlar olabiliyor. Bu noktada da şeker hastalığı ile ilgili düzenli kontrollerin yapılması gerektiği sonucuna varabiliyoruz.

Her 6 ayda bir yaptıracağınız düzenli kan testi ile beraber diyabet riskini kontrol altında tutabilirsiniz. Haliyle şeker hastalarının büyük çoğunluğu bu durumu aksattığı için genel anlamda problemlerle karşılaşmaktadır. Oysa insülin direnci ne kadar erken tespit edilirse müdahale edilme ihtimali o kadar yüksektir. Daha etkin bir diyabet tedavisi ve yaşamı düzene sokabilme aşamasında erken teşhisin önemine vurgu yapılabilir.

Bu İçeriğe Kaç Puan Verirsiniz ?
[1 Kişi Oyladı Toplam Puanı: 1]
Yorumları Görüntüle

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir