Plörezi Hastalığı Nedenleri, Belirtileri Tedavisi

48
Bu makeleyi Ortalama 5 dakikada okuyabilirsiniz.

Zatülcenp Hastalığı (Plörezi) Nedir?

Plevral hastalıklar grubunda bulunan plörezi en yalın haliyle, akciğer zarında sıvı birikmesi durumudur. Akciğerin dış yüzü ile iç duvarını saran iki zar tabakası arasındaki boşlukta sıvı birikmesi nedeniyle ortaya çıkan soruna plörezi veya zatülcenp hastalığı adı verilmektedir.

Sağlıklı bir kişide bu iki plevra yaprağı arasında kayganlığı sağlamak amacıyla, ortalama 20 ml civarında bir sıvı bulunur. Dış zardan salınan sıvı, sonrasında iç zar tarafından yeniden emilir. Bu sıvının salınımı ve emiliminde herhangi bir dengesizlik olması durumunda, plörezi durumundan söz edilmektedir. Oldukça tehlikeli bir sağlık sorunu olan plörezi fark edilmeyip tedaviye başlanmazsa; zatürre, verem, akciğer zarı kanseri ve pulmoner emboli gibi çok daha ciddi hastalıkları beraberinde getirecektir.

Çoğu zaman ihmale gelen bu hastalık vücutta gizlice ilerleyebilir ve geri dönülemeyen sağlık sorunlarına neden olabilir. Plörezi birçok hastalık neticesinde ortaya çıkabildiği gibi, oluşması sonucunda kendisi de diğer başka hastalıkların doğmasına sebebiyet verebilir.

Plörezinin Nedenleri

Uzmanlar plörezi hastalığının birçok sebebinin olduğunu belirtmektedir. Virüs veya bakteri sebepli olabilen bu sağlık sorunu, akciğerden veya akciğer dışı kaynaklı başka hastalıklar sonucunda da ortaya çıkabilmektedir. En sık görülme şekli, zatürre hastalığından sonra meydana gelen sıvı toplanması durumudur.

Böbrek yetmezliği, siroz, kalp rahatsızlıkları, virüs enfeksiyonları, tiroit bezlerinin az çalışması, Akdeniz anemisi ve vücutta protein miktarının azalması gibi durumlar başta olmak üzere 50’den fazla plörezi nedeni bulunmaktadır. Darbe alma, çarpma veya travma gibi durumlarda ise akciğer zarları arasında su yerine kan toplanabilir ki bu, çok daha ciddi bir durumdur.

Ülkemizde ise plöreziye en çok sebep olan durumlar arasında; tüberküloz hastalığı ilk sırada gösterilirken, onu sırasıyla kanser, kalp yetmezliği ve enfeksiyonlar izlemektedir. Göğüs bölgesinde herhangi bir ameliyat geçirmiş kişilerde, enfeksiyon kaynaklı plöreziden söz edilebilir. Plöreziye neden ola faktörleri daha net bir şekilde anlaşılması adına şu şekilde sıralayabiliriz;

• Akciğer dışında meydana gelen kanser hücrelerinin akciğer zarına geçmesi

• Kalp yetmezliği

• Böbrek yetmezliği

• Lenfte oluşan kanser hücrelerinin akciğer zarına geçmesi

• Tiroid bezinin iyi çalışamaması ve tiroid hormonuna bağlı hastalıklar

• Kalp krizi sonrası

• Açık kalp ameliyatı geçirilmesi

• Genetik kaynaklı Akdeniz anemisi

• Siroz hastalığı

• Yemek borusunun yırtılması

• Romatoid artrit

• SLE (Sistemik Lupus Eritematozus) hastalığı

• Bakteri veya virüs kaynaklı enfeksiyonlar

• Göğüs kafesinin sert bir darbe alması veya bir kaza sonucu yaralanması

• Pankreas iltihabı

Plörezinin Belirtileri

Hastalığın ilk belirtileri göğüsün üst bölgesinde meydana gelen orta ya da şiddetli ağrılardır. Ancak plörezinin belirtileri, bu duruma neden olan hastalığa göre farklılık göstermektedir. İlk evrelerinden sonra göğüs bölgesinde oluşan ağrıların azalmasından sonra yerine yoğun bir nefes darlığı gelir.

Nefes darlığı olan hastalar sırt üstü yatmakta güçlük çekerler. Yine hastalığın ilk dönemlerinde kuru ve balgamsız öksürük hastaların pek çoğunda gözlemlenebilir. Hastalığın ilerlemesiyle kuru öksürük yerini ıslak ve vücudu sarsıcı şiddetli öksürüğe bırakmaktadır. Öksürme esnasında hasta, vücuduna bıçak saplanır gibi ağrılar hisseder.

Bu hastalığa yakalanan kişilerin cilt renklerinde değişimler meydana gelir. Ayrıca pek çok hastada yüz ve boyun bölgesinde farklı büyüklüklerde şişlikler oluşabilir. Bazı vakalarda ses tellerinde oluşan şişlikler, ses tonunda değişimlere sebep olabilir. Bunların dışında yüksek ateş ve terleme de hastalığın belirtileri arasında yer almaktadır.

Plörezi Önleme Yolları

Plörezi genel olarak akciğer hastalıkları sonucunda meydana geldiği için önleme yolları da aslında buradan geçmektedir. Yani zatürre veya tüberküloz hastalıklarından korunmak için neler yapılıyorsa, plörezinin oluşmasını engellemek için de aynı önlemler alınabilir. Peki, nedir bu önlemler?

Hastalıktan korunmak için öncelikle sigara içmemeli veya kullanıyorsanız bırakmalısınız. Sigaradan uzak durmak plörezi ve diğer birçok hastalıkta önleyici bir tedbirdir. Bunun dışında doğru nefes alma tekniklerini bilmeli ve gün içerisinde nefes egzersizleri yapılmalıdır. Soğuk kış günlerinde sıkı giyinmek, ciğerleri üşütmekten kaçınmak ve sağlıklı beslenmek de plöreziden korunma yolları arasında sayılabilir.

Plörezi Teşhisi

Plörezi hastalığının teşhisi için göğüs hastalıkları doktoruna gidilmesi gerekmektedir. Doktor fiziki muayene sırasında hastanın normal ve ritimli bir şekilde nefes almasını ister. Sıvının biriktiği bölgede solunum sesleri duyulmaz. Plöreziden şüphe eden uzman doktor ardından akciğer ultrasonografisi veya bilgisayarlı akciğer tomografisi isteyecektir.

Hastalığın kesin tanısı bu işlemler sonucunda konulmaktadır. Ancak doktor, akciğer zarları arasında biriken sıvıdan bir iğne yardımıyla örnek alarak mikrobiyolojik test yapılmasını isteyebilir. Ayrıca hastalığın derecesi ve sebep olan bakterinin türünün tespiti için göğüs kafesinden plevral parça alınarak, biyopsi yapılmasına da karar verebilir.

Plörezinin Tedavisi

Tedaviye başlamadan önce plöreziye neden olan hastalık tespit edilmelidir. Söz konusu hastalık tespit edildikten sonra, ona yönelik bir tedavi yolu izlenecektir. Eğer akciğer zarında sıvı birikmesinin nedeni bir kanser türü ise cerrahi tedavi uygulanarak önce bu durum ortadan kaldırılmalıdır. Tabi eş zamanlı olarak kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar ve diğer yöntemler uygulanacaktır.

Virüs veya bakterilerin neden olduğu plörezi vakalarında ilaç tedavisine başlanır. Gerekli doktor kontrollerinin tamamlanmasından sonra çoğu zaman yüksek dozda ağır antibiyotik ilaç ve iğne tedavisi yapılır. Öksürük giderici, ağrı kesici ve ateş düşürücü ilaçlar da doktorun gerekli gördüğü durumlarda reçete edilmektedir. Nefes darlığı çeken hastalara ayrıca oksijen desteği uygulanabilir. Bunların dışında kardiyovasküler sistemi güçlendirebilmek, hastanın direncini yükseltebilmek adına egzersiz ve fizyoterapi yöntemleri de tedavi şekilleri arasında yer alır.

Plörezinin tedavi sürecindeki en önemli kısım bol bol istirahat etmektir. Ancak hasta nefes darlığı ve yan ağrısı çekebileceği için, ağrılı tarafa yatmaması istenir. Sıvı birikimin artması durumunda ise hastaneye yatış istenir.

Bu İçeriğe Kaç Puan Verirsiniz ?
[0 Kişi Oyladı Toplam Puanı: 0]
Yorumları Görüntüle

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir