Migrene Neden Olan Faktörler Nelerdir?

74
Bu makeleyi Ortalama 6 dakikada okuyabilirsiniz.

Migren Nedenleri

Migren hastalarının bitmek tükenmek bilmeyen bir baş ağrısı şikâyeti olduğunu fark edebilirsiniz. Bu ağrıların hepimizin bildiği baş ağrısından bazı farklı yönleri vardır. Çoğunlukla başımız ağrıdığı zaman belirli bir kısımda ağrının kaynağını hissedebiliriz. Mesela alnımızın olduğu kısım, arka kısım, sağ taraf gibi tabirlerle bunu belirtmek mümkündür. Fakat Migren teşhisi ile beraber başın büyük bir kısmında bu ağrılar belli belirsiz hissedilebilir.

Otonom sinir sistemini etkileyen bir baş ağrısı türü olduğu için çok daha uzun süreli veya keskin olabilir. Çoğu zaman şiddeti çok yüksek olduğu için fiziksel aktiviteleri önler ve kişinin yaşam standardını etkiler. Bunun ötesinde insanların büyük çoğunluğunda da orta şiddetli ağrılara yol açabildiği biliniyor. Teorik olarak migren için net tanımlar yapabilmemiz mümkün değil.

Çünkü herkesin farklı bir migren öyküsü olabiliyor. Genellikle hastaların şikâyetleri birbirine benzese dahi farklı vücutlarda farklı etkiler gözlemlemek mümkün hale geliyor. En basit örnekle etkilenen kişilerin cinsiyet ve yaş algoritmasına bakabiliriz. Ergenlik dönemi boyunca erkeklerin kadınlara nazaran iki kat daha büyük bir risk faktörüne sahip olduklarını görebiliriz.

Ergenlik sonrası dönemden orta yaşa kadar ise kadınların neredeyse erkeklere kıyasla üç katı daha fazla risk faktörü taşıdığıyla karşılaşıyoruz. Tabi ki burada çevresel faktörler, genetik, altta yatan travmalar, hastalıklar ve sinir hassasiyetleri ön plana çıkabiliyor. Migren tetikleyicisi tanımı bu ağrıların oluşmasına sebep olan faktörlerdir.

Aslında sebeplerden ziyade Migren ağrılarına yol açan bu tetikleyici faktörler üzerinde durulmaktadır. Çünkü kronik bir rahatsızlık olduğu için tedavisi gibi bir durum henüz mümkün olmamaktadır. Bu şartlar altında da Migrene yol açan sebepleri bulup buna karşı önlemler almanın daha olumlu sonuçlar verebileceğini fark edebiliyoruz. Ayrıca migreni tetikleyen hususlar arasında da çikolata veya kırmızı şarap gibi birbirinden bağımsız yiyeceklere dahi rastlayabildiğimiz aşikâr.

Bunun sebebi ise otonom sinir bozukluğundan kaynaklıdır. Yani teorik olarak peynir sizin için bir sebep veya tetikleyici değildir. Ancak migren ağrısı için gereken birikim oluşmuştur. Bunun içinse sinir olduğunuz anı hayal edebilirsiniz. Sürekli üst üste gelen sorunların ardından ufak bir kıvılcımla bile sinirlerinize hakim olamayabilirsiniz. İşte bu noktada peynirden dolayı bile migren ağrılarının tetiklenmesi mümkün olabilir.

Migren Neden Olur?

Migrene neden olan unsurlar tam olarak saptanmadığı için bu bağlamda bir bilgi aktarmak mümkün değil. Yalnızca bazı uzmanların nörolojik çalışmaları hormon seviyelerinin bununla alakalı olabileceğini gösteriyor. Özellikle kadınlarda salgılanan östrojen ve hepimiz için önemli olan serotonin hormonunun etkin olabileceği hususunda araştırmalar var.

Tabi ki henüz serotonin hormonunun yükselmesine veya düşmesine sebep olan faktörleri bulamadığımız için migrenin nedenlerine dair araştırmalar tıkanabiliyor.

Halk arasında bilinen migren krizlerinin hormon değişimleriyle açıklanabilmesi ise doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Mesela kadınlarda regl dönemi öncesinde veya regl dönemi başlangıcında müthiş baş ağrıları oluşabiliyor. Bunun sebebi ise hormon düzensizliği olarak belirtiliyor.

Yine hormonlarda düzensizliğe yol açan rahatsızlıklarla aynı an içerisinde Migren şikâyetleri artan insanlar olduğu biliniyor. Bu bağlamda teorik olarak hormonlarla ilişkilendirilse dahi sebeplerine inebilmiş değiliz. Tahmini olarak baktığımız zaman önlemleri bu minvalde alabilmemiz mümkün hale gelebiliyor.

Migrene Sebep Olan Faktörler

Migreni tetikleyen unsurlar arasında ise ciddi anlamda farklı noktalar görülüyor. Yaşam standardımızdan iş hayatımıza, stres ve kaygıdan mutluluğa kadar uzanan bir skala var.

  • Stres ve Kaygı

Stres ile aynı süreçte gözlemlenen bir sağlık problemi olmadığını vurgulayarak başlayalım. Zira stres bir tetikleyici olarak uygun zemini hazırlıyor. Doğal olarak migren atağının geçirilmesi için stresin bu bardağı taşırması gerek. İş hayatınızda veya sosyal çevrenizde yaşadığınız ve hafta içi süresince devam eden bir durum olduğunu varsayalım. Bu süreçte migren tetikleyicisi olarak stres gereken tüm hazırlıkları yapmıştır. Belki bir sonraki hafta oluşan atağın sebebini bununla bağlayabiliriz. Aynı şekilde mutluluk, şok, kaygı gibi psikolojik reaksiyonlarda buna sebep olur.

  • Değişiklik Yapmak

Sabit bir hayata sahipseniz ve bu rutini bozmanız gerekiyorsa büyük bir problemle karşı karşıyasınızdır. Çünkü rutini bozmak ve değişiklik yapmak ciddi bir soruna yol açabilir. Mesela sabah 8 itibariyle mesaiye başlayan ve akşam 5 gibi evine dönen bir çalışan düşünelim. Kendisinin bir ay boyunca gece vardiyasına kalıyor olması migreni tetikleyecektir. Yine uzun yolculuklar, bilmediği bir ortama dahil olanlar veya hiç yemediği yemekleri yemeye başlayanlar için aynı durum geçerliliğini koruyabilir.

  • Uyku Düzeni

Uyku düzenini oturtamayan kişilerin sık sık yaşaıdğı bir problemdir. Burada uykuyu az uyumak ciddi bir risk oluşturur. Aynı şekilde çok uyumanın da migreni tetiklediği bilinir.

  • Beslenme Alışkanlıkları

Aslında migrene sebep olan bazı kimyasallar olduğu biliniyor. Daha doğrusu migren krizini tetikleyen bazı kimyasallar olduğu doğru. Bunların bazıları ise günlük tükettiğimiz gıdalarda da yer alıyor. Ancak buna özen gösterseniz dahi düzenli bir beslenme alışkanlığınız yok ise ciddi bir krizle karşı karşıya kalabilirsiniz. Örneğin öğün tüketmek yerine bazı atıştırmalıklarla bu öğünü atlatmak size kâr olmayacaktır. Yine aşırı beslenmek veya yetersiz beslenmek ciddi sağlık sorunlarının yanında Migren tetikleyicileri arasında da önemli bir rol oynamaktadır.

  • Kafein İçeren İçecekler

Kafein bilindiği üzere hem kahve hem de çay için uyarıcı bir etken maddedir. Gün içerisinde bir fincan kahve veya iki bardak çay içilmesi bir kafein bağımlılığına veya intoleransına yol açmayabilir. Ancak gün içerisinde çok kahve içen kişilerin migren krizlerini buna bağlamak mümkündür. Kola gibi ürünlerde de kafein olduğu bilinmektedir.

  • Bilgisayar Başında Olmak

Bilgisayar başında çalışanlar kadar günümüz şartlarında oyun oynamak, film veya dizi izlemek gibi sebeplerle bilgisayar başında zaman geçirebiliyoruz. Bunun ötesinde herkesin internette zaman geçirmeyi sevdiği bilinen bir gerçek. Zaman içerisinde sürekli ekrana bakmaktan ötürü beynin otonom sinir sisteminde bazı hasarlar meydana gelebilir. Düzenli olarak bilgisayar başında zaman geçirenlerin sürekli olarak molalar vermesi ve gözlerini dinlendirmesi önemlidir.

  • Çevresel Faktörler

Özellikle sigara dumanı başta olmak üzere pek çok noktada bu gibi unsurlara rastlanabilir. Örneğin hava değişimi bile migren krizine yol açabilir. Yaşadığınız bölgeden farklı bir bölgeye gittiğiniz zaman rakımın yüksek olması, uçak seyahatlerinde yüksek irtifa veya nem oranının aşırı düzeyde yükselmesi başlı başına bir migren krizine yol açacaktır.

  • Tatil Sendromu

Aslında bunun yatıştırıcı bir etki olduğunu düşünebilirsiniz. Stres başta olmak üzere tüm hafta boyunca yaşadığınız yoğunluğun bir an için boşluk bularak migren ağrılarıyla kendisini göstermesidir. Bunu genelde hafta sonu yaşayanların sayısı çok fazladır.

  • Fiziksel Faktörler

Başınızı bir yere çarptığınızda veya kaslarda oluşabilecek bir deformasyonla birlikte fiziksel faktörlerin etkisini gözlemleyebilirsiniz. Ayrıca öksürük ve kas spazmlarının migrene yol açtığı tespit edilmiştir.

  • İlaç Kullanımı

Günümüzde daha iyi bir uyku için alınan uyku ilaçlarının yan etkisi olarak migren ataklarına rastlanabiliyor. Aynı durum doğum kontrol haplarını kullanan kadınlarda da gözlemlenebilir. Kesin olmamakla beraber hormonlarla ilişkili pek çok ilacın migrene sebep olduğu belirtiliyor.

  • Alkol Tüketimi

Alkol kullananlarda özellikle şarap içildiği esnada migren krizlerinin yaşandığı dikkat çekiyor. Bunun sebebi ise Tiramin olarak adlandırılan kimyasaldır. Aynı kimyasal maddenin peynirlerde de kullanılabileceğini belirtmeden geçmeyelim.

  • Kadınların Hormon Düzensizlikleri

Burada adet dönemi, hamilelik ve menopoz olarak üç farklı süreci değerlendirebiliriz. Herkesin ciddi bir migren atağı geçirmemesi mümkündür. Ancak hormonlarda yaşanabilecek genel bir düzensizliğin kadınlarda migren riskini kat ve kat arttırdığı bilinen bir gerçektir.

Bu İçeriğe Kaç Puan Verirsiniz ?
[0 Kişi Oyladı Toplam Puanı: 0]
Yorumları Görüntüle

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir