Mide Ülseri Nedenleri ve Tedavisi

111
Bu makeleyi Ortalama 8 dakikada okuyabilirsiniz.

Ülser Nedir?

Ülser, sindirim sistemini oluşturan mide, yemek borusu ve onikiparmak bağırsağında meydana gelen aşınmalar sonucu oluşur ve yara halini alır. Midenin iç kısmının mide asidi ile parçalanması sonucu meydana gelen hastalık ise mide ülseri olarak bilinir. Mide asidinin üretimi ve miktarı kişilerin bünyesinde farklılık göstermektedir, fakat bazı insanlarda aşırı üretim gerçekleşir.

Ülserin Belirtileri Nelerdir?

• Alt karın bölgesinde rahatsızlık hissi, ağrı ve bulantı ülserin başlıca belirtileri arasındadır. Bu ağrı ve rahatsızlık hissi hastalar tarafından yanma, kazınma, açlık hissi gibi farklı şekillerde tarif edilir. Mide asidi içerikli ilaçlar geçici bir rahatlık verir.

• Mide ülseri belirtileri yemekten sonra daha da kötüleşir. Ağrı yiyecekler mideye girdiğinde başlar. Özellikle baharatlı yiyecekler ağrıya neden olur. Yemek yeme ağrıya neden olduğu için mide ülseri olan hastalar yemekten kaçınır, iştah kaybı görülür ve kilo verirler.

• Onikiparmak bağırsağı ülserinde ise gıda tüketmek hastayı rahatlatır, belirtileri azaltır. Ağrı yemekten 1-2 saat sonra, mide boşken başlar veya gecenin bir yarısı uykudan uyandırabilir. Onikiparmak bağırsağı ülseri olan hastalar kilo almaya müsaittirler.

• Ağrılar birkaç dakika ya da saatler boyu sürebileceği gibi, ağrı şikayeti önce bir kaybolup sonra günlere ya da haftalara yayılacak şekilde ortaya çıkabilir.

Benzer belirtiler mide ilaçlarıyla kısa süreliğine yok olur ancak inatçı bir şekilde tekrarlar ve bir türlü geçmezse, kişinin bir doktora başvurmanız gerekir.

Ülserin Nedenleri

Midenin iç kısmında, mideyi koruyan ve yapısının bozulmasını önleyen katı bir tabaka bulunmaktadır. Ülser rahatsızlığına neden olan en etken faktör ”Helicobacter Pylori” adı verilen bakteridir. Katı tabakanın delinmesi ve buna bağlı mide asidinin aşırı üretimine bağlı olarak mide korunmasız hale gelmesi, yaralanmalar oluşturur. Aşırı stres ve sinir mide asidinin düzensiz ve aşırı bir şekilde üretimi, tedavi sürecinde doğru sonuçlanmayan gastrit, kalp rahatsızlıkları, karaciğer yetersizliği, sindirimi zor olan besinlerin aşırı şekilde tüketilmesi, sigara, çay, kahve ve alkol gibi zararlı maddelerin aşırı bir şekilde vücuda alınması veya kullanılan ilaçların zamanından önce ya da sonra tüketilmesi mide ülserinin en büyük nedenleri arasındadır.

Helicobacter Pylori Nedir?

Birçok ülser vakası helicobacter pylori mikrobunun varlığı ile meydana gelir. Duodenal ülser türünde Helicobacter pylorinin varlığı %100’e yakın oranla yüksek bulunmuştur. Helicobacter pylori varlığı saptanan ancak ülser görülmeyen hastaların varlığından dolayı, helicobacter pylori varlığı yanında başka faktörler de (örneğin irsiyet) olması gerektiğini düşündürmektedir. Helicobacter pylori varlığı ülser yapmasının dışında kronik gastrit yaptığı kesindir. Ayrıca mide kanserlerine yol açtığı da iddia edilmektedir.

Ülser Önlenebilir mi?

Bakteriyel enfeksiyonun sebep olduğu ülseri engellemek zordur ancak ülser olmayı önlemek adına dikkat edilebilecek birkaç nokta vardır. Hangi ağrı kesici alındığına dikkat edilmelidir. NSAİİ tipi olarak tanımlanan ağrı kesici ve iltihap giderici ilaçların uzun dönemli kullanımı ülsere neden olabilir. Sigara içilmemelidir. Sigara hem ülser olma riskini arttıran bir faktördür hem de var olan ülserin iyileşmesini geciktirir. Fazla alkol tüketilmemelidir. Fazla alkol tüketimi mide ve bağırsak duvarında iltihaba neden olabilir.

Ülserin Tehlikeli Sonuçları Nelerdir?

Kanama

Üst sindirim sistemi kanamalarına neden olan en başlıca faktör ülserlerdir. Bazen daha önce hiç mide ağrısı problemi olmayan kişilerde bile görülebilir. Bu hastalar “kahve telvesi” renkli bir materyal kusarlar ya da “katran renkli” siyah dışkılamada bulunurlar. Başka belirtiler olmadan dışkısının siyah renkli olduğunu fark eden kişilerin mutlaka bir sağlık kurumuna acil olarak başvurması gereklidir. Kusma ve siyah renkli dışkı olmadan önce aniden fenalık geçirilmesi, soğuk soğuk terleme halinde üst gastrointestinal kanamadan kuşkulanılmalıdır.

Perfarsyon (Mide Delinmesi)

Mevcut ülserin derinliğinin artması sonucu asit tüm mide katmanlarını geçerek delinmeye neden olur. Mide asit-pepsin içeriğinin karın boşluğuna geçmesi sonucu aniden ve şiddetli bir ağrı meydana gelir. Karın bölgesi tahta gibi sertleşir, kıpırdama ve yürüme ağrı nedeniyle zorlaşır. Tedavi için cerrahi operasyon uygulanır.

Tıkanma

Özellikle pylor ve duodenum kanalında akut ülserin doku ödemi (şişliği) meydana getirmesiyle, uzun süredir derin ülserin olması sonucunda nedbe dokusu oluşması nedeniyle, yiyecek, içecek ve mide suyunun geçimini (pasajın) daralması (stenoz) , hatta tıkanmasına neden olur. Hasta, yemek yemesi ve mide suyunun devamlı salgılanmaya devam etmesi sonucu mide içinde biriken, ileriye gidemeyen materyali kusar. Kusma bol miktarda olur ve süreklidir. Hasta gıda tüketse bile yiyecekler hazmeden organlara geçemediğinden (hazım-emilim- mide değil, onikiparmak bağırsağı ve ince bağırsaktadır). Sürekli kilo verme hali mevcuttur. Teşhisin biran önce konulup ameliyat edilmesi gereklidir.

Ülserin Teşhisi Nasıl Yapılır?

Fizik muayene ve ultrason görüntüleme ile ülser herhangi bir işaret vermez. Ancak hastaya başka hastalıkları ekarte etme şansı verir. Doktor genellikle asit bloke eden ilaç vererek ilaçları 2 hafta kullandırdıktan sonra belirtilerde düzelme olmamasıyla ülser olmadığını düşündürür (tedaviden teşhise). Zaten başka teşhis seçeneği de yoktur. Ülser teşhisi için üst sindirim sisteminin radyolojik tetkiki ya da üst sindirim sistemi endoskopisi (özofagogastroduedenoskopi) gereklidir.

Mide – Duodenum Grafisi: Hastaya baryum içirilerek, baryumun mideden geçişi sırasında mide ve duodenum hattının anotomik yapısı incelenir.

Endoskopi (Gastroskopi): Küçük, ucunda ışık olan ve kıvrılabilen bir boruyla yemek borusu, mide ve onikiparmak bağırsağının gözle direkt olarak kontrol edilir. Görülmesi istenilen organların yaklaşık her yeri net bir şekilde gözlenebilir. Endoskopi işlemi hastaya genellikle sakinleşmesi için bir ilaç verilerek yapılır. İşlem esnasında, patolojik tetkik ve üreaz testi için biyopsi alınabilir. Biyopsi alımı herhangi bir ağrı veya rahatsızlığa neden olmaz.

Ülser Tedavisi

Ülser hastalığı tedavi konusunda çok fazla zorluk çıkarmamaktadır. Özellikle ilk aşamada tanı konulur ve tedaviye erken başlanması halinde hastalığın tedavisi erken zamanda ve kolay bir şekilde gerçekleştirilir. Öncelikle ilaçla tedavi uygulanır. İlaçlar hastalığa neden olan bakteriyi yok etmek ve mide asidini düzene sokmak amaçlı reçete edilir. Ülser hastaluğunda ameliyat çok nadir gerçekleştirilmektedir. Stres bu hastalık için tehlikedir bu yüzden tedavi aşamasında hastanın moral ve motivasyonu oldukça yüksek olmalıdır.

Diyet : Geçmişte acı, ekşi, baharatlı, turşudan, yağlı ve asidik yiyeceklerden kaçınılması gerektiği söylenip, süt tedavisi önerilirdi. Bugün ülser hastalığına özel bir diyet olmadığı gibi gece yatmadan önce içilen sütün zararı bile olabilir. Özel diyetin ülseri iyileştirmede katkısı olmadığı araştırmalarla kanıtlanmıştır. Hastanın şikayetine sebep olduğu düşünülen yiyecek maddesinin kısıtlanması gerektiği söylenmektedir. (Örneğin ülserli bir hastaya soğan yemek dokunmuyorsa yemesinde bir sakınca yoktur). Ancak ülserli hasta sigarayı mutlaka bırakmalı ya da çok azaltmalıdır. Sigara içiminin ülser hastalığının iyileşmesini geciktirdiği bilinmektedir. Ülser hastaları genellikle aspirin ve benzeri romatizma ilacı almamalıdır. Alkol tüketimi, yüzeysel mukoza direncini bozarak, gastrit ve ülser rahatsızlıklarının iyileşmesinde gecikmeye yol açabilir. Akut ülser hastalığında özellikle alınmamasında yarar vardır.

İlaçlar : Gastroözofajial reflü tedavisinde ve ülser hastalığında kullanılan ilaçlar H2 reseptör blokerleri (Nizatidin, Ranitidin , Famotidin) ve proton pompa inhibitörleri (lansoprol, omeprozol) dir. Bu ilaçlar mide asitlerini azaltarak şikayetleri rahatlatırlar. Ayrıca mide asidinin ülser problemine etkisini ortadan kaldırarak, iyileşmeyi sağlarlar. Protein pompa inhibitörleri asit oranını azaltmada, H2 reseptör blokerlerine göre daha güçlüdür. Buna bağlı olarak daha pahalıdırlar. Helikobacter pylori bakterisi saptanan hastalarda, protein pompa inhibütörleri kullanılan antibiyotiklerle birlikte helikobacter pyloriyi yok etmede son derece etkilidir.

Ameliyat : Birçok ülser vakası ilaçla iyileşir. Kanama, stenoz (daralma -tıkanma) , delinme meydana gelmes halinde, tıbbi tedaviye cevap vermezse acilen ameliyat gereklidir.

Ülser, sindirim kanalının mide özsuyu ile temas eden kısmında oluşan bir yaradır. Yemek borusu ile midenin birleştiği noktada, midede ve mideden hemen sonraki onikiparmak bağırsağında görülebilir. En fazla onikiparmak barsak ülseri vakalarına rastlanır. Fakat son yıllarda ağrı kesici ilaçların yaygın kullanımı nedeniyle mide ülseri sıklığı da artmıştır.

Tüm insanların %5-10’unun hayatlarının bir döneminde ülser sorunu gelişir. Sık görülmesine karşın fazla ölüm sebebine neden olmamaktadır. Erkeklerde görülme oranı kadınlara göre daha fazladır.

Ülser hastalığının oluşumunda birden fazla faktör mevcuttur. En önemli faktör; mide özsuyu ve içerdiği maddelerdeki (asit-pepsin) artışın mide duvarına zarar vermesidir. Bunun yanı sıra bu faktörlere karşı mideyi koruyan (mukus, PG) bileşimlerin azalması da mide duvarını asidin etkisine karşı savunmasız bırakarak ülsere neden olabilir. Ülser oluşumuna yol açan bazı dış faktörler de vardır. Bu faktörler içinde; helikobakter pilori infeksiyonu, stres, sigara kullanımı, ağrı kesici ilaç kullanımı ve genetik yatkınlık en sık rastlanılanlardır.

Helikobakter pilori son dönemlerde, ülser oluşumunda oldukça etkili olduğu saptanmış bir bakteridir. Bu bakterinin yok edilmesine yönelik ilaç tedavileri hem ülser hastalığının iyileşme sürecini hızlandırmakta, hem de tekrarlamasını büyük ölçüde engellemektedir.

Ülser Hastalarına Beslenme Tavsiyeleri

Diyet programında baharatlı, baklagiller içeren, çok soğuk besinlerden kaçınılmalıdır. Ancak ülser diyeti olarak bilinen bu program günümüzde artık modası geçmiş bir kavram olarak nitelendirilmektedir. Bu nedenle hastalar, kendilerinde şikayete neden olmayan her besini yiyebilir.

Eğer bir ülser tespit edilmişse;

• Reçete edilen ilaçlar düzenli şekilde kullanılmalıdır

• Ağrı kesici türü ilaçlar ve aspirin tüketilmemelidir

• Tüketildiğinde rahatsızlık veren besinlerden uzak durulmalıdır

• Sigara içilmemelidir

• Özellikle ağrılı dönemlerde alkol tüketilmemelidir

• Stresten uzak durulmalıdır

Bu İçeriğe Kaç Puan Verirsiniz ?
[0 Kişi Oyladı Toplam Puanı: 0]
Yorumları Görüntüle

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir