Lenfosit Düşüklüğü Sebepleri ve Çeşitleri Nelerdir

318
Bu makeleyi Ortalama 5 dakikada okuyabilirsiniz.

Kanımızdaki akyuvar hücrelerinden birisi olarak tanımlanan Lenfositler belirli bir seviyenin altında risk oluşturabilir. Özellikle bağışıklık sisteminin gücünü kaybetmesi ve virüslü hücrelerin engellenememesinde ciddi bir pay sahibidir.

Lenfosit Düşüklüğü (Lenfopeni) Nedenleri

Lenfositler vücudumuzda bol miktarda bulunan bir akyuvar türüdür. Lökosit olarak adlandırılan gruba dahildir. Kanda bulunan alyuvarlar ve akyuvarlar arasında boyut açısından küçük hücre grubunda yer alırlar. Aslında boyut açısından incelendiklerinde alyuvarlara oranla çok daha büyüktürler. Ancak akyuvarlar arasında küçük grupta yer almaktadırlar.

Lenfosit düşüklüğü ise farklı türlere ayrılmış olan bu lökosit miktarının belirli referans düzeyinden daha düşük olma durumudur. Vücudumuza karşı oluşabilecek her türlü tehdidi absorbe eden hücre yapılarıdır. Aynı zamanda lenfosit bağı olarak bilinen doku hücrelerinin oluşmasında da başrol oynar.

Lenfopeni olarak adlandırılan lenfosit düşüklüğü bu aşamada ciddi bir rahatsızlık olarak tanımlanabilir. Zira olası risklere ve vücudu tehdit eden bakteri ve tümörlere karşı bağışıklık sisteminin savunmasız kalmasına sebep olurlar.

Lenfosit Nedir ve Çeşitleri Nelerdir?

Lenfosit, beyaz kan hücresi olarak adlandırılan akyuvarlara ait bir türdür. Bağışıklık sisteminin temel savaşanları arasındadır. Olası bir virüs, bakteri, tümör veya ur vakalarında sayısı hızla artar ve belli bölgede onarım sağlarlar. Aynı zamanda hastalıklara karşı direnç mekanizmasını oluştururlar. Enfeksiyonlara karşı olan direncinizin doğrudan Lenfosit seviyesi ile bağdaştırılabilmesi mümkündür.

Lenfosit üretimi çoğu insanda farklı değerlerde olabilir. Zaten “Lenfopeni” hastalığının çıkış noktası budur. Kemikte yer alan kemik iliğinde üretimi gerçekleşen Lenfositler vücuda dağılarak tam koruma sağlar. Lenfosit düşüklüğü teşhisi konulduğunda ise bu durumda bir aksama olduğu anlaşılır.

Kanımızda yer alan üç farklı Lenfosit çeşidi vardır. Bu çeşitler arasında da belli değişkenler gözlenebilir.

  • Natural Killer – NK (Doğal Öldürücü Hücreler)

Olası bir hastalık, tümör, bakteri ya da benzeri bir tehdit algılandığı zaman vücudun Natural Killer hücreleri arasında bulunan Lenfositler çoğalır. Doğrudan 1 Major Histokompatibilite Kompleksi ile zararlı hücrelerin üzerinde bir kalkan vazifesi görürler. Her insanın doğal bağışıklık sisteminin temelinde bu lenfositler yatar. Total Lenfosit miktarının yalnızca %10’unu kapsarlar.

  • Bond Marrow Dependent (B Lenfositler)

Totalde yine %10’luk kısmı kapsayan B Lenfositleri sıvı zehirlenmelerden ve vücudun antikor ihtiyacından dolayı üretilirler. Olası bir zehirlenme olmadığı takdirde uyarılmadıklarından ötürü antikor üretimi gerçekleşmez. Yalnızca uyarılma sonucunda kısa sürede çoğalırlar ve mevcut bölgede iyileşme ve bağışıklık yaratırlar.

  • Thymus Dependent (T Lenfositler)

Akyuvarlar arasında Lenfositleri ele aldığımızda toplamının %80’ini oluşturan bir hücredir. Hücresel anlamda B Lenfositleri ile ortak çalışabilirler. Aynı zamanda sıvısal olarak bir riskle karşı karşıya kalındığında B Lenfositleri uyaran hücre yapısıdır. Kan haricinde lenflerde de gözlemlenebilir. Bakteri veya virüs riski oluştuğu zaman tespit edilmesinde ve koruma kapsamında bu hücrelerin yok edilmesinde önemli rol oynarlar.

Lenfosit Düşüklüğü İçin Referans Değerler

Lenfosit hücreleri hayatımızı sürdürebilmemiz için oldukça önemlidir. Özellikle lenfopeni hastalarında bağışıklık odaklı pek çok hastalığa rastlanabilir. Hatta vücudun bağışıklığı dışında virüslü hücrelere karşı koyamama ve onların çoğalmasını engelleyememe gibi çok sayıda etken söz konusu olur. İç organların ve hücresel yapının çökmesine ya da kalıcı hasarlara yol açılmasında Lenfosit eksikliği önemli bir etkendir.

İnsanlarda genel olarak Lenfosit değerleri birbirine yakın gözükebilir. Bunun için referans değerler ortalama olarak her insan için eşit miktardadır.

Yetişkin insanlarda Lenfosit değeri 1.000 ve üzeri olarak kabul edilir. Eğer 1.000’den düşük bir değer elde edilirse Lenfosit düşüklüğü yani Lenfopeni teşhisi konur. Bu oran çocuklarda çok daha yüksektir. Yani daha fazla Lenfosit sahibi olması gerekir. Çocuklar için referans değer 3.000 olarak alınır. 3.000 ve aşağısından bir kan testi alınırsa doğrudan Lenfopeni teşhisi konulabilir.

Lenfosit Düşüklüğü Neden Olur?

Lenfosit düşüklüğünün nedenleri araştırıldığında çok sayıda tetikleyici unsurla karşılaşılıyor. Bilhassa vücudumuzda anlık olarak gelişebilen veya uzun süredir varlığını sürdüren hastalıklar burada önem kazanıyor.

  • Bulaşıcı Virüsler

Burada HIV, Viral Hepatit salgınları, Verem gibi insanlar arasında bulaşıcılığı yüksek hastalıklar önemlidir. Bu tip hastalıklar sebebiyle virüslerin çoğalması ve zamanla bağışıklık sisteminin müdahale edemez hale gelmesi Lenfopeni için tetikleyici olabilir.

  • Kronik Rahatsızlıklar

Böbrek yetmezliği olan hastalara genellikle Lenfopeni teşhisi için yakın gözüyle bakılır. Çünkü böbrek yetmezliğiyle doğru orantılı olarak Lenfosit miktarında düşüş gözlemlenir. Aynı durum sol kalp yetmezliği hastalarında da mevcuttur. Yinede kontrol edilebilir bir durum olabileceğinin altını çizebiliriz. MS, Lupus, Romatoid Artrit gibi tedavisi uzun süren hastalıklarda süreç uzadıkça Lenfopeni riski artabilir. Özellikle steroid tedavisinde bu durumu çok daha sık gözlemleyebiliriz.

  • Kanser ve Kemoterapi

Aslında teorik olarak diğer hastalıklar arasında sayılabilir. Fakat kanser başlı başına bir etkendir. Lösemi hastalığının oluşumuyla beraber Lenfosit miktarı hızlı bir biçimde düşer. Diğer hastalıklarda kan takviyesi gibi tedavi metotları uygulanabilir. Ancak kan kanseri gibi vakalar için ilik nakli ile yeni Lenfosit üretiminin harekete geçirilmesi şarttır. Radyoterapi tedavisi gören veya kanser sebebiyle kemoterapi alan insanların akyuvar sayısında ciddi düşüşler yaşanabilir. Lenfosit miktarında yaşanan düşüşün hayati miktarda olmaması için düzenli kontrol gerektirir.

  • Psikoloji ve Yaşam

Hastalıklardan ötürü kullanılan ilaçlar, yaşamsal faktörler, çevresel faktörler ve psikoloji her hastalığın merkezinde bulunur. Bu noktada stres ve psikolojik eğilimler Lenfosit miktarında da belirleyici bir role sahiptir.

Lenfosit Düşüklüğü Nasıl Tedavi Edilir?

Lenfosit düşüklüğü tedavisi için öncelikle bu düşüşün sebebini bilmelisiniz. Burada kan tahlili yaptırarak veya daha kapsamlı bir sağlık taramasına girerek ilgili sonuçları hekiminize inceletin. Ardından ise uygulanacak tedavi metodunun belirlenmesi ve verilen tedavinin uygulanması dışında bir şey kalmıyor.

Bazı kişilerde hormon seviyesindeki farklılıklar ya da stresten ötürü Lenfopeni görülebiliyor. Kimisi içinse kan tahlili sonucunda lösemi teşhisi konulabiliyor. Veya kanser sebebiyle kemoterapi gördüğü esnada Lenfosit eksikliği gözlemlenebiliyor.

Lenfosit miktarının düşmesine sebep olan etken bulunduktan sonra uygun bir tedavi metodu üretilmektedir. Tedavinin seansı ise bu sebebe bağlı olarak değişir.

Bu İçeriğe Kaç Puan Verirsiniz ?
[2 Kişi Oyladı Toplam Puanı: 5]
Yorumları Görüntüle

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir