Kolon Kanserine Neden Olan Faktörler

87
Bu makeleyi Ortalama 4 dakikada okuyabilirsiniz.

Kolon Kanserine Neler Neden Olur

Ülkemizde en çok görülen kanserler arasında üçüncü sırada bulunan kalın bağırsak (kolon) kanseri giderek yaygınlaşıyor. Her 30 kişiden birinin yaşamının bir döneminde karşısına çıkan kolon kanserine; yanlış beslenme alışkanlıklarından, alkol ve sigara kullanımına dek birçok faktör neden oluyor.

Sinsice ilerleyen ve erken dönemde hemen hemen hiç belirti vermeyen, buna karşın henüz polip halinde iken tespit edilmesi halinde önlenebilen kolon kanserinde erken teşhis kritik rol oynadığından toplumsal bilincin artması çok önemli. Kalın bağırsak (kolon) kanseri ve poliplerin erken dönemde hemen hiçbir belirti vermemesinden dolayı; genetik riski olmayanların en azından 50 yaşından sonra hiçbir şikayeti olmasa bile kolonoskopi uygulaması yaptırmaları gerekmektedir.

Kalın bağırsak (kolon) kanserinin gelişmeden önlenmesinde ve erken teşhisinde kolonoskopinin rolü büyüktür. Kolonoskopi oldukça güvenli ve uygun şartlarda yapıldığında gayet konforlu bir uygulamadır. Aile öyküsünde kolonda polip veya kolon kanseri olanlar daha erken yaşlarda taramalara yaptırmalıdır. Kolon kanserinin ileri seviyesinde ise hastalarda kansızlık, tuvalette kan gelmesi, sümük benzeri akıntı, bağırsak alışkanlıklarında ishal veya kabızlık gibi değişme, karın ağrısı ve kilo kaybı gibi belirtiler kendini gösterebiliyor.

Aşırı kırmızı et ve sucuk, salam, sosis tüketimi

Dünya Sağlık Örgütü 2015 yılında sucuk, salam, sosis, pastırma gibi işlenmiş et ürünlerini kesin kanserojenler arasına dahil etmiştir. Aşırı kırmızı et tüketilmesinin de özelikle kalın bağırsak (kolon) kanseri riskini artırdığına aynı duyuruda dikkat çekiliyor.

Yanlış beslenme alışkanlıkları

Yanlış beslenme alışkanlıkları kolon kanseri riskini artırmaktadır. Aşırı beslenme ve obezite birçok sağlık sorunu ile birlikte kolon kanserinin gelişmesine de neden olabilmektedir. Özellikle sebze ve meyvenin gerektiği kadar tüketilmesi tüm sindirim sistemi sağlığını bozarken, kolon kanseri açısından da önemli risk teşkil etmektedir.

Mangalda etin yanması

Kolon kanserinin gelişiminde pişirme biçimi de çok önemlidir. Özellikle mangal gibi pişirme yöntemlerinde etin yanması ile beraber kanserojenler oluşabiliyor. Bu kanserojenler mide, pankreas ve kolon kanserinin gelişmesinde etkin rol oynayabiliyor. Bu nedenle etin ateşe en az 15 cm’den yakın mesafede olmamasına dikkat edilmelidir. Ayrıca etin mangalda kalma süresi uzadıkça da kanserojen madde oluşma riski artmaktadır.

Alkol ve sigara

Yapılan klinik çalışmalar, alkol ve sigara kullanımının genel sağlığı bozucu etkilerinin yanı sıra, diğer kanserlerde olduğu gibi kalın bağırsak (kolon) kanseri açısından da ciddi bir risk faktörü olduğunu ortaya koyuyor.

Aile Öyküsünde kanser görülmesi

Kalın bağırsak (kolon) kanserinin nedenleri arasında ailesel ve genetik faktörler çok büyük rol oynamaktadır. Aile bireylerinde veya yakın akrabalarında bağırsak kanseri olan insanlarda kolon kanseri gelişme riski daha fazla olmaktadır. Bu kişilerde düzenli aralıklar ile kanser taramaları yapılması çok önemlidir. Ayrıca kendisinde meme, rahim ve yumurtalık kanseri olan kişiler de mutlaka kolon kanseri açısından taranmalıdır.

Kolon polipleri

Kolon polipleri, kalın bağırsağın en sık görülen hastalıklarındandır. Hemen hemen tüm kalın bağırsak (kolon) kanserleri; bağırsak iç duvarından oluşan ve bağırsak içine doğru uzanan anormal yapıdaki bu doku parçalarından gelişmektedir. Zaman içinde polip içindeki hücreler değişerek kansere dönüşebilir ve buradan yayılabilir. Bu polipler kolonoskopi ile tespit edilebilir ve kötü dönüşüm gerçekleşmeden önce yok edilebilir.

İlerleyen yaş

İlerleyen yaş ile birlikte kalın bağırsak kanseri riski de artar. Hastaların % 90’ından fazlası 40 yaş üzerinde tespit edilmektedir ve 40 yaşından sonra kolon kanserine yakalanma oranı her 10 yılda bir katlanarak artmaktadır.

Kolonoskopiden korkulmamalı

Kolonoskopi, günümüzde oldukça güvenli ve uygun şartlarda yapıldığında konforlu bir uygulamadır. Ancak eski algılar kolonoskopi işleminden çekinilmesine neden olduğundan, erken teşhiste bu kritik fırsat kaçırılabilmektedir. Aslında endişeye kesinlikle gerek yoktur. Bu işlemden bir gün önce evde uygulanabilen bir diyet ve ilaç tedavisi ile bağırsaktaki kirlilik temizlenir.

İşlem günü taramaya girecek olan kişide hafif veya derin sedasyon denilen işlemi hissetmesini ve hatırlanmasını önleyen ilaçlar ile hafif bir uyku sağlanır. Bu hafif uyku durumunda kişi rahatsızlık hissetmez ve ağrı duymaz. İşlem sırasında görülen ve teknik olarak uygun olan tüm polipler alınarak kolon kanseri gelişmesi riski azaltılır.

Kolonoskopi işleminin olumsuz sonuçlanma ihtimali çok düşüktür. Kişiler işlemden sonra birkaç saat gaz şişkinliği hissedebilirler ancak aynı gün içinde günlük hayatlarına dönebilirler. Genetik riski bulumayan kişilerin 40 yaşından sonra yılda bir kez gaitada gizli kan var mı diye taranması gerekir. 50 yaşına gelen kişilerin ise kolonoskopi yöntemi ile polip ve kanser taraması yaptırması son derece önemlidir. Tespit edilen polip sayı ve cinsine göre ileri takipler düzenlenir.

Bu İçeriğe Kaç Puan Verirsiniz ?
[0 Kişi Oyladı Toplam Puanı: 0]
Yorumları Görüntüle

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir