Hipoglisemi Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

79
Bu makeleyi Ortalama 6 dakikada okuyabilirsiniz.

Hipoglisemi Nedenleri

Hipoglisemi bir nevi şeker hastalığının tam tersi olarak nitelendirilir. Çünkü kan şekerinin yükselme durumunun tam tersi olarak gözlemlenir. Kan şekeri miktarı normal değerlerin altına düşer. Ancak aynı zamanda diyabet hastalarının da sık sık gördüğü bir durumdur. Örneğin şeker hastalarının büyük çoğunluğu insülin kullanır ve vücudun her geçen gün buna karşı olan direnci artabilir. Ayrıca yeme içme alışkanlıkları, hareketsizlik veya hareket sonrası oluşan ani kan şekeri düşüşleri gözlemlenebilir.

Bir diyabet hastasında ara dönemlerde Hipoglisemi atağı görülmesi gayet normaldir. Bunu şeker hastaları çoğu zaman anlar ve buna uygun bir çözüm üretir. Aksine diyabet hastası olmayanların hiç beklenmedik bir anda Hipoglisemi atağı geçirmesi daha ciddi bir sorundur. Zira Tip 1 diyabet için geçirilen Hipoglisemi ataklarının haftada 2-3 kez tekrarlaması bile literatüre göre normal kabul edilmektedir.

Ancak çoğu şeker hastasının bu sorunu çok daha az yaşadığını belirtmek mümkündür. Yinede önemsenmeyecek bir hadise olmadığını ve ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurgulayalım. Bazen insanların klasik belirtilerle bu durumu önemsemediğine şahit olabiliyoruz. Ancak Hipoglisemi belirtileri arasında bilinç kaybına kadar uzayan bazı reaksiyonlar saptanabilir. Bu noktaya ulaştığında ise ciddi ve kalıcı bir hasara yol açabilir.

Hipoglisemi Atağı Belirtileri

Hipoglisemi atağı geçiren diyabet hastalarının durumun gayet farkında olması hem tecrübe hem de şeker hastalığının verdiği bir hediyedir. Fakat bilincinde olunsa dahi bu durumu önemsememek çok ciddi sorunları beraberinde getirir. Normal şartlarda kan şekeri düşen insanlarda aşağıdaki belirtiler ortaya çıkacaktır.

  • Baş dönmesi
  • Baş ağrısı
  • Sinirlenmek
  • Çarpıntı
  • Özellikle yüzde karıncalanmalar
  • Vücudun herhangi bir bölgesinde karıncalanmalar
  • Uyuşma ve hissizlik
  • Halsizlik
  • Aniden terleme
  • Görüntüde bulanıklaşma
  • Baygınlık hissi

Bu belirtilerden bir veya birkaçı aynı an içerisinde görülebilir. Aynı zamanda bir üst noktası bilinci yitirmektir. Bu bazen kısa süreli olmakla beraber kan şekerinin düşüşüne bağlı olarak uzun süreli olabilmektedir.

Hipoglisemi belirtileri gören bir kişinin başına gelebilecek olaylar hakkında bilgi sahibi olması gerekir. Örneğin yapılan araştırmaya göre sık sık Hipoglisemi atağı geçirenlerin unutkanlık ve Alzheimer gibi sinir hücreleriyle ilişkili rahatsızlıklara yakalanma ihtimali yükseliyor. Felç, inme ve hatta ölüm ile sonuçlanan Hipoglisemi vakaları görülebiliyor.

Hipoglisemi İçin Referans Değer Nedir?

Aslında tıbbi açıdan belirlenmiş olan resmi bir Hipoglisemi değeri bulunmamaktadır. Yalnızca kan şekeri için minimum oran açısından 60 mg/dl ile 70 mg/dl seviyesi gösterilmiştir. Dolayısıyla 60-70 mg/dl veya daha düşük bir kan şekeri seviyesi ölçümleniyorsa o an Hipoglisemi atağı geçirilebilmesi için şartlar sağlanmış demektir.

Tabi burada bünyeyi ve metabolizmayı hesaba katmak gerek. Çünkü karaciğerin glikoz miktarını açığa çıkarabilmesi ve enzimlerin vücuda yayılması bile yaşanan bu düşüşün etkilerini manipüle edebilir. Bazısı için 70 mg/dl ciddi bir reaksiyonla sonuçlanırken bazısı için hissedilir bir sorun yaratmaz.

Bu tıpkı hipertansiyon hastalarının muazzam kan basıncına rağmen hayatlarına normal standartta devam etmesi gibi düşünülebilir. Kan şekeri oranını kontrol altında tutabilmek için düzenli ve sık olmak kaydıyla ölçüm yapılmalıdır. Böylece atağın geçirildiği an itibariyle bize ne gibi sorunlar yaratacağını az çok tahmin edebiliriz.

Hipoglisemi İle Beslenme Arasındaki İlişki

Reaktif Hipoglisemi olarak tanımlanan bir vakanın normalin aksine seyredebileceğini belirtmeliyiz. Genel olarak hasta profillerine baktığımız zaman uzun süre bir şey yenmemesi, ağır egzersizler ya da fiziksel uğraşlar yapılması, vücudun enerjisinin tükenmesi durumlarında Hipoglisemi atağı görülür. Reaktif Hipoglisemi atağı ise tam tersine tok karnına görülür. Eğer yemek yedikten sonra bu belirtilere rastlıyorsanız sonuç bu olacaktır.

Ayrıca Hipoglisemi ve beslenme birbirinden ayrılmayacak iki unsurdur. Örneğin Hipoglisemi atağı geçirdiğiniz sırada anında bal veya şeker gibi hızlı bir biçimde kan şekerinizi yükseltecek besinler tüketmeniz önerilir. Böylece kan şekeri değeriniz 60-70 mg/dl ya da daha yüksek bir referans değerin üzerine çıkacaktır. Atağın geçmesini sağlayacak olmasına karşılık fazla tüketilmesi ciddi bir kan şekeri artışına neden olabilir.

Hipoglisemi atağı haricinde ise genel anlamda beslenme alışkanlıklarınızı kontrol altında tutmanız gerekir.

  • Beslenme düzeninizi her gün aynı zaman dilimine ayarlayın.
  • Öğünlerinizi küçültün.
  • Öğünlerinizi sık sık tüketin ve sayısını arttırın.
  • Hiçbir zaman öğün atlayarak yaşamanıza devam etmeyin.
  • Yemek yedikten sonra ekstra tatlı ya da meyve yiyerek şeker oranını yükseltmeyin.
  • Meyve yiyeceğiniz ara öğünler için bir protein içeren besini yanında mutlaka tüketin.
  • Meyve suyu gibi şeker bazlı hazır içecekleri tüketmeyin.
  • Bal, reçel veya pekmez gibi tatlı ürünleri tüketmeyin.
  • Beyaz ekmek tüketmeyin.
  • Makarna ve pirinç ürünleri tüketmeyin.
  • Daha çok kepekli makarna, bulgur, rafine edilmiş tahıllar ve tam buğday tahıl ürünlerini tercih edin.
  • Beslenme düzeninizi sebze ağırlıklı olarak değiştirin.
  • Protein alımını belirli bir seviyesinin üzerine çıkarın.
  • Un ve şeker bazlı yiyecekler tüketmeyin.
  • Alkol kullanmayın.

Hipoglisemi Neden Olur?

Aslında Hipoglisemi nedenleri arasında pek çok farklı rahatsızlığı incelemek mümkündür. Ancak temel unsur kan şekerinin vücuda salınım hızıdır.

Bazı hastalarda vücudun şekeri gereğinden fazla tükettiği saptanmıştır. Bazıları içinse durum tamamıyla insülin miktarının fazla olmasından kaynaklanır. Diyabet hastalarında da bu durum sık görülür. Hızlı ve çok miktarda insülin kana karışır ve şeker oranını hızlıca düşürür. Bazı hasta öykülerinde ise şekerin kana karışma hızı çok yavaştır. Dolayısıyla yeteri kadar hızlı karışmayan glikozun zamanla kan şekeri seviyesinde yavaş ve istikrarlı bir düşüş sağladığı tespit edilmiştir.

Hipoglisemiyi tetikleyen faktörler arasında aşağıdaki seçeneklere de rastlanabilir.

  • Yemek yeme alışkanlıklarının düzensizliği
  • Alkol tüketimi
  • Hormon bozuklukları
  • Aç kalmak / Oruç
  • Genetik
  • İnsüline karşı direncin azalması / Aşırı insülin kullanımı
  • Organ yetmezlikleri
  • Aşırı hareket veya egzersiz
  • Tümör
  • Otoimmün rahatsızlıklar
  • Karbonhidrat eksikliği
  • İlaç kullanımı
  • Zayıflama ameliyatı
  • Mide ameliyatı
  • Stres ve Kaygı gibi depresif durumlar

Hipoglisemi Tedavisi

Hipoglisemi tedavisi için başvuracağınız pek fazla seçenek yok. Burada insanların genel anlamda Hipoglisemi atağı geçirildiğinde nasıl müdahale edeceğini merak ettiği aşikâr.

Öncelikle şekeri hızlıca yükselten bazı gıdalar vardır. Bunların başında ise baz şeker gelir. Yani Hipoglisemi atağı geçirildiği an küp şeker emerek vücuda hemen ekstradan şeker alımı sağlanır. Şeker ve bal için bu süreç gayet hızlı gerçekleşir. Dolayısıyla insanların büyük çoğunluğu bu metodu kullanır.

Bazıları bunun yerine meyve suyu ya da kola gibi şeker içeriği çok yüksek sıvılar tüketmeyi tercih eder. Yine aynı sonuç alınacaktır. Doktorunuzun tavsiyesiyle bu gibi atakları sık yaşıyorsanız glikoz içeren tabletler kullanabilirsiniz. Fakat glikoz ilaçları kesinlikle doktorunuz tarafından önerilmeli ve dozajı bu ölçekte belirlenmiş olmalıdır.

Bazı diyabet hastalarının sık sık Hipoglisemi tedavisi kapsamında glukagon iğnesi vurulduğunu duyabilirsiniz. Bunun sebebi oral yolla bir şeker takviyesi alınamamasıdır. Çoğunlukla bu durum bilinç kaybı ya da hissizlik gibi belirtiler yaşayanlar için uygulanmaktadır.

Kökten bir tedavi metodu arıyorsanız bunun için sebeplerin ortaya çıkması gerekir. Yani Hipoglisemi tedavi yöntemi kesinlikle neden olan faktöre göre belirlenir. Tam manasıyla tedavisi olmadığı söylenebilir. Hipoglisemi ile yaşamaya alışmak en doğru hamle olacaktır.

Bu İçeriğe Kaç Puan Verirsiniz ?
[0 Kişi Oyladı Toplam Puanı: 0]
Yorumları Görüntüle

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir