Finansal Raporlama ve TMS Sunumu

240
Bu makeleyi Ortalama 10 dakikada okuyabilirsiniz.

Tek düzen muhasebe sistemine ve muhasebe raporlama standartlarına uygun bir şekilde düzenlenen gelir tablolarının analizi sunumlarına değinilecektir. Türkiye Muhasebe Finansal Raporlamauygulamaya başlayan işletmelerin gelir tablolarında kapsam ve içerik açısından değerlendirilmekte fakat değerleme ölçülerinden kaynaklanan farklılıkları yer verilmeyecektir. Finansal raporlamameselesindeki gelişmeler işletmesi olan veya işletme bilgileriyle ilgilenen herkesin merak ettiği konudur.

Çünkü bu raporlamalar işletmenin gelir giderlerinin, faaliyet ve yatırımlarının getirileri ve kararlılığı ile ilgili bilgiler sunarak, işletmenin gelmiş geçmiş, bugün ve gelecekteki kazanç gücü ve yöneticilerin performans gücünü değerlendirme olanağı sunmaktadır. Bu tabloların zamanla biçimsel yapısı, kapsam ve içeriğinde büyük değişikler olmuştur.

Maliye bakanlığının 1994’de yayınladığı bildiriyle yürürlüğe giren Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği ile oluşturulan tek düzen Muhasebe Sistemi(TDMS)’de gelir tablosuyla birlikte bilançoda temel finansal tablolardan biri olarak belirlenmiştir. Gelir tablosunun kapsam, biçim ve içeriğinde de değişikler yapılmıştır.

Bugünkü muhasebe uygulamaları ise bunlara göre şekillenmiştir. Bir başka dikkat çekilmesi gereken husus ise ülkeler arsındaki standart farlılıkların ortan kaldırılması veya minimum farklılığa indirgenmesi gerekli olan finans raporlama sistemleridir. Şu anda Türkiye’nin de içinde olduğu birçok ülke Uluslararası Muhasebe Finansal Raporlama Standartları(UMSUFRS) içinde hareket etmektedirler. Bu sistem, şekil, içerik ve kapsamda TDMS’den farklı düzenlemelere sahiptir. Haliyle Türkiye Muhasebe -Finansal raporlama standartlarına uygun bir raporlama çıkarabilmesi için standartlar ile gelen değişiklerin bilinmesi gerekmektedir.

İlk 1994 yapılan düzenlemelerin amacı işletlemelerin faaliyetlerinin ve faaliyet sonuçlarının sağlıklı ve güvenilir bir biçimde olması, mali tablolarla ilgilere gösterilen bilgilerin karşılaştırabilir niteliklerini koruyarak gerçek sonuçları yansıtması ve işletmelerde denetimin daha kolay hale gelmesinin sağlamaktır. Bu amaç doğrultusunda yapılan tebliğle muhasebenin temel konuları açıklanmış muhasebe politikaların açıklanması, mali tablo ilkeleri, mali tabloların düzenlenmesi ile tek düzen hesap çerçevesi, hesap planı ve işleyişi ile ilgili düzenlemeler yapılmıştır.

Bu anlatılan bütün muhasebe uygulamaları defter tutan ve ticari esaslara göre faaliyet gösteren tüm gerçek ve tüzel kişileri kapsamaktadır. Yalnız bu defter tutanların faaliyet konuları ile farklı muhasebe tekniği kullanmak zorunda kalan; bankalar, sigorta şirketleri, özel finans kurumları, finansal kiralama şirketleri, menkul kıymet yatırım fonları, aracı kurumlar ve yatırım ortaklıkları sadece muhasebenin temel kavramlarına, muhasebe politikalarına ve mali tablo dayanaklarına ilişkin düzenlemelerine uyulması gerekmiştir.

TMS’de Finansal Raporlama

TDMS’de finansal raporlama, gelir tablosu ve bilançolar temel mali tablolar diğerleri ise ek mali tablolar olarak tanımlanmıştır. Mali tablolar muhasebenin temel kavramlarına ve mali tablo ilkelerine göre hazırlanmalı ve mali tabloların sunulması ve hazırlanmasına uygun olmalıdır.

Ve bu bildiride muhasebe politikaları açıklanmalıdır. Bu önergede mali tablolar hazırlanırken özen gösterilen hususlardan biri, işletmenin veya firmanın sürekliliği tutarlılık ve dönemselliklerden dolayı ayrılmalar olması durumunda bu durumlar mali tabloların dipnotlarında nedenleri ile birlikte açıklanmalıdır. Mali tablolar dönemlerin sebebiyle karşılaştırabilir olmalıdır. Muhasebe politikalarında gelecek dönemde etki oluşturan veya cari dönem veya etki yapacak herhangi bir değişiklik yapılmış ise mevcut durumun sebepleri  ve mali tablolara etkilerinin açıklanması gerekmektedir. İşte bu sebepten muhasebe politikalarının seçimi ve uygulanmasında ihtiyatlık, önemlilik ve özün önceliği gibi ilkeler önem arz etmektedir. Mali tabloların içerdiği bütün tabloların muhasebe politikalarının anlaşılır olması gerekmektedir.

Bu tabloların mutlaka bir kısa açıklaması bulunmak zorundadır. 1992’DE yayınlanan tebliği belli unsurlar üzerine oluşturulmuş daha sonraki yıllarda bunun üzerine ekleme ve değişimler yapılmıştır. Düzenlenen bütün bu formatlar finansal raporlamatablolarının karşılaştırabilirliği, finansal tablolara bağlı analiz ve denetimi kolaylaştırmaktadır.

Bununla birlikte alt hesap bölümlerinin ve ana hesapların kesin bir şekilde bir formata bağlanması ve bu formatın dışına çıkılmasına izin verilmemesi, işletme faaliyetlerinin kapsam çeşitliliği ve mevzuattaki değişikliklerin muhasebeleştirilmesi açısından çeşitli sorunlarla karşılaşılmasına sebep olmuştur. Nitekim bilanço ve gelir tablolarının kesin bir formatta ve gerçeğe uygun sunuş, özün önceliği ve önemlilik ilkeleri ile çelişki olan bir durumun ortaya çıkmasına sebep olmuştur.

 TMS- TFRS TABLOLARIN İNCELENMESİ

TMS-TFRS’ye göre hazırlanan finansal tabloların, standartlarla ilgili kavramsal oluşumun, TMS 1 (Finansal Tabloların Sunuluşu Standarttı), TMS 7(Nakit Akış Tabloları Standarttı) gibi finansal tablolarla ilgili direk ilgili standartların v e diğer standartlardaki düzenlemelerin dikkate alınması gerekmektedir. İşletmelerle ilgili raporların ne şekilde yazılacağı, standartlarla ilgili gerçeğe uygun sunuşun nasıl yapıldığı, TMS-TFRS ile uyum ve önemlilik ilkeleriyle açıklanmaktadır.

İşlemlerin sonuçlarının, diğer koşul ve hususların, gerçeğe uygun sunuşların kavramsal çerçevede belirtilen varlık, borç, gelir- gider tanımlarına muhasebeleştirme ölçülerine bağlı kalınarak sunulması olarak tanımlanmaktadır. İşletmeler muhasebe standartlarını finansal tabloların tamamıyla uyumlu bir şekilde hazırlamak ve standartların tamamına uyumlu olduğunu dipnotlarında göstermek zorundadır.

Bu kavramsal çerçevede uygulanması hedeflenen gerçeğe uygun sunuş ile standartlara olan uyum arasında doğrusal bir bağlantı olduğu düşünülmektedir. Genellikle şöyle düşünülmektedir; standartların gerektiğinde ek açıklamalarla birlikte tam olarak uygulandığı zaman gerçeğe uygun sunuluşu sağlamış finansal tablolar oluşturduğunu varsaymaktadırlar. Fakat uygulamada kavramsal çerçeve ile standartlar arasında çelişkili durumlar ortaya çıkmaktadır.

Böyle bir durum söz konusu olduğunda öncelik standartların uygulanması olmaktadır.  Yalnız bununla bitlikte standartların birinin veya bir kısmının uygulanmasında, finansal hedeflerde sapma söz konusu olacaksa, bu standartla veya ilgili kısma uyumayabilir olduğunu da açıklamışlardır. İstisnai durumlarda ortaya çıkan bu gibi koşullarda, bir standarta veya standarttın bir kısmına uyulmama sebebinin dipnotlarda açıklanması gerekmektedir. Finansal tablo kullanan kişilerin kararlarını etkileyen bilgilerin finansal tablolarda veya dipnotlarda açıklanması istenmektedir. Kavramsal çerçevede önemlilik kelimesi finansal tablolarda yer alması gereken bir bilginin bu tablolarda yer almaması veya eksik alması halinde bu tablo kullanıcıların kararlarının ciddi bir şekilde şirket adına önemlilik arz etmektedir. Finansal durum tablosu, gelir tablosu,ve öz kaynak değişim tablosu genel amaçlı olarak tanımlanmış ve TMS-TFRS’de yayınlanması zorunlu hale getirilmiştir.

TMS 7’de bulunan nakit akış tablosunun hangi şekil şartları ve asgari unsura göre belirlenmesi gerektiğini anlatılmıştır. TMS 1’de yapılan açıklamaya göre işletme nitelikleri ve işlevleri sebebiyle farklı ve önemli hesap hareketlerini finansal tablosunda ayrı ayrı gösterebilir. Bu şunun göstergesidir ki; standartta yapılan bu esneklik sayesine işletmeler daha rahat uyum sağlayabilmektedir. İşletmelerin veya firmaların finansal işlemlerinde yer alması istenen asgari hesap bölümleri  ve hesaplar dışında, gerekli önem verilen hesap gruplarına izin verilmiş olmaktadır.

İşletmelerin farklı yapı ve nicelikleri göz önüne alınarak gerçeğe uygun sunuş ve önemlilik ilkelerinin bir gereği olan yayınlanması istene finansal tablolar için kesin bir format uygulaması söz konusu değildir. Nedeni ise işletmelerin ve firmaların farklı yapı ve özelliklerine göre reele uygun sunuş, hangi finansal tablo kalemlerinin birleştirilerek veya netleştirilirler veya ayrı ayrı sunulacağına belirli bir rolü vardır.

Yalnız burada kast edilen birleştirmeden varlık veya kaynak kalemlerinin veya gelir giderlerin netleştirilerek sunulacağı anlaşılmamalıdır. TMS-TFRS’de görülen şu ki işletmelerin varlıkları ve borçlarının daha bunun gibi gelir ve giderlerin netleştirilmeden finansal tabloda gösterilmesi ilke olarak benimsenmiştir. Bu netleştirme kapsamında dikkate alınmaması gereken işlemlerle kararlaştırılması gereken kaynaklarla ya da gelir giderlerle ilgili hususi düzenlemeler de TFRS’de yapılmıştır. Mesela TMS 18 ‘deki hasılat standartlarına göre; tahsilatlardan ticari iskotanlar düşüldükten sonra hasılatın gerçeğe uygun değerle gösterilmesi netleştirme olarak kabul edilmemelidir.

Bu sunum işlemin kendini yansıtıyorsa, işlemle ilgili gelir gider dengesi birbiriyle mahsup edilerek bu işlemlerin sonucu finansal tablolarda sunulur. TMS 37 Karşılıklar, Koşullu Borçlar Ve Koşullu Varlıklar Standartlına göre ise; karşılıklarla ilgili olarak yapılan ve üçüncü kişilerin de muhasebeleştirmeye katılması ile tanzim edilen bir ödeme, alınan bir tazminatla mahsup edilebilir. Örneğin kur farklarından elde edilen gelir ve ortaya çıkan giderler veya amaçla elde tutulan araçlardan ele geçen gelirler netleştirilerek rapor hazırlanabilir. TDMS ile TMS-TFRS karşılaştırıldığı zaman TMS-TFRS daha esnek olduğu gözlenebilmektedir.

Bu standartlarla gelen önemli yeniliklerden biride; önceden finansal tablolarda ve dipnotlarda yer almayan gelecekle ilgili tahminler, risk değerlendirmeleri, durdurulan faaliyetler ve bölümlere göre raporlama bilgi verilmesi eklenmiştir. Eski tek düzen muhasebe sisteminde gelir tablosu; gerçek oluşumlardan sağlanan gelir ve karlar veya gider ve zararlar diğer hesaplanmayan faaliyetlerden gelire ve karlar ve zararlar ve giderler gibi başlıklar altında incelenmektedir. Fonksiyon esası dikkate alındığından kesin bir formata göre belirlenen gelir tablosunun oluşumudur.

Gelir tablosu şu şekilde oluşturulmuştur. İlk grup satışlardan oluşur. Brüt satışlar bütün faaliyetlerin çerçevesinde satılan herhangi mal veya hizmetler karşılığında alınan bütün toplam değerleri kapsamaktadır. Fakat işletmenin korunması için hükümet politikasına uyma mecburluğu karşısında var olan faaliyet hasılatındaki düşüklüğü, devletin bazı malları vergi, resim, harç ve benzeri yükümlülüklerden istisna etmesi durumunda yaptığı yardımlar (vergi iadeleri) ve satış tarihindeki vade farkları vb. hasılat kalemleri brüt satışlar grubunun diğer gelirler hesabında incelenmektedir. Satışın gerçekleşmesinden sonra ortaya çıkan iskontaları satış iskontası hesabında incelenirken satıcı tarafından alıcıya malın sevki esnasında ödenen giderleri ifade eden ve satılan malların hatalı ve noksan olması ya da hasara uğramış olması sebebiyle yapılan indirimler ile satış vergileri ve benzerleri diğer indirimler hesabında izlenir.

Satışların maliyeti dönem içinde yapılan bütün faaliyetleri kapsamaktadır. Pazarlama, satış ve dağıtım giderleri ise; endirekt malzeme, personel giderleri, işyeri dışında sağlanan fayda, resim, vergi ve harçlar ile amortisman ve tükenme paylarından oluşur. İşletmenin her bir gelir kalemi için ayrı bir hesap açılmakta olup, finansman giderleri ile ilgili olan ve varlıkların maliyetine eklenmemiş faiz ve benzeri diğer giderleri kapsamaktadır.

TDMS TABLOLARI VE TMS -TFRS TABLOLARININ KARŞILAŞTIRILMASI TDMS’de belli bir formata uygun olarak sırlanmış gelir gider tablosunda ne şekilde yer alacağı gelir tablosu ilkeleriyle belirlenmiştir. Bütün satışlar gelir ve karlar ile maliyet, gider ve zararlar brüt tutarları üzerinden gösterilmektedir. Ve hiçbir satış, gelir ve kar kalemi bir maliyet, gider ve zarar kalemi ile tümden veya kısmen karşılaşılma yapılmak üzere gelir tablosu kapsamına çıkarılamaz. Bundan şunu çıkartabiliriz; gelir ve giderler arasında mahsup yapılamayacaktır.

Buna rağmen TMS-TRFS GELİR tablosunda ekonomik kararlar alma konusunda işletmeler için önemli olması açısından, gelir tablosu hazırlanması ve sunumuyla ilgili kapsamlı bir kar anlayışı benimsenmektedir.

Kapsamlı karın ve kar unsurlarının gelir tablosunda açıklanması istenmektedir. Kapsamlı kar aslında işletmenin toplam performansını anlatmaktadır.  Cari dönem sonucu ile elindeki varlıkların değerlendirmesi ortaya çıkan ve nakde dönüşmeyen gelir ve karlardan oluşmaktadır. Bu tablo gerçekleşmiş ve gerçekleşmemiş gelir unsurlarından oluşmaktadır.

Bir başka taraftan bazı varlıklara ilişkin değerleme farkları bu farklar elden çıkarılmamış olsa bile gerçekleşmiş gelir kapsamında sayılabilmektedir.

Birbirinden farklı olarak bu iki tabloda TMS’de kesin bir gelir formatı tablosu önerilmemiştir. Tüm gelir ve giderlerin tek ve kapsamlı gelir tablosunda, kar ve zararları bileşenlerini gösteren bireysel gelir tablosu ve diğer olguları gösteren ayrı bir tablolar, iki ayrı kapsamlı gelir tablosu olarak sunulmaktadır.

Bu İçeriğe Kaç Puan Verirsiniz ?
[0 Kişi Oyladı Toplam Puanı: 0]
Yorumları Görüntüle

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir