Eğitimde Çoklu Zeka Kuramı Yeri ve Önemi

88
Bu makeleyi Ortalama 3 dakikada okuyabilirsiniz.

Çoklu zeka kuramı, zekanın tek olmadığını, herkesin farklı alanlarda ilgisinin ve becerisinin olduğunu savunan bir görüştür. Bir nöro-psikolog olan Howard Gardner’ın 1983 yılında Harward Üniversitesinde yaptığı çalışmalar sonucunda ortaya çıkmıştır. Bu kuram, klasik olarak “Tıp eğitimi almamış bir mühendisten ameliyat yapmasını bekleyemezsiniz.” olasılığının temelini oluşturur. Çoklu zeka, insanların eğitim aşamasında önemli bir yer tutmaktadır ve gelecek hayat için insanların yapabildikleri ve yapmaktan zevk aldıkları dolayısıyla başarı oldukları alanlara yönelmelerinde kilit rol oynar.

Çoklu Zeka Kuramına Kısa Bir Bakış

  1. Gardner, zeka ölçmede kullanılan IQ testlerinin tek başına yetersiz olduğunu, zekanın tek yönlü olamayacağına ve dallara ayrıldığına yaptığı çalışmalar sonucunda kanaat getirmiştir. Çoklu zeka adı altında sahip olduğu özelliklere göre zekayı sekize ayırır. Kısaca bunları açıklamak gerekirse; sayısal alanlarda ve hesaplamalarda başarılı olanlar sayısal-mantıksal zekaya, kendini ifade etme ve kelimeleri kolayca akılda tutabilme yetisine sahip olanlar sözel-dilsel zekaya, tabiri caiz ise görülmeyeni gören ve zihninde bu yönde canlandırmalar yapabilen kişiler görsel-mekansal zekaya, hiç nota bilgisi olmadan duyduğu sesleri aktarabilenler müziksel-ritimsel zekaya, el göz koordinasyonu olanlar kinestetik-bedensel zekaya, iletişim ve yönetim alanında zorluk çekmeyenler sosyal zekaya, tabiatı, doğayı ve çevreyi kendiyle bütünleştirebilmiş insanlar ise doğa zekasına sahiptirler. Görüldüğü gibi her bir bireyın kaftanı farklı kumaştan ve farklı ölçülerde örülmüştür. Dar bir kaftanı daha büyük birine giydirmek hem kaftana zarar verir hem de o kişiyi sıkar.

Eğitimde Çoklu Zeka Kuramı

İnsanlar hayatlarını devam ettirebilmek için ekonomik bağımsızlığa ve belirli bir bilgi birikimine ihtiyaç duyarlar. Bu yolda meslek kazanmak için de bir bilgi birikimine sahip olmak için de küçük yaştan itibaren okul serüvenine başlarlar. Okullar eğitim ve öğrenim ile kişiyi hayata hazırlar. Her bir öğrenci, bu uzun soluklu hazırlık macerasında yeni bir şeyler öğrenmeyi amaçlar fakat herkesin eğilimi gibi öğrenim biçimi de yukarıda bahsi geçtiği gibi farklıdır. İşte bu noktada çoklu zeka kuramı devreye girer.

Kimi öğrenci matematiksel işlemleri aklından sadece duyarak yapabilirken kimisi de bir yığın kelimeyi sadece yazarak kısa bir süre içinde öğrenebilir ve yeri geldiğinde etkili bir şekilde kullanabilir. Bunun farkına varıp, öğrencileri doğru yola sevk etmek öğretmenlerin görevidir. Böylelikle alanında daha ilgili ve başarılı meslek erbabları yetişir. Bu aynı zamanda öğrenciyede ileriki hayatında zevk alarak yapabileceği bir iş, geçim derdini ortadan kaldıracak bir maaş ve sonuç olarak daha mutlu bir yaşam sağlar. Çalıştıkları müşteriler de elit ve değerinin karşılığını alan hizmetler karşısında mutlu olacaklardır bu yolla herkesin kazandığı bir win-win durumu oluşacaktır bu da genel olarak ülke ekonomisine şüphesiz doğrudan pozitif katkıda bulunacaktır.

Okullarda bu yöntemin en iyi şekilde kullanılması alan öğretmenleri, moduler eğitim ve yeterince seçmeli ders imkanı ile sağlanabilir.

Bu İçeriğe Kaç Puan Verirsiniz ?
[0 Kişi Oyladı Toplam Puanı: 0]
Yorumları Görüntüle

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir