Düşük Tansiyon Çeşitleri, Nedenleri, Tedavisi

253
Bu makeleyi Ortalama 5 dakikada okuyabilirsiniz.

Düşük Tansiyon Neden Olur?

Düşük tansiyon tıpkı hipertansiyon gibi ciddi bir sağlık sorunudur. Tıp literatürü tarafından hipotansiyon olarak adlandırılır. Tansiyon olarak bilinen terimin kan basıncını ifade ettiğini unutmamak gerek. Yani kan basıncının yüksek veya düşük olması sağlığımız için olumlu bir etki değil. Ortalama referans değerlere göre bunun stabilize edilmesi şarttır.

Tansiyon değerleri için referans alınan rakamlar şu şekildedir.

  • Sistolik Kan Basıncı(Büyük Tansiyon): 120 mmHg
  • Diastolik Kan Basıncı(Küçük Tansiyon): 80 mmHg

Bu yüzden 12-8 ideal tansiyon ölçümü olarak okunur. Tabi ki düşük tansiyon yani hipotansiyon tanısı koyulan bir hasta için bu değerler gerçekten üst seviyedir. Genelde hayatlarını çok daha düşük kan basıncıyla sürdürürler. Bunun içinse baz alınan nokta referans olarak alınmıştır.

Hipotansiyon hastalarında görülen ve teşhis için gereken sınırın referans değerleri şu şekildedir.

  • Sistolik Kan Basıncı(Büyük Tansiyon): 90 mmHg
  • Diastolik Kan Basıncı(Küçük Tansiyon): 60 mmHg

Eğer kişinin büyük tansiyonu 9, küçük tansiyonu ise 6’dan aşağıya düşerse hipotansiyon için uygun şartlar sağlanmış demektir. Genelde bu değerlerin altında bir kan basıncının ise insan vücudunda bazı reaksiyonlara yol açtığını söyleyebiliriz. Bunlar arasında göz kararması, halsizlik ve sersemleme hissiyatı çok güçlüdür. Bazen bayılma noktasına kadar ilerleyen bir güç kaybı yaşanır. Kasların boşaldığı ve gücün tükendiği hissedilir. Bu durum ayakta durmamızı engeller ve göz kararmasıyla beraber bayılırız.

Normal bir insanda her zaman yapılan tansiyon ölçümleri normal gelirken bile bu değerler görülebilir. Bunun çeşitli psikolojik veya çevresel faktörlerle ilişkili olabileceğini söylemek gerek. Kötü bir haber, üzücü olaylar, korku, endişe ve kaygı sebebiyle birçok kişinin düşük tansiyon durumuyla karşı karşıya kaldığı biliniyor.

Düşük Tansiyon Türleri

Düşük tansiyon teşhisi konulduğunda bunun farklı nedenleri ve farklı durumları kapsayan türleriyle karşılaşabilirsiniz. Ciddi bir rahatsızlık olan hipotansiyon için en büyük risk ise kan basıncının düzenli olarak sürekli düşüş yaşamasıdır. Bu durum kan basıncının yetersiz kalmasından ötür pompalanan kanın vücudun tüm hücrelerine ulaşmamasını sağlamaktadır. Haliyle oksijen de hücrelere ulaşamaz ve ciddi sağlık sorunları gözlemlenebilir.

  • Nörojenik Hipotansiyon

Hayatımız boyunca ani olarak görülen tansiyon düşmesi bu sınıftadır. Bir yakınımızın ölüm haberini aldığımız an yaşadığımız kasvet buna bağlıdır. Yine karanlık bir ortamda aniden kalmak ve korku duygusunun yükselmesi buna bağlıdır.

  • Ortostatik Hipotansiyon

“Postural Hipotansiyon” ismiyle de anıldığını görebilirsiniz. Televizyonun karşısında otururken aniden ayağa kalkmanız ve bir an için gözlerinizin kararması düşen tansiyondan kanyaklıdır. Bu durum gün içerisinde tüm aktivitelerde başınıza gelebilir. Ortostatik düşük tansiyon tanılarında hastaların hayat standartlarını etkileyecek düzeyde durumlar gözlemlenir.

Düşük Tansiyonun Nedenleri

Düşük tansiyon değerleri kan basıncının düşmesini gösterdiği için pek çok rahatsızlıkla eşleştirilebilir. Bir rahatsızlığın belirtisi olabileceği gibi bir rahatsızlığa sebep olabilecek etkenler ortaya çıkabilir. Doğal olarak düşük tansiyon denildiği zaman tüm detaylar ince elenip sık dokunmalıdır.

Günün belirli dönemlerinde sürekli olarak halsiz hissediyor veya sersemlemiş gibi dolanıyorsanız muhtemelen tansiyonunuzda bariz oynamalar oluşuyordur.

  • İlaç Kullanımı

İlaçların tansiyon üzerindeki etkisi büyüktür. Kalp ve idrar söktürücü ilaçlar kan basıncını düşüren etkilere sahiptir. Aynı zamanda içilen tansiyon ilacının ardından kan basıncının hızlı bir biçimde düştüğünü unutmamak gerekir. Eğer tansiyon ilacı içtikten sonra bu durum yaşanıyorsa dozaj konusunda doktorunuza danışın. “Antidepresan” gibi psikolojik ilaçlar ve kas gevşetici ilaçlarda bu aşamada neden olarak alınabilir.

  • Hormonlar

Yaşa bağlı olarak ciddi bir hormon değişikliği yaşanabilir. Tabi ki tiroit bezlerinin düzensiz çalışması tüm yaş grupları için hipotansiyon tehdidi oluşturur. Yine şeker hastalığı veya Addison teşhisi konulan kişilerde sık sık gözlemlenir.

  • Kalp

Kalp damarlardan akan kanın çıkış noktasıdır. Dolayısıyla burada kalbimizin sağlıklı çalışması kan basıncı açısından hayati önem taşır. Kalp yetmezliği, kalp ve damar rahatsızlıkları, kalp kapakçıklarında sorun ve problemler, kalpte ritim bozuklukları başlıca nedenler arasındadır. Tümü düşük kan basıncı için bir etkendir.

  • Parkinson
  • Sinir sistemi rahatsızlıkları
  • Karaciğer rahatsızlıkları
  • Kan kaybı olan yaralar
  • Alerjenler
  • Anemi
  • Enfeksiyonlar
  • Yeme bozukluğu
  • Psikolojik etkenler
  • Yeterli beslenememe
  • Su tüketiminin azlığı
  • Hava gibi çevresel faktörler
  • Spor ve egzersiz
  • Hamilelik

Çoğu zaman düşük tansiyon hastaları ortak özellikler taşır. Bilhassa merkezi sinir sisteminde rahatsızlıklar olan insanlar ve kalp hastaları bu sorunu paylaşırlar. Düşük tansiyon için bir diğer riskli grup ise hormon düzensizliği yaşayanlardır. Gebelik sırasında hipotansiyon gayet normal karşılanabilir. Yine tiroit başta olmak üzere vücutta anomali yaratan tüm hormon değişkenleri nedenler arasında yer almaktadır.

Düşük Tansiyon Tedavisi

Tansiyon için kesin bir tedavi metodunun henüz bulunamadığını söylemeliyiz. Burada ilaç tedavisi dışında çeşitli önerilerle hayatınızı düzene sokmanız sağlanır. Dolayısıyla hipotansiyon tedavisi konusunda doktorunuzun verdiği ilacı ve dozajı kesinlikle aksatmamanız önemlidir.

Halk arasında tuz ile düşük tansiyonun üstesinden gelindiği biliniyor. Tuzlu ayran içmek en sık görülen metodudur. Ancak tansiyonunuzun düştüğünü sandığınız o an için yükselmesi bu durumu daha da kötü bir noktaya getirebilir.

Uzmanların  düşük tansiyon tedavisi için önerdikleri alternatifler ise daha radikal görünüyor. Spor ve egzersizleri belirli ölçülerde düzenli yapmak ve beslenme alışkanlıklarınızı gözden geçirmekle başlayabilirsiniz. Uyku düzeni ve hayatınızı bu düzene göre dizayn etme ile devam eden bir yaşam formu değişikliğinden söz edebiliriz. Alternatif olarak basınç çorapları gibi fizyolojik etkenler kullanılarak etkin çözümler elde edilebilir. Tüm bunları doktorunuza danışarak uygulamanızda fayda var.

Bu İçeriğe Kaç Puan Verirsiniz ?
[0 Kişi Oyladı Toplam Puanı: 0]
Yorumları Görüntüle

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir