Baş Boyun Kanser Türleri ve Tedavi Yöntemleri

64
Bu makeleyi Ortalama 10 dakikada okuyabilirsiniz.

Baş boyun kanserleri, baş veya boyun bölgesinde oluşan geniş bir kanser grubudur ve oldukça yaygındır. Nedeni günümüzde halen kesin olarak bilinmese de özellikle tütün ürünleriyle alkolün birlikte kullanımı, en önemli tetikleyicisidir. Belirtileri türlerine göre farklılık gösterir ama genellikle kalıcı boğaz ağrısı, yutmada güçlük ve seste değişiklik veya ses kısıklığı görülür. Bu kanserlerin tedavi yöntemleri türüne, konumuna, büyüklüğüne ve evresine göre değişir. Çoğu vakada tedavi süreci cerrahi, radyoterapi ve kemoterapiyi içerir. Tedaviden sonra baş boyun kanserlerinin iyileşmesi, işitme kaybı, yeme zorluğu, tiroid sorunları, diş problemleri, nefes alma veya konuşma zorluğu gibi yan etkilerle baş etmek için rehabilitasyon uzmanları ve diğer uzmanlarla çalışmayı içerebilir.

Baş Boyun Kanserleri Türleri

Baş boyun kanserleri oluştuğu alana göre adlandırılırlar. Ağız kanseri, dudakları, dili, diş etlerini, yanakların ve dudakların iç astarını, ağız tabanını, damağı kapsar. Diğer sık görülen kanser türleri ise şunlardır:

Nazofarenks (üst yutak) Kanseri

Farenks (yutak), burnun arkasından başlayan, boyundan aşağı doğru inen ve trake (soluk borusu) ile sindirim borsunun (özofagusun) tepesinde biten içi boş bir tüptür. Farenksin üç kısmı vardır; bunlar nazofarenks, hipofarenks ve orofarenkstir.

Nazofarenks kanser burun organının arkasının üst kısmında, orofarensk kanser yumuşak damak (ağzın arkası), dilin tabanı ve bademcikler dâhil farenks orta kısmında, hipofarenks kanseri ise boğazın alt kısmındaki hücrelerde oluşur.

Larinks (gırtlak) Kanseri

Gırtlak (larenks) kanseri, ses tellerini içeren boğaz bölgesinde gelişir. Larinks, boyun içindeki farenksin hemen altında kıkırdaktan oluşan kısa bir geçittir. Ayrıca tüketilen yiyeceklerin hava geçişlerine girmesini önlemek için gırtlak örtüsünü hareket ettiren küçük bir doku parçasına (epiglottis) da sahiptir.

Paranazal Sinüsler ve Burun Boşluğu Kanseri

Kanser paranazal (burun çevresi) sinüslerin ve burun boşluğunun dokularında gelişir. Paranazal sinüsler burun çevresinde bulunan kemiklerde içi boş, hava dolu boşluklardır. Burun boşluğu ise ağız çatısını oluşturan kemiğin üzerine doğru uzanır ve boğazı birleştirmek için arkaya doğru eğilir.

Tükürük Bezi Kanseri

Tükürük bezlerinin dokularında kanserli hücrelerin geliştiği bir kanser türüdür. Tükürük bezleri kansere dönüşebilecek birçok farklı hücre barındırır ve bu nedenle birçok farklı tipte tükürük bezi kanseri vardır. Bu kanser tiplerinden biri de baş boyun kanser grubunun bir türüdür ve nadir görülür.

Baş Boyun Kanserleri Nedenleri

Baş boyun kanseri vakalarında hücrelerin neden mutasyona uğrayıp anormalleşmeye başladığı kesin olarak bilinmemektedir. Ancak tetikleyici birçok risk faktörü bulunmaktadır. Bu riskleri taşımak sadece kanser olma olasılığını artırır ama kesin kanser olunacağı anlamına gelmez. Çünkü bu risklere sahip olmayan bireylerde de bu kanser türü gelişebilir. Başlıca risk faktörleri şunlardır:

Alkol ve tütün kullanımı: Çiğneme tütünü veya enfiye (dumansız tütün) dâhil tüm tütün ürünleri ve alkol, baş boyun kanserleri özellikle ağız, orofarenks, hipofarenks ve larinks kanserlerinin en önemli iki risk faktörüdür. Baş ve boyun kanser vakalarının en az % 75’inin nedenidirler. Tütün ve alkolü birlikte kullanan insanlarda kanserin oluşma riski daha fazladır.

İnsan papilloma virüsü: Bu virüse bağlı enfeksiyon bazı baş boyun kanserleri, özellikle de bademcikler veya dilin tabanını içeren orofarenks kanser türü için bir risk faktörüdür.

Salamura veya tuzlu yiyecekler: Erken yaşlarda salamura veya tuzlanmış gıdaların tüketimi, nazofarenks kanseri için bir risk faktörüdür.

Ağız sağlığı: Kötü ağız hijyeni ve eksik dişler ağız kanserine neden olabilir.

Mesleki maruziyet: Ahşap tozu nazofarenks kanserine; sentetik lifler ve asbest gibi bazı kimyasallar ise gırtlak kanserine yol açabilir.

Radyasyona maruz kalmak: Özellikle tükürük bezi kanserine yol açabilir.

Epstein-Barr virüsü enfeksiyonu: Epstein-Barr virüsüyle enfeksiyon, nazofarenks kanseri ve tükürük bezi kanseri için ciddi bir risk faktörüdür.

Baş Boyun Kanserleri Belirtileri

• Kalıcı boğaz ağrısı

• Yutmada güçlük

• Seste değişiklik ya da ses kısıklığı

Kanserin türüne göre diğer belirtiler ise şöyledir:

Ağız boşluğu: Diş etleri, dil veya ağızda beyaz ya da kırmızı yamalar, protezlerin rahatsızlık vermesine neden olan çene şişmesi ve ağızda kanama veya uyuşma olması.

Farinks: Solunum veya konuşma sorunu, boyunda veya boğazda kalıcı ağrı, ağrılı yutma zorluğu, sık baş ağrısı, kulaklarda ağrı, çınlama sesi veya işitme zorluğu.

Larenks: Ağrılı yutma zorluğu veya kulaklarda ağrı.

Paranazal sinüsler ve burun boşluğu: Engellenen ve temizlenmeyen sinüsler, antibiyotiklerle tedavide olumlu yanıt alınamayan kronik sinüs enfeksiyonları, burun kanaması, sık baş ağrısı, şişlik gibi gözlerle ilgili diğer sorunlar, üst dişlerde ağrı veya protezlerle ilgili problemler.

Tükürük bezleri: Çene veya çene kemiğinin altında şişlik, yüz kaslarında uyuşma ağrı ya da felç.

Bu belirtiler ciddi olmayan bazı hastalıklardan da kaynaklanabilir. Ancak kanser tedavilerinde erken teşhis hayati bir önem taşıdığından hiç vakit kaybetmeden bir uzmana görünmek önemlidir.

Baş Boyun Kanserleri Teşhisi

Hastanın şikâyetleri doğrultusunda sağlık geçmişi, sahip olduğu alışkanlıkları ve aile öyküsü hakkında bilgi alınırken fiziksel muayene yapılır. Belirti ve semptomlar baş boyun kanserine işaret ediyorsa daha fazla test istenir. Bu testlerden bazıları şunlardır:

Kan ve idrar tahlilleri: Bu tahliller kişinin genel sağlığıyla ilgili daha fazla bilgi verebilir.

Boyun muayenesi: Doktor baş ve boyun bölgesini elle kontrol ederek anormal bölgeleri saptamaya çalışır. Örneğin şiş lenf bezleri fiziksel muayenede kolayca anlaşılabilir. Ağız ve boğazın iç kısımları kolayca görülmediğinden bu bölgelere bakmak için aynalar, ışıklar ve/veya özel fiber optik mikroskoplar kullanılabilir.

Panendoskopi: Bu işlemde lokal anestezi uygulanır ve burun, ağız, boğaz içine bir tür mikroskop olan panendoskopiyle bakılır ve bazen biyopsi yapılarak doku parçaları çıkartılabilir.

Biyopsi: Şüphe edilen bölgeden küçük bir doku parçasının incelenmek üzere alındığı işlemdir. Bu işlem sayesinde kesin kanser teşhisi konulur.

Teşhis konulduktan sonra kanserin türü, evresi ve metastaz yapıp yapmadığını araştırmak için yapılan diğer testler ise BT (bilgisayarlı tomografi), MRG (manyetik rezonans görüntüleme), göğüs röntgeni, positron emisyon tomografisi (PET) ve baryum yutma işlemidir.

Baş Boyun Kanseri Evreleri

Evre, kanserin başladığı bölgede büyümesini veya yayılmasını tanımlar. Ayrıca kanserin yakın organlara yayılıp yayılmadığını da söyler. Baş boyun kanseri evreleri, tiplerine göre farklılık gösterebilir, ancak genel olarak kanser evreleri 0, 1, 2, 3 veya 4 olarak numaralandırılır. Evrenin sayısı ne kadar az olursa kanser o kadar az yayılmış olur. Evre 4 gibi yüksek bir sayı, başladığı yerden diğer organlara yayılan daha ciddi bir kanser anlamına gelir.

Baş Boyun Kanseri Metastazı

Bu gruptaki bir kanser türü nedeniyle tedavi görmüş kişilerde baş boyun kanserleri metastazı olasılığı daha yüksektir. İkincil kanser olarak adlandırılan bu kanserler genellikle baş, boyun, yemek borusu veya akciğerlerde oluşur.

Baş Boyun Kanserleri Tedavisi

Baş boyun kanser cerrahisi

Bu kanserlerin bazıları, üzerinde çalışılması zor bölgelerdedir. Yine de cerrahi operasyon, kanseri ve çevresindeki sağlıklı dokunun bir kısmını çıkarmak için tercih edilebilir. Bazı vakalarda dilin, boğazın, larinksin (gırtlağın), soluk borusunun veya çene kemiğinin tamamının ya da bir kısmının çıkarılması gerekebilir. Boyundaki kanserli lenf bezlerini çıkarmak için de cerrahi uygulanabilir. Ayrıca ileri evredeki hastaların kanser nedeniyle yaşadıkları semptomları hafifletmek içinde kullanılabilir. Örneğin, tümör nedeniyle yutma sorunu yaşanıyorsa bir beslenme tüpü yerleştirmek için operasyon uygulanabilir.

Baş boyun kanserlerinde radyoterapi

Radyasyon yönteminde kanser hücrelerini öldürmek için yüksek enerjili ışınlar kullanır. Baş boyun kanseri vakalarında ana tedavi olarak, ameliyat öncesinde tümörü küçültmek, sonrasında ise geriye kalan kanserli hücreleri öldürmek için uygulanabilir. Ayrıca son evredeki kanser vakalarında semptomları hafifletmek için de radyasyon tedavisi uygulanabilir. Radyasyon yöntemi iki farklı şekilde verilebilir.

En çok tercih edilen yöntem harici ışın radyasyonudur ve vücudun dışındaki bir makineden kansere yöneliktir. Diğer yöntem ise radyoaktif tohumların kanserli bölgeye yerleştirildiği brakiterapidir (iç radyasyon). Bu tedavinin genel yan etkileri yorgunluk, tat değişiklikleri, ağız kuruluğu,  boğuk ses, ağız ve boğaz yaraları, yutma veya yeme sorunudur.

Baş boyun kanserlerinde kemoterapi

Kemoterapi kanser hücreleriyle savaşmak için ilaçların kullanılmasıdır. İlaçlar koldaki bir damardan veya ağız yoluyla hap olarak verilebilir. Bu ilaçlar kana geçer ve kanser hücrelerine saldırır. Çoğunlukla iki veya daha fazla ilaç birlikte verilir ve tedavi süreci aylarca sürebilir. Genellikle radyasyonla birlikte uygulanır. Bilinen yan etkileri yorgunluk, mide bulantısı, kusma ve saç dökülmesidir.

Hedefe yönelik tedavi

Bu ilaçlar direkt kanserli hücreleri yok ederken normal hücrelere zarar vermez. Bazı vakalarda kemoterapinin yerine kullanılabildiği gibi, bazı vakalarda da kemoterapinin etkisini artırmaya yardımcı olur, yan etkileri daha azdır. Genellikle son evre kanserlerinin tedavi süreçlerinde uygulanır.

İmmünoterapi

Verilen ilaçlarla bağışıklık sisteminin kansere saldırmasına yardımcı olunur. Daha az yan etkiye sahip olsa da bazen bu yan etkilerden biri ciddi olabilir.

Baş boyun kanserlerinin tekrar etme ihtimali vardır. Bu nedenle tedavi bitse de hasta mutlaka takip altında tutulur. Bu sürece doktor karar verir ve hasta kontrole geldiğinde çeşitli laboratuvar testleri veya görüntüleme testleri yapılabilir.

Baş Boyun Kanserleri Yaşam Süresi

Erken teşhis her zaman kanseri yok etme şansını yükseltir. Bu durum baş boyun kanserleri için de geçerlidir, ancak yavaş ilerleyen kanser türleri olmaları nedeniyle belirtiler genellikle ikinci ya da daha üst evrelerde fark edilip ciddiye alınır. Şayet kanser birinci evrede teşhis edilebilirse 5 yıllık sağ kalım oranı % 75 civarındadır. Hastanın yaşı, genel sağlığı gibi etmenler de tedavi sürecini ve başarısını etkileyebildiğinden genel bir yaşam süresi vermek zordur. Ancak kanser ileri aşamalardaysa ölüm riski de buna paralel olarak artmaktadır.

Baş Boyun Kanserlerine İyi Gelen Şifalı Bitkiler

Yeşil çay: Demleme yöntemiyle yapılan bu çayın suyunun en fazla 65-70 derece olması gerekir. 2-3 gr yeşil çayı 350 ml. suda iki-üç dakika demledikten sonra yapraklarını çıkararak günde 2-3 bardak olacak şekilde tüketebilirsiniz. Çay soğuduğunda tatsız olacağından demliğin ısısını altında bir mum ile korumaya özen gösterin.

Çörek otu: Çörek otunun çayını yapabilir, ayrıca yoğurt ya da salataya katarak da tüketebilirsiniz. Çörek otu yağından çay da hazırlanabilir. Bunun için bir kupa sıcak suya 1 çay kaşığı nane koyup 10 dakika kadar demleyin. Daha sonra nane yapraklarını çıkarmak için bir elekten süzüp 1 çay kaşığı çörek otu yağı ve tatlandırmak için 1 tatlı kaşığı bal ilave ederek günde 1-2 bardak içebilirsiniz.

Zerdeçal: Demleme yöntemini çayını hazırlayıp günde 1-2 bardak tüketebilirsiniz. Ayrıca özellikle ağız kanseri vakalarında gargara yapılabilir ya da 1 tatlı kaşığı zerdeçalla suyu karıştırıp macun kıvamına getirerek ağız içi yaralarına uygulanabilir.

Devedikeni: Demleme yöntemiyle çayını hazırlayıp günde 1-2 bardak tüketebilirsiniz.

Kudret narı: Bir sonbahar bitkisi olan kudret narı taze tüketilebileceği gibi kudret narı yağı ya da macunu da alınabilir.

Ökseotu: Bu bitkiden hazırlanan çaydan günde 1-2 bardak tüketilebilir. Bunun için 1 çay kaşığı kadar ince kıyılmış ökse otunu 1 fincan soğuk suya atıp oda sıcaklığında 1 gün bekletilir. Daha sonra bu karışım ısıtılarak içilebilir.

Bu şifalı bitkiler doktora danışılarak tüketilmelidir. Ayrıca aynı anda örneğin yeşil çay ve ökseotu çayı bir arada içilmemelidir. Bu bitkilerden hazırlanılan bir çay tarifi 21 gün boyunca tüketilip ara verilmelidir. Bu arada başka bir çay türü uygulanabilir.

Baş Boyun Kanseri Hastalarına Öneriler

Egzersiz yapın: Haftada 60-80 dakika kadar orta derecede egzersiz, vücudun hastalıklara karşı verdiği tepkiyi artırarak kanser gelişimini önlemeye yardımcı olabilir. 25 dakikalık tempolu bir yürüyüşün kanser riskini % 18 kadar azalttığı bilinmektedir.

Bol bol güneşlenin: D vitamini eksikliği kanser vakalarında metastaza yol açabilir. Bu nedenle sabah egzersizini güneş ışığı alan bir yerde yapmayı tercih edin.

Uykunuzu düzenleyin: Düzenli uyku, yara iyileşmesinde önemli bir faktördür. Uykudan önce içilen 1 bardak sıcak süt, uykuya dalmanızı kolaylaştırabilir. Magnezyum takviyesi de uyku düzenlemesinde rol oynar. Televizyonunuzu ve yatak odanızdaki tüm ışıkları mutlaka kapatın. Vücut sıcaklığı uyumanızı zorlaştırabilir. Bu nedenle egzersizlerinizi akşam değil sabah yapmayı tercih edin.

Tütün ürünleri ve alkol kullanmayın: Bu kanserin en önemli tetikleyicisi olan tütün ve alkol tüketimini kesinlikle bırakmalısınız.

Bu İçeriğe Kaç Puan Verirsiniz ?
[0 Kişi Oyladı Toplam Puanı: 0]
Yorumları Görüntüle

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir