Astım Belirtileri, Teşhisi, Tedavisi ve Öneriler

72
Bu makeleyi Ortalama 6 dakikada okuyabilirsiniz.

Astım Nedir?

Astım, solunum yollarına zarar veren ve iltihap nedeniyle gelişen kronik bir akciğer hastalığıdır. Astım tekrarlayan hırıltı dönemlerinde, nefes darlığına, göğüs sıkışmasına ve öksürüğe neden olur. Öksürük nöbetleri genellikle gece veya sabahın erken saatlerinde artar. Astım hastalığı her yaştan insanı etkiler, ancak çoğunlukla çocukluk döneminde başlar. Astım hastalarında hava yolu iltihapları olduğu için solunum yolları şişer ve bazı inhale maddelere karşı şiddetli tepki verir. Bu duruma solunum yolları tepki gösterdiğinde, etraflarındaki kaslar sıkışır. Böylece hava yolları daralır ve akciğerlere daha az hava akışına neden olur. Şişme kötüleşerek astım semptomlarına neden olabilir ve astım krizini tetikleyebilir.

Astım hastalığının dünya genelinde yaklaşık 300 milyon kişiyi etkilediği tahmin edilmektedir. Ülkeden ülkeye değişmekle birlikte görülme sıklığı ortalama %15 kadardır. Bu oran hava kirliliğinin yüksek olduğu şehirlerde daha yüksektir. Astımın genetik ve çevresel pek çok nedene bağlı olduğu bilinmektedir. Astım, doğru teşhis ve tedavi ile çözümü olan bir hastalık olmasına rağmen yetersiz takip nedeniyle istenilen şekilde kontrol altına alınamamaktadır. Bu nedenle hastaların tedavi süreçlerine sadık kalmaları çok önemlidir.

Astım Belirtileri

• Karakteristik olarak ataklar halinde seyreder

• Nefes darlığı, göğüste sıkışma hissi

• Hırıltılı solunum

• Öksürük ve zor çıkarılan koyu balgam

• Astımla birlikte alerjik göz alerjisi, rinit, sinüzit, egzama görülebilir

• Ataklarının çoğu gece saatlerinde ve sabaha karşı ortaya çıkar

Astım Teşhisi

Atak sırasında astım teşhisi koymak doktor için daha kolaydır. Atak dışında ise hastalığın öyküsü hekimi astım teşhisine yönlendirir. Kesin teşhis için akciğer filmi, solunum fonksiyon testleri, alerji testi, kan testi istenir

Astım Risk Faktörleri

Genetik faktörler: Alerji varlığı, bronş hiperreaktivitesi, atopi, cinsiyet ve obezite

Çevresel faktörler: Alerjenlere, toz ve kimyasal maddelere maruz kalmak

• Sigara dumanına ve hava kirliliğine maruz kalmak

• Viral üst solunum yolu enfeksiyonları, gastroözefageal reflü ve bazı ilaçlar

• Ev tozu akarları, kedi-köpek gibi evcil hayvanlar, hamamböceği

• Polenler ve küf mantarları

• Bebeklik döneminde yoğun ev tozu akarlarına maruz kalma

• Deterjan, parfüm ve yemek kokuları gibi uyaranlar

Hastaların semptom yaşamadığı dönemlerde genellikle fizik muayene bulguları normaldir. Semptomların olduğu dönemlerde ise hava yolu obstrüksiyonunun ağırlığına bağlı olarak fizik muayene bulguları saptanır. Hafif obstrüksiyonu olan hastada soluk vermenin uzaması ve hışıltılı solunumun tipiktir. Daha ağır belirtiler yaşayan hastalarda ise solunum sıkıntısı, yardımcı solunum kaslarının solunuma katılmaması, yaygın ekspiratuar ronküsler, anksiyete ve taşikardi problemleri görülebilir. Solunum fonksiyon testlerinde reversible hava yolu obstrüksiyonun gösterilmesi astım teşhisini büyük oranda destekler.

Akciğer filmi hastaya ilk teşhis konduğu zaman ayırıcı tanı yapmak amacıyla çekilmeli, kontrollerde bundan kaçınılmalıdır. Tedaviye yanıt vermeyen hastalarda ve astım komplikasyonlarının varlığının düşünüldüğü durumlarda da gereklidir. Astımlı hastalarda periferik kan ve balgam birikimi görülebilir, ancak bunlar tanısal değildir. Cilt testleri ve serum IgE düzeyleri astım değil atopi teşhisinde kullanılır.

Astım Tedavisi

Bu hastalık, çok ilerleyip geri dönüşümsüz safhaya girmediği sürece kolaylıkla kontrol altına alınıp tedavi edilebilir. Düzenli olarak tedavi gören hastaların büyük çoğunluğunda, astım yaşamı olumsuz yönde etkilemez. Ancak eksik ya da yanlış tedavi veya bilinçsiz ilaç kullanımı, hastalığın giderek ilerlemesine, atak sayısının ve şiddetinin artmasına neden olabilir. Bu durum hastanın sürekli nefes darlığı çekmesine ve diğer şikayetlerle yaşamasına neden olur. Astım tedavisinde kullanılan ilaçlar genellikle solunum yoluyla alınır ve bu ilaçlar iki grupta ele alınabilir.

Birinci grupta semptomları giderici yani hastayı rahatlatıcı ilaçlar yer alır. Bunlar yine solunum yoluyla kullanılan ilaçlardır ve atak belirtileri ortaya çıktığında doktorun önerdiği şekilde kullanılır. Etkileri 1-2 dakika içerisinde görülür; hastanın nefes darlığı, hırıltılı solunumu ve öksürüğü azalır. Semptom giderici ilaçların hastalığı kesin olarak tedavi etme ya da kontrol altına alma gibi etkileri yoktur. Bu gruptaki ilaçlar arasında terbutalin, salbutamol gibi sempatomimetikler bulunur. Bu türdeki ilaçlara inhaler de denilir.

İkinci grupta ise hastalığı tedavi eden ve kontrol altına alan ilaçlar yer alır. Bu ilaçlarda genellikle solunum yoluyla kullanılmaktadır ancak tablet ya da enjektabl bazı ilaçlar da mevcuttur. Hastalığın tedavi süreci ve hastanın yaşam kalitesi temel olarak bu ilaçlar ile belirlenmektedir. Bu ilaçlar arasında kortikosteroidler, nedokromil sodyum, kromolin sodyum, teofilin ve lökotrien reseptör antagonistler bulunmaktadır.

Ağır Astım Krizinin Belirtileri

• Nefes darlığı

• Göğüste şiddetli şıkışma hissi

• Her bir soluk alışta iki kelimeden fazla konuşamamak

• Stresli ve kaygılı olmak

• Nefes alıp verirken boğaz ve kaburga kaslarının içeri doğru çekilmesi

• Dudak kenarlarında morluklar oluşması

• Solgunluk ve terleme

Küçük çocuklarda, bu belirtilerin dışında huzursuzluk, yatıştırılmalarında güçlük ve nefes darlığı nedeniyle yeme ve içme sorunları da görülmektedir. Çocuklarda ayrıca kusma da olabilir. Astım krizinin belirtileri hastadan hastaya değişir. Bu nedenle, astımlı bir hastada ağır bir kriz sırasında bu belirtilerin tümü görülmeyebilir.

Astım Hastaları İçin Öneriler 

• Sigara içilmemelidir, evde sigara içilmesine de müsaade edilmemelidir.

• Tozlu ve dumanlı alanlardan uzak durulmalıdır.

• Yatak ve yastık toz geçirmeyen bir kılıfla kaplanmalı, 5 yılda bir yastıklar yenilenmelidir.

• Yatak odasındaki çarşaf ve yorganlar her hafta sıcak suda yıkanmalıdır.

• Evde hayvan beslenmemeli, hayvanlara alerji söz konusu ise uzak durulmalıdır.

• Klima kullanılmamalı ya da filtre taktırılmalıdır. Klimalar düzenli olarak bakımdan geçirilmelidir.

• Evdeki halılar kaldırılmalı ya da düzenli olarak yıkatılmalıdır.

• Astım hastaları genellikle hamam böceklerine alerjiktir, bu nedenle evde ilaçlama yapılmalıdır.

• Ev küfüne karşı damlayan musluk, boru ve diğer su kaynakları onarılmalıdır.

• Mümkünse odunlu soba, kerosenli ısıtıcı kullanılmamalı ve şömine yakılmamalıdır.

• Talk pudrası, saç spreyi ve boya gibi kokulu spreylerden uzak durulmalıdır.

• Alerji mevsimi süresince pencereler kapalı tutulmalı ve mümkünse, polenlerin yoğun olduğu rüzgarlı saatlerde evde kalınmalıdır ve pencereler kapalı tutulmalıdır.

• Alerji mevsimi başlamadan önce astım tedavisinde herhangi bir ek ayarlama gerekip gerekmediği doktora danışılmalıdır.

• Astım hastalığı olsa da aktif bir yaşam sürülebilir. Ancak egzersiz, oyun veya yoğun çalışma gibi aktiviteler hastada astımı arttırıyorsa doktorla görüşülmelidir.

• Soğuktan ve hastalıklardan korunmalı ve mutlaka grip aşısı olunmalıdır.

• Yeterince dinlenilmeli, dengeli beslenilmeli, düzenli olarak egzersiz yapılmalı ve bol sıvı tüketilmelidir.

• Sülfitli gıdalardan uzak durulmalı, astım semptomlarına neden oluyorsa bira veya şarap içilmemeli, karides, kuru meyve veya işlenmiş patates tüketilmemelidir.

• Astımı tetikleyen her türlü risk faktörü öğrenilmeli ve bunlardan özenle korunulmalıdır.

• Astım tedavisinde dikkat edilmesi gereken en önemli nokta ise doktor tavsiyelerine uymak ve düzenli kontrollere devam etmektir.

• Astım kronik bir hastalık olduğu için tedavinin temelini hasta eğitimi oluşturur. Bu nedenle hastalıkla ilgili doktordan olabildiğince kapsamlı bilgiler edinilmelidir.

Bu İçeriğe Kaç Puan Verirsiniz ?
[0 Kişi Oyladı Toplam Puanı: 0]
Yorumları Görüntüle

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir