Anoreksiya Nervoza Nedenleri, Belirtileri

90
Bu makeleyi Ortalama 12 dakikada okuyabilirsiniz.

Anoreksiya Nervoza Nedir

Anoreksiya, bir deri bir kemik kalıncaya kadar sürenzayıflama tutkusuna bağlı bir sağlık sorunudur. Özellikle ergenlik döneminde,nadiren de erişkin çağda başlayan çok ciddi sonuçlara neden olabilen bir yemebozukluğu sendromudur. Sadece kızlarda meydana geldiği düşünülen bu rahatsızlıkerkekleri de ağına alıyor. Kilo almaktan çok korkan ya da kilo aldımdüşüncesiyle rejime başlayan her bireyde görülebilen sinsi bir sağlık sorunudur.

Önceleri masum şekilde başlayan diyet programları ilerleyen zamanlarda kontrol edilemeyen açlık savaşına dönüşür. Kişi kısa süre içinde anormal derecede kilo vermeye başlar. Bu durum karşısında zafer kazandığını düşünerek, açlıktan zevk alma derecesine gelir. Sonucunda karşılaşabileceği herhangi bir sağlık sorunu kendisi için problem teşkil etmez. Çünkü tek amacı ulaşmak istediği kilodan bile daha zayıf olmaktır.

Bazı kişiler yaptığı bu ölüm diyetinin yanı sıra ciddi egzersizler de yapar. Bu kişiler için atılan adımdan çok yakılan kalori önemlidir. Bu nedenle çok sık tartılarak kilosunu takip ederler. Çünkü alınan ya da verilen 1 gramın bile hesabını yaparak kendilerini kontrol altında tutmak isterler.

Vücut ağırlıklarını kontrol etmenin iki yöntemi vardır. Bu rahatsızlığı yaşayanların %30’u, beslenmesini ileri seviyede kısıtladığı açlık dönemleriyle beraber rahatsız olacak derecede aşırı yeme dönemleri yaşar. Yemeklerini de toplum içerisinde yemekten değil yalnız yemekten hoşlanırlar. Daha sonra kilo almaktan çok korkarak kendi kendine bir yaptırım uygularlar. Boğazına parmak bastırarak kusup rahatlamaya çalışırlar. Bu gibi uygulamaları yapan kişilerin mide asidinden dolayı ellerinde yara, deri sertleşmesi görülebilir. Ayrıca mide asidinin etkisiyle diş mineleri zayıflayarak erozyon meydana gelebilir.

Rahatsızlığı yaşayanların %70’i ise yine beslenmesini ileri derecede kısıtlayarak çok az yiyecek yer. Üstelik tükettiği yiyeceklerin oldukça düşük kalorili olmasına çok dikkat ederler. Bunu yapmasına rağmen ekstra egzersiz yaparak tükettiği yiyecekleri yakmaya çalışırlar. Anoreksiya hastaları ayna karşısında vücutlarını sürekli izleyerek kendilerini bir iç hesaplaşmaya sokarlar. Beden algısını kaybetmeleri nedeniyle yansımasını hiçbir zaman istediği gibi zayıf görmez. Hep daha fazla kilo vermenin peşindedirler.

Etrafındaki kişiler zayıfladığının farkındadır ve bunun için önlem almak isterler. Fakat hasta zayıflığını reddederek bir takım yalanlara başvurur. Yemek vakitlerini atlatmak adına çeşitli bahaneler bulur. Aç olmadığını veya dışarıda çok fazla yediğini söyler. Başının ağrıdığını söyleyerek yemek masasından kaçar. Ayrıca zayıflığının belli olmaması için bol kıyafetler giymeyi tercih eder.

Afraid of eating

Aslında bu tür kişilerin karnı çok açtır. Fakat durum bazıkişiler için farklı olabilir. Acıkma hissi bu süreç içerisinde kaybolabilir.Genellikle mutfağa girmeyi severler. Yemek yapmaktan, yemek programlarıizlemekten zevk alırlar, ancak yaptıkları yiyecekleri kendileri yemez sadeceyedirmekten hoşlanırlar. Bu sağlık sorununa maruz kalan kişiler zamanlagüçsüzleşerek sık sık bayılmaya başlar. Bağışıklığı çok zayıflar vehastalıklara karşı dirençsiz olurlar.

Meydana gelen kalsiyum eksikliği nedeniyle erken yaşta kemik erimesi sorunu başlar. Besin emilimleri gerçekleşmeyeceği için vitamin ve mineral eksikliği de olur. İleri derecede kansızlık yaşayarak anemi sorunu ile de karşı karşıya kalır. Fazla su kaybı olması nedeniyle elektrolit dengesi bozulur. Kızlarda adet bozukluğu meydana gelir. Ne yazık ki tüm bu sorunlar bunlarla sınırlı değildir. Meydana gelebilecek olan rahatsızlıklar ile ilgili kısma, aşağıda yer alan sağlık sorunları belirtilerinde detaylıca söz ettik.

Anoreksiya sosyoekonomik düzeyi yüksek olan bireylerde, mükemmeliyetçilik duygusu baskın olan, ders çalışma takıntısı ve özgüven eksikliği yaşayan, içe kapanık, asosyal kişilerde görülebilir. Travmatik bir olay yaşayan ya da anne babası boşanan bireyler de bu tür durumlar karşısında yaşadığı çöküntüyü bedenlerine hakim olma çabasıyla tamir etmeye çalışır. Günümüzde kabul gördüğü düşünülen, aslında toplumsal bir baskı haline gelen “manken gibi zayıf” algısı da bu hastalığın önemli bir tetikleyicisi olabilmektedir.

Bu sağlık sorununun sadece kilolu kişilerin başına geldiği düşüncesi çok yanlıştır. Normal kilodaki kişilerinde yaşadığı psikolojik bir yeme bozukluğudur. Kişi zayıflayarak ideal kilosunun %15 altına düşer. Az uyur ve çok aktif olur. Kişinin bu derece aktif olması gizleme çabasının istem dışı bir faaliyeti olabilir.

Aslında bazıları için sadece bir şımarıklık zannedilen anoreksiya hastalığı, hayatı ileri derecede kontrol etme durumudur. Hastanın, kontrol etme çabasının bedeninde ve psikolojisinde bıraktığı iyileşmesi çok zor yaralara neden olur. Hasta başına gelen trajik bir olay sonucunda kontrol edemediği şeyleri vücuduna hakim olma düşüncesi ile düzeltmeye çalışır. O anda algılayabildiği tek şey bedeninin sadece kendisine ait olduğudur. Ona artık kimse karışamaz, tek hakimiyet kendisindedir. Bu nedenle kontrol altında tutmak istediği şeyleri bedeni üzerinden yapmaya çalışarak başladığı zayıflama tutkusu, hastanenin bir yoğun bakımı odasında sonuçlanır.

Anoreksiya Nervoza Nedenleri

Anoreksiya hastalığının nedenleri tam olarakbilinmemektedir. Fakat psikolojik, biyolojik ve çevresel faktörlerin karmaşıketkileşimleri sonucu ortaya çıktığı tahmin edilmektedir.

Biyolojik Faktörler: Bu sağlık sorununa maruz kalan kişilerde henüz genlerin bir etkisi kanıtlanmamıştır. Lakin bazı kişilerin genleri onları anoreksiyaya karşı duyarlı hale getirmiştir. Yeme bozukluğu bulunan kişiler hassas, duygusal ve mükemmeliyetçi kişilerdir. Bu faktörler genlerle bağlantılı olduğu için hastalığın kalıtsallığı ile ilgili araştırmalar günümüzde devam etmektedir.

Psikolojik Faktörler: Kişinin hassaslığı, duygusal durumları onu derinden etkileyerek anoreksiyayı tetikleyebilir. Depresif özellik gösteren ve obsesif kompulsif kişilik bozukluğu olanlarda anoreksiya hastalığı daha kolay başlayabilir.

Çevresel Faktörler: Özellikle genç bireylerde sosyal medya, toplum baskısı gibi nedenlerle zayıf olmak bir takıntı haline gelebilir. Mankenlere, ünlülere özenilerek ince bir bedene sahip olmak istenir. Zayıflamak bu genç bireyler için bir avantaj gibi görülür. Kişiler hayattaki değerini vücut ölçülerine dayanarak belirler.

Yeme bozukluğu sadece zayıflamak isteğiyle meydana gelmemektedir. Bu durumu tetikleyici birçok faktör olabilir. Her yaşta ve cinsiyette oluşabilen bu psikolojik rahatsızlığı yaşayabilecekler için, risk oluşturan faktörler;

• Genetik faktörler

• Hızlı kilo alıp, vermek (kilo dalgalanmaları)

• Aile öyküsü (Yaşanılan acı kayıplar, anne babanın boşanması)

• Toplum baskısının etkisi altında kalmak.

• Genellikle ergenlik döneminde olmak

Anoreksiya Nervoza Belirtileri

Bu rahatsızlığa maruz kalan kişiler ilk zamanlardakendilerini başarılı şekilde kamufle edebilir. Fakat kısa sürede gözle görülürhale gelen anormal zayıflıkları ve değişen yeme alışkanlıkları onları eleverir. Durumu kesin bir dille reddederek özellikle yeme içme konusunda birtakım yalanlara başvurur.

Beslenme Belirtileri

• Normal kiloda ya da zayıf olmasına rağmen oldukça kısıtlı bir diyet uygular. Tükettiği besinlerin de düşük kalorili olmasına dikkat eder. Hazır gıda, karbonhidrat ve yağ gibi gıdalardan kesinlikle uzak durur.

• Kalori hesabı konusunda çok fazla takıntılı olur. Genellikle tükettiği gıdaların besin değerlerine dair bir hesap tutar. Tüketeceği gıdaların içeriklerini okur ve buna göre seçim yapar.

• Yiyeceklerle meşgul olmayı sever. Yemek tarifi kitapları okur ve programları izler. Yemek, pasta gibi şeylerle uğraşmaktan hoşlanır, fakat yaptıklarını kendisi yemeyerek başkalarına ikram eder. Sürekli yiyecekleri düşünerek kendisini meşgul eder. Yemek yememe hususunda kendisiyle bir iç savaş yaşar.

• Öğünleri atlatmak için farklı yalanlara başvurur. Aç olmadığını ya da midesinin rahatsız olduğunu söyler, yiyecekleri saklar. Yemeğe çağırıldığı zaman türlü mazeretler uydurur.

• Toplum içerisinde yemek yemekten hoşlanmaz. Yemek yerken gözlerin üzerinde olduğunu düşündüğü için yalnız yemeği sever.

Fiziksel Belirtiler

• Vücut ölçüleri son derece önemlidir. Kemiklerinin belirginleştiğini gördükçe mutlulukları artar. Ayna karşısına geçerek saatlerce kendini izlemekten büyük zevk duyar.

• Kısa sürede anormal şekilde zayıflar. Bu durum ona daha da şevk verir.

• Zayıf olmasına rağmen hedeflediği görünüme kavuşamadığı kanısındadır hep. Kendisini bir iç hesaplaşmaya sokarak sürekli eleştirir. Karın, kalça gibi bölgelerinin çok yağlı olduğunu düşünerek derin bir üzüntüyle birlikte strese girer.

• Zayıflığını asla kabul etmez. Fakat bu durumunu gizlemek için de bol kıyafetler giymeyi tercih eder. Başkalarının yanında kesinlikle tartılmaz.

• Sosyal hayatlarından kopar ve sinirli olurlar. Sinir sistemleri zayıflar ve bu nedenle kolayca depresyona girerler.

Sağlık Sorunu Belirtileri

• Anormal kilo kaybı

• Düzensiz periyotlar

• Kadınlarda adet düzensizliği

• Erkeklerde testis oranında düşüş

• Kalpte ritim bozukluğu

• Kansızlık (Anemi)

• Vücut ısısında azalma

• Kan basıncında düşme, solunum ve nabız hızında yavaşlama

• Kemiklerde zayıflama (osteoporoz)

• Kırık riski

• Böbrek sorunları

• Baş dönmesi, bayılma ve denge kayıpları

• Kol veya bacaklarda şişlikler

• Vücudun çeşitli yerlerinde morluklar

• Kabızlık

• Diş problemleri

• Tırnakların kırılması ve mavimsi renk değişikliği

• Saçlarda yıpranma ve dökülme

• Cilt kuruluğu ve derinin pul pul dökülmesi

• Cildin sarımsı bir renk alması

• Uyku düzeninde bozulma

• Yorgunluk, halsizlik, depresyon

• Ciddi potasyum, kalsiyum ve magnezyum eksikliği sonucu oluşabilecek çeşitli hastalıklar

Anoreksiya Nervozadan Korunma Yolları

Doktorunuzun sizin için uygun gördüğü tedavi sürecini uygulamanızçok önemlidir. Bu süreçte size yardımcı olabileceğini düşündüğümüz aşağıdakiuygulamaları da yerine getirebilirsiniz.

• Kalorisi düşük besinleri ve kısıtlı porsiyonları tercih etmek yerine kendinize sağlıklı bir beslenme programı oluşturun.

• Özendiğiniz bir beden ölçüsü yerine kendi vücut kitle indeksinizi hesaplayıp ona göre bir kilo hedefi oluşturun.

• Doktorun siz verdiği tedavi planına sadık kalın. Tedavinizi aksatmayın.

• Ağır egzersizler yerine kendinize uygun bir egzersiz programı belirleyin ve amacınız kalori yakmaktan ziyade atılan adımlar olsun.

• Uyku düzeni oluşturun.

• Arkadaşlarınıza ve sosyal aktivitelere zaman ayırın.

• Ayna karşısında uzun vakitler geçirmeyin ve sık sık tartılarak gram hesabı yapmayın.

• Kendinize iyi geldiğini düşündüğünüz bir hobi seçin. Hoşlandığınız şeyleri yapmaya daha fazla vakit ayırın.

• Psikoloğunuz ile beraber sizi depresyona sokabilecek etmenleri belirleyerek bu durumu nasıl atlatabileceğinizi öğrenmeye çalışın.

• Yemeğinizi yalnız yemeyin ve öğün vakitlerini atlamayın.

• “Zayıflık bir avantajdır” düşüncesinin yanlış olduğunu kabul edin. Asıl doğru olanın ‘’herkesin kendi sağlıklı kilosu’’ olduğunu unutmayın.

• Yemek yedikten sonra kusmaya çalışmayın.

• Başkalarının hakkınızda ne düşündüğüne çok fazla takılı kalmayın. Bu durumu beden ölçülerinizle bütünleştirmeyin.

Anoreksiya Nervoza Tedavisi

Anoreksiya hem psikolojik hem de fiziki bir sağlıksorunudur. Tedavi süreci zorlu ve uzundur. Hasta genel itibarıyla hastalığıreddederek, gerekli tedavi sürecini kabul etmez. Bu durum vücudun iyileşmesini dahada zorlaştırır. Tedavi sürecinin seyri açısından erken teşhis ve kişinin durumukabullenmesi çok önemlidir.

Tedavinin asıl amacı hastanın sağlıklı kilosuna kavuşmasıdır. Eğer hastada ileri derecede metabolik sorunlar baş göstermişse yatılı tedavisi gereklidir. Hastada oluşan sağlık sorunlarına göre gerekli branşlardaki hekimlerle uygun bir tedavi programı başlar. Tedavi süreci boyunca diyetisyen uzman eşliğinde beslenme düzeni oluşturulur ve yakından takip edilir. Bu süreç, hastada oluşabilecek herhangi bir depresyon ihtimaline karşı psikoterapi ile desteklenir.

Tedavi sürecinin olumlu ilerlemesi açısından hasta ve doktor ilişkisi önemlidir. Hasta ile doktor arasında güven sağlanmalıdır. Aynı şekilde aile faktörü de tedavi sürecinde etkin rol oynar. Doktor ile aile bireyleri arasında yakın temas kurulur. Hastanın hikayesi ve karakteristik özellikleri hakkında gerekli bilgi alışverişi yapılır.

Terapistler alınan bilgiler ışığında hasta ile kuracağı ilişkiyi belirler. Bu sayede hastanın güvenini kazanmaya çalışarak uygun bir tedavi programına başlar. Kişinin kilo alması sağlanır. Bu durumun kensidini depresyona sokabileceğinden, yatılı bir tedavi ile beslenmesi kontrol altında tutulur.

Hastanın davranışları, korkuları, kaygıları, algıları ve duygusal çatışmaları ele alınır. Bu faktörlerin neden olabileceği ruhsal bozukluklar giderilmeye çalışılır. Hastanın zayıf noktaları (kırılganlığı, çekingenliği, özgüven eksikliği) belirlenir. Aile bireyleri ve psikologların etkisiyle bireyin bu noktalarda daha güçlü olması hususunda çalışılır.

Tedavi sürecinin uzun soluklu olması nedeniyle birey eve çıktığında da süreç devam eder. Bu nedenle hasta için hassasiyet gerektiren şeylere dikkat edilmelidir. Örneğin onun yanında zayıflık, dış görünüş gibi konuşmalardan kaçınılmalıdır. Onu rahatsız edebilecek, strese sokabilecek davranışlardan uzak durulmalıdır.

Aile bütünlüğüne dikkat edilmeli ve yemek vakitlerinde aile bireylerinin masa etrafında beraber bulunması, birlikte yapılabilecek sosyal aktiviteler, hastanın sevdiği kişilerle zaman geçirmesi sağlanmalıdır. Bu yöntemle hastanın moral/motivasyonu yüksek tutulabilir.

Hastanın ilgisinin başka uğraşlara çekilmesi için hoşlandığı bir meşguliyet kazandırılması faydalı bir adım olacaktır. Mesela bir enstrüman çalması, resim yapması, yazı yazması, herhangi bir el işi yapması onun kendisine olan aşırı ilgisini azaltmasına yardımcı olabilir. Üstelik kendi başına bir şeyler yapabiliyor olması, özgüvenini kazanmasında etkili olur.

Hastanın bu süreçte şefkat ve güvene ihtiyaç duyduğu unutulmamalıdır. Yaptıklarından dolayı suçlanmamalı ve iyi hissettirilmelidir. Kendisiyle yakından ilgilenilmeli ve yalnız bırakılmamalıdır. Doktorlarıyla sürekli temas halinde olunmalıdır. Hastanın eski beslenme düzenine dönmesi zaman alacaktır. Bu duruma karşı sabırlı olunmalıdır. Hastaya karşı uzlaşmacı bir tutum takınılarak onunla inatlaşmadan, uzmanların da yardımıyla yaptığı yanlışların doğrularını öğrenmesi sağlanmalıdır.

Sonuç olarak tedavi sürecinde aile rolünün çok büyük olduğu yadsıtılmamalıdır. Bu süreç; psikoterapi, farmakoterapi, tıbbi beslenme ve davranış değiştirme tekniklerini içermektedir. Tüm bu uygulamaları yerine getirebilmek için yatak istirahati gereklidir.

Anoreksiya Nervoza Hastalarının Tüketebileceği Gıdalar

Bu hastalığa maruz kalan kişiler için önerilen bazı gıdalarvardır. Bu gıdalar iştah açan, sistemleri çalıştıran, metabolizmanın düzenli çalışmasınısağlayan sağlıklı takviyelerdir. Bu gıdalar;

Limon: İştah artırıcı olan bu meyve aynı zamanda antioksidan özelliği ile vücudu temizler. Bir adet limon suyu bir bardak ılık su ile karıştırılarak sabahları aç karnına tüketilebilir. Böylece metabolizma ve sindirim sisteminin çalışması desteklenebilir.

Portakal Suyu: Tüketilen besinlerin daha kolay sindirilebilmesi açısından önerilen bir içecektir. 1 hafta boyunca, günde bir kaç defa tüketilmesi halinde sindirim sisteminin gelişmesine destek sağlar.

Elma: Sindirimi kolaylaştıran bu meyvenin her gün bir tane tüketilmesi sindirim sisteminin gelişmesine yardımcı olur. Aynı zamanda metabolizmanın rahat çalışmasına da katkı sağlar.

Ananas: İştahı açabileceğinden dolayı kahvaltı öğünlerinize ekleyerek rahatça tüketebilirsiniz.

Nane: Yine iştahı açabileceğinden dolayı tercih edilebilecek bir bitkidir. Yarım çay bardağı kadar içilebilecek nane suyu canınızın yemek istemesini sağlayabilir.

Sıcak Su: Sindirim sisteminin temizlenmesi açısından önemli yere sahip olan suyun özellikle sıcağa yakın ılık olarak tüketilmesi önerilmektedir. Aynı zamanda iştahı artırıcı bir etkisi de bulunmaktadır.

Sarımsak: Bağışıklık sistemini güçlendiren sarımsak iştahın açılmasına da yardımcı olabilir. Düzenli olarak tüketilmesi gereken bu gıda 2-3 diş olarak yemeklerde, salatalarda ya da çiğ biçimde tüketilebilir.

Ekşi Üzüm: Bu meyve iştahın açılmasına yardımcı olabilir. Yaklaşık 1 ay boyunca düzenli olarak tüketilmesi halinde etki gösterebilir.

Bu İçeriğe Kaç Puan Verirsiniz ?
[0 Kişi Oyladı Toplam Puanı: 0]
Yorumları Görüntüle

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir