ALS Nedir, Neden Olur, Teşhisi, Tedavisi

151
Bu makeleyi Ortalama 5 dakikada okuyabilirsiniz.

ALS Nedir?

Kısa süre içerisinde dünyada popülerliği artmış olan bir rahatsızlık olan ALS yani Amyotrofik Lateral Skleroz ile ilgili bir tanım yapacağız. Burada rahatsızlığa dikkat çekmek için buz dolu bir kovanın kafadan aşağıya dökülmesi ikonik bir durum yarattı. Haliyle her kesimin ismen bildiği ancak fikrinin olmadığı bir hastalık hayatımıza dahil oldu. ALS temel anlamda motor nöron hastalığı şeklinde tanımlanmaktadır.

Çünkü omurilik ve merkezi sinir sistemini ekarte eden bir hücre kaybından yola çıkar. Bazı uzmanlara göre beyin sapı olarak belirtilen kısımda motor sinir hücrelerinin ani bir biçimde düşmeye başlamasıyla ortaya çıkar. Doğal olarak bu durum bölgenin hissizleşmesini ve çeşitli fizyolojik reaksiyonları beraberinde getirir. ALS hastaları için en temel belirtinin ise kas kaybı olduğu bilinir.

Daha zayıf bir görüntü, daha güçsüz bir bünye ve kas erimesi ile birlikte tehlikeli bir ilerleme süreci söz konusu olur. Fakat bununla ilgili yapılan araştırmalar durumun çok daha ciddi ve sinsi bir biçimde ilerleyeceğini ortaya koymuştur. Mesela bazıları için ALS teşhisi ardından dilde uzun süreden beri kas kaybı ve sinir yitirilmesi tespit edilmiştir.

ALS hastalığı ile ilgili en önemli kronik nokta ise zihinsel aktivitedir. Yani tahmin edileceği gibi motor sinir hücrelerinin kaybolması zihinsel bir soruna yol açmaz. Hatta hafıza kaybı gibi temel rahatsızlıklar bile söz konusu olmaz. Ancak fizyolojik anlamda bunların tümü yaşanır. Bilhassa atrofi ile beraber kasların güçsüzleşmesi sonucunda elden ayaktan kesilmeye kadar ilerlemektedir.

Etkilenen bölgeler arasında ise çok farklı noktalar görmek mümkündür. Buna zaten dil ile başlamıştık. Ayrıca bulber alanın dahil olmasıyla boyun ve boğaz bölgesi ciddi bir biçimde etkilenebilir. Halk arasında ALS riski taşıyan grup hakkında yanlış bir izlenim oluşmuştur. Örneğin sık rastlanan bir hastalık gibi popülariteye erişmiştir. Ancak dünya üzerinde her 100.000 kişide 1-2 olarak adlandırılabilecek bir orana sahiptir. Ayrıca temel araştırmalar sonucunda hasta öykülerine bakarak erkeklerde daha sık gözlemlendiği ortaya konmuştur.

ALS Teşhisi

ALS hastalığının teşhisi için genel bir muayene önemlidir. Bilhassa 40-50 yaş grubunun risk faktörü altında olduğunu söylemeliyiz. Ancak çoğu zaman 40 ile 70 yaş arasında gözlemlendiğini de es geçmemek gerekiyor. Bunun 40 yaşından önce olmayacağının ise herhangi bir garantisi yok.

ALS teşhisi yapılabilmesi için pek çok muayeneye ve tetkike ihtiyaç duyulur. Bunlar arasında alt ve üst motor sinir hücrelerinin iletiminin niteliği baz alınır. Sol kolunuza iletilen nöronlar ile beraber nitelik ölçümlenebilir. Bu durum bazen sağ kol, sol bacak ya da sağ bacak şeklinde değişkenlik gösterebilir. Bunun teşhis ya da rahatsızlıkla bariz bir bağlantısı yoktur.

Ancak yinede ALS hastalığının teşhis edilebilmesi için belirli bir sürece ihtiyaç duyulabilir. Genel geçer ortalamalara göre bu süreç 12 ay gibi bir zamanı kapsayabilir.

ALS Etkileri

ALS hastalarının yaşadığı en büyük sorunlardan birisi kendi hayatlarını idame ettirememeleridir. Bunun sebebi ise yaşanan kas kaybıdır. Yani kasların yıpranması ve kaslarda oluşan erime ile beraber ciddi bir sorunun oluşmaya başlamasıdır. Bunun fiziksel hareketleri etkilemesi dışında konuşma, hissetme, dokunma gibi duyular için ciddi bir rahtsızlık yaratacağını tahmin etmek zor değil.

Bu sebeple pek çok ALS hastası yakınları tarafından bakılmaktadır. Yere düşmeler, oturduğu yerden kalkamamalar, yemek yiyememek gibi çok önemli etkenler insanların hayatlarını zehir edebiliyor. Burada ise bazı nedenler ve sonuçlar önem arz etmeye başlıyor.

ALS Neden Olur?

Doğrudan tıbbi açıdan bir nedenle örtüştürmek pek doğru olmayacaktır. Halen daha üzerinde araştırmalar sürmesine rağmen ALS nedenleri ile ilgili elle tutulur sonuçlar ortaya koyamamaktayız.

Burada ALS nedenleri arasında bazı genel teorilerden söz etmek mümkün olabilir. Mesela ağır metallere maruz kalmış ya da kimyasal zehirlenme gibi reaksiyonlarla karşılaşmış insanlarda görülme sıklığı yüksek. Hasta öykülerinde de bu durum net bir biçimde ortaya çıkabiliyor.

Bazı uzmanlara göre sinir yapısında bariz bir bozukluk ya da bağışıklık sisteminde oluşan bazı açıklar bu duruma sebebiyet verebilir. Bu alanda çalışmalar halen daha sürmesine karşılık net bir cevap alınabilmiş değil. Beynin doğrudan etkin bir rol oynamasına rağmen zihinsel bir soruna yol açmaması ise bu soru işaretlerini daha da arttırıyor. Olası bir beyin rahatsızlığından kaynaklanmış olsa hafıza kaybı, bunama gibi etkiler gözlemlenebilirdi. Ya da konuşamama reaksiyonunun doğrudan beyin dalgalarıyla alakalı olması kanıtlanabilirdi.

ALS Tedavisi

Aslında yapılan sosyal sorumluluk projeleri ve milyonlarca insanın bu konuda tepki çekmesi ALS tedavisi içindi. Tabi ki burada herhangi bir ilacın ya da tedavi metodunun söz konusu olmadığını bilmek gerek. Yalnızca tedavi için uygulanan ve ilaçlarla belirli düzeyde rahatlama yaşayan binlerce hasta var.

ALS hastalarının tedavi süreci günümüz tıbbi literatürüne göre iyileşmeye dayanmıyor. Çünkü bunu kökünden çözebilecek veya motor nöronlar üzerinde onarıcı bir etki yaratacak yapıya ulaşamadık. Yinede medikal anlamda tedavinin uzun süreli olsa bile olumlu etkiler bıraktığına emin olabilirsiniz.

Bu etkilerin kısaca hastalığın daha da ileri bir evreye taşınmamasını sağladığını bilmeliyiz. Yine hastaların kas yapısında yaşanan kayıpların daha yavaş ve daha stabil olması sağlanır. Kişisel fonksiyonları yerine getirme ve yaşamlarını idame ettirme noktasında bunun önemli olduğu düşünülmektedir.

Bu İçeriğe Kaç Puan Verirsiniz ?
[0 Kişi Oyladı Toplam Puanı: 0]
Yorumları Görüntüle

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir