Akciğer Kanseri Neden Olur, Türleri Nelerdir?

87
Bu makeleyi Ortalama 8 dakikada okuyabilirsiniz.

Akciğer kanseri dünya genelinde en yaygın ve tehlikeli kanser türlerinden biridir. Hastalığa neden olan en önemli faktör sigara kullanımıdır. Tedavi sürecine kanserin türü, ne kadar yayıldığı ve genel sağlık, yaş gibi birtakım faktörlere bakılarak karar verilir. Erken teşhis edilmesi halinde cerrahi müdahale ile iyileşme oranı yüksektir. Ancak ameliyatın uygun olmadığı durumlarda kanserli hücreleri yok etmek için radyoterapi ve kemoterapi tedavi yöntemleri önerilebilir. Kanserin ileri evrelerinde uygulanan hedefe yönelik ilaç tedavilerinden umut verici sonuçlarda alınabilmektedir. Hangi tedavi yönteminin hastada daha etkili olduğunu söylemek zordur, çünkü kanserin evresine, hastanın bireysel farklılıklarına göre pek çok faktör sonucu değiştirebilmektedir.

Akciğer Kanseri Türleri

Bu kanser türü anormal hücrelerin görünümüne göre iki ana türe ayrılır:

Küçük Hücreli Akciğer Kanseri : Kanserli hücrelerin küçük olması nedeniyle böyle tanımlanmıştır ve oldukça yaygındır. Benzer şekilde meydana gelen akciğer kanserlerini kapsar. Örneğin; adenokarsinom, skuamöz hücreli karsinom ve büyük hücreli karsinom bu türde değerlendirilir.

Küçük Hücreli Olmayan Akciğer Kanseri : Daha hızlı şekilde büyüyüp yayılır. Tedavisi daha zordur ve nadir görülür. Genellikle çok fazla sigara içen kişiler bu türdeki akciğer kanserine yakalanır.

Akciğer Kanseri Neden Olur?

Akciğer kanserinin kesin bir nedeni bulunmamaktadır, ancak hastalığa neden olası faktörler şunlardır:

Sigara içmek ve dumanına maruz kalmak : Bu kanser sigara içen ve sigara dumanına maruz kalan kişilerde yüksek oranda görülmektedir.

Radona maruz kalmak : Radyoaktif bir gaz olan radon akciğer kanserine neden olan en önemli ikinci faktördür.

Kanserojen maddelere maruz kalma : Krom, arsenik, asbest gibi.

Genetik faktörler : Aile öyküsünde bir akciğer kanseri  varsa özellikle sigara içen kişilerin bu hastalığa yakalanma riski yüksektir.

Akciğer Kanseri Belirtileri

  • Geçmeyen ve şiddeti ilerleyen zamanlarda artan alışılmadık bir öksürük
  • Az miktarda bile olsa öksürürken kan gelmesi
  • Devamlı balgam çıkartmak
  • Nefes darlığı
  • Öksürüldüğünde ya da derin nefes alındığında kötüleşen göğüs ağrısı
  • Ses kısıklığı ve hırıltı
  • İştah ve kilo kaybı
  • Halsizlik ve yorgunluk
  • Kemik ağrısı
  • Baş ağrısı

Akciğer Kanseri Nasıl Teşhis Edilir?

Erken teşhis taramaları

Akciğer kanseri, oldukça yavaş ilerleyen ve belirtileri görüldükçe ortaya çıkan kanser türlerinden biridir. Bu nedenle erken teşhis edilmesi oldukça zordur. Ancak erken teşhis edilmesi halinde kanserin gelişimi durdurabilir. Buna bağlı olarak uzun yıllar boyunca yoğun sigara içenler ve 55 yaş ve üstü kişiler, her yıl düzenli olarak akciğer kanseri taraması yaptırmayı düşünmelidir.

Görüntüleme testleri

Teşhis esnasın öncelikle akciğerlerin röntgen filmi çekilir. Çekilen film, akciğerlerinizde meydana gelmiş anormal bir kitleyi veya nodülü ortaya çıkarabilir. Bilgisayar taraması ise röntgenle görüntülenemeyen daha küçük lezyonları ortaya çıkarmak için erken teşhis amacıyla kullanılabilir. Ayrıca bu yöntem kitlenin yerini daha ayrıntılı görüntüleyebilir.

Balgam sitolojisi : Şayet inatçı bir öksürüğünüz var ve balgam üretiyorsanız, mikroskop altında balgamı analiz etmek, bazen akciğer kanseri hücrelerinin varlığını ortaya çıkarabilir.

Biyopsi : Akciğerlerde anormal hücre varlığının tespit edilmesi halinde kanserin türünü saptamak için bu hücrelerden biyopsi ile örnek alınıp incelenmek üzere patolojiye gönderilir. Uygulanan biyopsi çeşitleri; mediastinoskopi, bronoskopi  ve iğne biyopsisi gibi.

Akciğer Kanserinin Evreleri

Küçük hücreli olmayan akciğer kanseri türü dört ana evreden oluşur:

Evre I: Kanser hücreleri sadece akciğer loblarından birindedir.

Evre II: Kanser hücreleri akciğerden yakındaki lenf bezlerine yayılmıştır.

Evre III: Kanser hücreleri her iki akciğer arasındaki boşluğa ve akciğer zarına ilerlemiştir.

Evre IV: Kanser hücreleri, her iki akciğerde, akciğeri ve kalbi çevreleyen sıvıya veya karaciğer, beyin, kemik gibi vücudun diğer bölümlerine sıçramıştır. Hastalığın en ileri ve ölümcül evresidir.

Küçük hücreli akciğer kanseri türü ise iki ana evreye sahiptir:

Sınırlı evre: Kanser hücreleri akciğerin tek tarafındadır.

İleri evre: Kanser hücreleri her iki akciğere, lenf düğümlerine, akciğerin etrafındaki sıvıya, kemik iliğine veya diğer organlara yayılmıştır.

Akciğer Kanseri Metastazı

Kanser hücrelerinin başka organlara yayılmasına metastaz denir. Akciğer kanseri genellikle beyin ve kemikler gibi vücudun diğer organlarına yayılır. Yayılan kanser hücreleri, hangi organın etkilendiğine bağlı olarak bulantı, ağrı, baş ağrısı veya başka belirtilere neden olabilir. Kanser hücreleri diğer doku ve organlara yayıldığında genellikle tedavi edilemez. Tedavi süreci, belirtileri azaltmak ve hastanın daha uzun yaşamasına yardımcı olmak için uygulanır.

Akciğer Kanseri Tedavisi

Akciğer kanseri ameliyatı

Kanser hücreleri akciğerlerle sınırlıysa cerrahi operasyon bir seçenek olabilir. Akciğerdeki kanserli kitle ve bir miktar sağlıklı doku ameliyat yapılarak çıkartılır. Gerek görülmesi halinde kontrol amaçlı göğüs bölgesinden lenf bezleri de alınabilir. Operasyon dört ayrı şekilde uygulanır:

Kama Rezeksiyonu : Kanser hücreleri bulunan akciğerin bir parçası sağlıklı dokuyla birlikte çıkarılır.

Segmental Rezeksiyon : Akciğerin daha büyük bir bölümü çıkarılır.

Lobektomi : Sadece kanser hücrelerinin bulunduğu loblardan biri tamamen çıkartılır.

Pnömonektomi : Kanser hücreleri akciğere girip çıkan damar ve bronşlara yakınsa ya da bir tarafta birden fazla akciğer bölgesini tutuyorsa o tarafta bulunan akciğerin tamamı çıkartılır.

Radyasyon Tedavisi

Radyasyonla tedavi yönteminde kanserli hücreleri öldürmek için X-ışınları ve protonlar gibi güçlü enerji ışınları kullanır. Ameliyat öncesi tümörü küçültmek ve ameliyatla beraber kalan kanserli hücreleri temizlemek için uygulanabilir. Genellikle kemoterapi  ile birlikte verilmektedir. Akciğer ameliyatının gerçekleştirilemediği durumlarda radyasyon tedavisi, kemoterapi ile birlikte birinci seçenek olabilmektedir.

Radyasyonla tedavi yöntemi ileri evre akciğer kanserlerinin ağrı gibi belirtililerini hafifletmek için de kullanılmaktadır. Bu yöntemin yan etkileri bulantı, kusma ve akciğer bölgesinde ciltte kızarmadır.

Kemoterapi

Kemoterapi yönteminde kanserli hücreleri yok etmek için ilaç kullanır. Bir veya daha fazla kemoterapi ilacı damardan iğne ya da ağız yoluyla verilebilir. Kemoterapi, tek başına haftalar veya aylarca süreyle uygulanabilir. Kitleyi küçültmek için cerrahi operassyon öncesi ve kanserli hücreleri temizlemek için operasyon sonrası radyasyon tedavisiyle birlikte verilebilmektedir. İleri evre akciğer kanseri hastalarına da sadece ağrı gibi semptomlarını hafifletebilmek için yine radyasyonla birlikte uygulanabilir. Bu yöntemin yan etkileri ise; aşırı halsizlik, saç dökülmesi, bulantı ve kusmadır.

Radyocerrahi

Stereotaktik radyocerrahi aslında bir ameliyat şekli değildir. Bu tedavi yöntemi, kanserli hücrelere hassas şekilde yönlendirilmiş radyasyonu daha yüksek dozlarda uygulamayı içerir. Bir veya birkaç seansta tedavi süreci tamamlanır. Özellikle ameliyat edilemeyen kanserli hastalara uygulanabilir. Ayrıca beyin dahil vücudun diğer organlarına yayılan akciğer kanserini tedavi etmek için de kullanılabilir.

Hedefli İlaç Tedavisi

Hedefli ilaç tedavisi yönteminde kanserli hücrelerdeki anormalliklere odaklanılır. Bu anormallikleri bloke etmesi halinde kanserli hücreleri öldürebilir. Genellikle ileri evre ve tekrarlayan kanser tedavilerinde uygulanır. Hedefli ilaçların çoğunlukla kalıtsal genetiğe bağlı olarak kanser hastası olan kişilerde işe yaradığı gözlenmiştir. Tedavinin etki derecesi ve süresi kanserli hücreler test edilerek belirlenebilir.

İmmünoterapi

İmmünoterapi yöntemi, bağışıklık sisteminin kanserle savaşabilmesi için kullanır. Vücudumuzun normal hastalıklarla savaşan bağışıklık sistemi kanser hücrelerine saldıramaz, çünkü kanserli hücreler bağışıklık sistemi hücrelerini körleştiren proteinler üretirler. İmmünoterapi işleyen bu sürece müdahale ederek çalışır. Bu tedavi yöntemi genellikle gelişmiş akciğer kanseri olan hastalarda kullanılır.

Palyatif Bakım

Palyatif bakımı, akciğer kanserinin neden olduğu ağrı ve diğer belirtilerinden kurtulmaya odaklanan özel bir tıbbi bakımdır. Bu bakımı uygulayan uzmanlar, hastanın tedavi sürecine ekstra bir destek sağlamak için hastanın kendisi, ailesi ve tedavisini yürüten doktorlarla birlikte çalışır. Cerrahi, radyasyon ve kemoterapi gibi tedaviler sırasında kullanılabilmektedir. Hastanın kendisini daha iyi hissetmesine ve daha uzun yaşamasına yardımcı olabilir.

Akciğer Kanseri Hastaları Ne Kadar Yaşar?

Küçük hücreli olmayan akciğer kanserinde tahmini olarak 5 yıllık sağ kalım oranı ilk iki evrede ortalama %30-49 arasındayken son evrede ise bu oran % 1’dir. Küçük hücreli akciğer kanseri türü ise çok saldırgandır. Uzun süreli sağ kalım çok fazla görülmemektedir. Tedavi olunmaması halinde hayatta kalma süresi 2-4 ay olabilir. Ciddiye alınması ve ihmal edilmemesi  gereken bir kanser türüdür.

Akciğer kanseri hastaları nasıl beslenmeli?

Akciğer kanseri hastalarına özellikle önerilecek bir beslenme tarzı yoktur ancak dengeli ve sağlıklı bir beslenme yan etkilerle mücadele etmeye ve daha iyi hissetmeye yardımcı olabilmektedir. Bol miktarda sebze ve meyve tüketilmelidir. Vücutta belirli vitaminler ve minerallerin seviyeleri yetersizse doktor gözetiminde ek gıda takviyeleri kullanmak gerekebilir.

Eğer hastanın midesi hassassa veya ağrısı varsa baharatlardan kaçınmalı ve patates haşlaması gibi hafif ve sade yiyeceklere yönelmelidir. Kabızlık sorunu bulunuyorsa daha fazla yüksek lifli yiyecekler tüketilmelidir.

Bu İçeriğe Kaç Puan Verirsiniz ?
[0 Kişi Oyladı Toplam Puanı: 0]
Yorumları Görüntüle

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir