Ağız Kanseri Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

80
Bu makeleyi Ortalama 7 dakikada okuyabilirsiniz.

Ağız kanseri, ağzın herhangi bir bölümünde oluşabilen ciddi bir kanser türüdür. Genellikle ağız, dil ve dudaklarda bulunan skuamöz hücrelerinin mutasyona uğramasıyla gelişir ve çoğunlukla boyundaki lenf düğümlerine yayıldıktan sonra fark edilir. Bu kansere neden olan en başlıca faktörler yoğun tütün (sigara) tüketimi ve alkol kullanımıdır. Başlıca belirtileri, ağız içinde veya dudakta iyileşmeyen bir yara ve kalıcı ağrıdır. Dünya Sağlık Örgütünün en ölümcül kanser türleri listesinde 8. sırada bulunan ağız kanserinin, erken teşhis edilmesi halinde tedavi başarısı çok yüksektir ve tekrarlanmaz. Özellikle 50 yaş üstündeki sigara ve alkol tüketmiş olan erkeklerde çok yaygın görülmektedir.

Ağız Kanseri Türleri

Ağız kanserlerinin % 90’ından fazlası skuamöz hücrelerinde başlar ve ağızda geliştiği yere göre adlandırılır:

• Yanak mukozası kanseri

• Ağız tabanı kanseri

• Dişeti kanseri

• Dudak kanseri

• Damak kanseri

• Dil kanseri

Nadiren görülen türleri ise ;

Adenokarsinom : Kanser hücreleri tükürük bezlerinde gelişir.

Sarkom : Kemik, kas, kıkırdak veya diğer yumuşak vücut dokularındaki anormalliklerden kaynaklanır.

Oral malign melanom : Kanser hücreleri deri pigmenti üreten melanositlerde gelişir. Genellikle çok kanamalı şişlikler meydana gelir.

Lenfoma : Lenf bezlerinde gelişen bir kanser türü olarak bilinse de bazen ağızda da gelişebilir.

Ağız Kanserinin Nedenleri

Ağız kanserinin kesin nedeni günümüzde halen bilinmemektedir, ancak riskini artırabilecek pek çok faktör vardır. Bu faktörler;

• Sigara, pipo, puro, tütün çiğneme ve enfiye gibi her türlü tütün ürününün kullanımı

• Yoğun alkol tüketimi

• Dudakların aşırı güneşe maruz kalması

• Cinsel yolla bulaşan papilloma virüsü (HPV)

• Zayıf bağışıklık sistemi

• Sağlıksız beslenme

• Genetik sendromlar

• Erkek olmak (kadınların iki katı)

• Kronik ağız yaraları

• Ağız sağlığına özen göstermemek

Ağız Kanseri Belirtileri

• Kalıcı ağız yaraları

• Ağız içinde kalıcı ağrı

• Ağızda beyaz ya da kırmızı yamalar

• Dudaklarda veya ağızda kırmızı, beyaz lekeler

• Ağrılı yutma güçlüğü

• Konuşma bozukluğu ve ses değişiklikleri

• İstem dışı kilo kaybı

• Geçmeyen kötü bir ağız kokusu

• Ağız, boyun ve dudaklarda yumru oluşması veya kalınlaşma

• İç yanak astarının kalınlaşması

• Ağızda uyulma veya kanama

• Gevşek dişler

• Çeneyi hareket ettirme zorluğu ve şişlik oluşması

• Diş protezlerinin yerine tam oturmaması

• Tükürük bezlerinde şişlik

Ağız Kanseri Teşhisi

Fiziksel muayene : Hastanın anlattığı şikâyetler doğrultusunda sağlık geçmişi, alışkanlıkları ve aile öyküsü hakkında bilgi alınırken bu sırada fiziksel muayene yapılır. Bu muayenede damak, ağız tabanı,  boğazın arkası, dil, yanaklar ve boyundaki lenf düğümleri yakından incelenir.

Eksfolyatif sitoloji : Kanserli hücreleri saptamak için kullanılan bir testtir ve işlem sırasında acı hissedilmez. Ağız boşluğunda bulunan yaradan ya da büyüyen tümörden küçük bir hücre örneği fırça yardımıyla alınır ve örnek boyanarak mikroskop ile incelenir. Bir anormallik görülmesi halinde biyopsiye ihtiyaç duyulur.

Biyopsi

İnsizyonel biyopsi : Lokal anestezi altında yapılan insizyonel biyopside, kanserli dokudan neşterle küçük bir parça, örnek için kesilip çıkarılır. Oluşan yara gerekirse çözünebilir dikişlerle kapatılır.

Yumruk (delme) biyopsisi : Ağzın iç astarından küçük bir doku alınması halinde genellikle kesici özel bir alet kullanılarak lokal anestezi eşliğinde yumruk biyopsisi yapılır.

İnce iğne aspirasyon sitolojisi : Bu işlemde boyunda gelişen yumrulardan veya lenf bezlerinden az miktarda sıvı ya da hücre örneği almak için çok ince bir iğne kullanılır. İğne ultrason eşliğinde yönlendirilebilir. Hızlı ve ağrısız bir işlemdir. Özellikle ağız kanserinin diğer dokulara yayılma ihtimalini araştırmak için yapılır.

İleri testler

Biyopsi sonucu ağız kanseri teşhisini doğrularsa uygulanacak doğru tedaviye karar verebilmek için ağız kanserinin evresini saptamaya yönelik birtakım testler yapılır. Bu testler;

• Kanserli hücrelerin çene, göğüs ya da akciğerlere yayılıp yayılmadığını görmek için röntgen çekimi

• Ağız, boğaz, boyun, akciğerler veya vücudun herhangi bir organında bulunan tümörleri ortaya çıkarmak için BT (bilgisayarlı tomografi) taraması

• Kanser hücrelerinin lenf bezlerine veya diğer organlara sıçrayıp sıçramadığını saptamak için pozitron emisyon tomografisi (PET)

• Baş ve boyun bölgesinin daha kapsamlı görüntüsünü almak için MRG (manyetik rezonans) görüntüleme

• Burun pasajlarını, iç boğazı, sinüsleri, nefes ve soluk borusunu (trake) incelemek için endoskopi uygulaması

Ağız Kanseri Tedavisi

Ağız kanserinde tedavi öncesi

Hastanın tedavi görürken gücünü ve kilosunu koruması için bir diyet uzmanı tarafından beslenme değerlendirmesi yapabilir ve hasta yeterince beslenemiyorsa beslenme tüpü takılabilir. Özellikle radyasyon tedavisinden önce hastanın diş muayenesinin ve gerekli diş işlemlerinin yapılması önemlidir. Konuşma terapisti ise teşhis esnasında ve tedavi süresince ağız kanseri ya da tedavisinin bir sonucu olarak ortaya çıkabilecek konuşma ya da yutma problemlerine hastaya yardımcı olmaya çalışır. Tedavi öncesi sigara kullanımı kesinlikle bırakılmalıdır, çünkü sigara tedaviden alınacak sonucu olumsuz yönde etkileyebilmektedir.

Ağız kanseri ameliyatı

Tümörü çıkarmak için ameliyat

Operasyonu gerçekleştiren cerrah, tüm kanserli hücreleri çıkardığından emin olmak için tümörü ve çevreyi saran sağlıklı bir doku payını kesebilir. Küçük tümörler, mikro cerrahi yöntemiyle çıkarılabilir. Erken teşhis edilen bazı kanserlerde lazer ameliyatı da uygulanabilir. Daha büyük tümörler, örneğin dilin bir kısmını veya çene kemiğinin bir bölümünü çıkarmak gibi, daha kapsamlı cerrahi operasyon gerektirebilir.

Boyun diseksiyonu ameliyatı

Kanserli hücrelerin boyundaki lenf bezlerine yayılması halinde veya tümörün büyüklüğüne bağlı olarak yüksek risk varsa boyundaki kanserli lenf bezlerini ve ilgili dokuları çıkarmak için bu ameliyat uygulanabilir. Boyun diseksiyonu, lenf bezlerine yayılan tüm kanser hücrelerini temizler. Boyunda ameliyat izi kalsada enfeksiyonlarla savaşma yeteneği etkilenmez.

Rekonstrüktif cerrahi

Kanserli bölge alındıktan sonra hastanın konuşma ve yeme kabiliyetini yeniden kazanması için rekonstrüktif cerrahi uygulanabilir. Ağzı yeniden oluşturmak için vücudun diğer bölgelerinden kemik tozları, deri veya kas nakledebilir. Doğal dişlerin yerine diş implantları kanser tedavisi esnasında veya iyileştikten sonra yerleştirilebilir.

Radyasyon tedavisi

Radyasyon tedavisi sırasında kanserli hücreleri öldürmek için X-ışınları ve protonlar gibi yüksek enerjili ışınlar kullanılır. Bu işlem genellikle vücudun dışındaki bir makineyle (harici ışın radyasyonu) yapılır ve kanser hücrelerinin geri dönmesini önlemek için ameliyattan sonra verilir. Özellikle erken teşhis edilmesi halinde dil kanserinde brakiterapi (dahili ışın radyasyonu) uygulanabilir. Bu işlem, genel anestezi altında radyoaktif implantları doğrudan tümöre yerleştirmeyi kapsar. İmplantlar 1 hafta kadar burada bırakılarak yüksek dozda radyasyon verilir. Hasta, bir süre yakınları tarafından ziyaret edilemez ve radyasyon idrarla tamamen atılana kadar, örneğin; hamile kadın ve çocuklarla temastan kaçınmak gibi birtakım talimatlara uyması gerekir.

Radyoaktif implantlar ağız içinin şişmesine ve implantlar çıkarıldıktan sonra 10 gün kadar ağrı hissedilmesine neden olabilir. Bazen radyasyon terapisi kemoterapi yöntemiyle birleştirilebilir. İleri ağız kanseri evrelerinde ise bazı semptomları hafifletmeye yardımcı olabilir. Yan etkileri ağız kuruluğu, çene kemiğine zarar verme, diş çürümesi, ağız içi yaraları, diş eti kanamaları, çene sertliği, yorgunluk ve kırmızı yanık benzeri cilt reaksiyonlarıdır.

Kemoterapi

Kemoterapi, kanserli hücreleri öldürmek için kimyasallar kullanan bir tedavi yöntemidir. Kemoterapi ilaçları, tek başına veya diğer kanser tedavilerinde kullanılan yöntemler ile birlikte verilebilir. Özellikle kanser hücrelerinin yayılması halinde ya da tekrarlanma riski yüksek olduğunda radyasyon tedavisiyle birlikte sıklıkla uygulanır. Kemoterapide gelişebilecek yan etkiler alınan ilaçlara bağlıdır. Bilinen yan etkiler mide bulantısı, kusma ve saç dökülmesidir.

Hedefli ilaç tedavisi

Bu yöntemde kanserli hücrelerdeki anormalliklere odaklanılır. Bu anormallikleri bloke ederek kanserli hücreleri yok edebilir. Ağız kanserinin tedavi sürecinde genellikle setuksimab isimli ilaç kullanılır ve özellikle erken ve ileri evrelerinde etkilidir. Radyasyon veya kemoterapi tedavisiyle birlikte uygulanır. Bazen kemoterapi yöntemine alternatif olarak kullanılabilir ve radyasyon tedavisiyle birlikte verilebilir. Çünkü yan etkileri oldukça azdır. Ayrıca hamilelik veya böbrek hastalığı gibi tıbbi nedenlerle kemoterapi uygulanamayan hastalara da verilebilir. Yan etkileri arasında akne benzeri döküntü gibi cilt reaksiyonları vardır.

Bu İçeriğe Kaç Puan Verirsiniz ?
[0 Kişi Oyladı Toplam Puanı: 0]
Yorumları Görüntüle

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir