AFT Neden Olur, Türleri ve Bitkisel Tedavisi

105
Bu makeleyi Ortalama 6 dakikada okuyabilirsiniz.

Aft Nedir?

Aft, ya da tıp dilindeki adıyla aftöz ülser ağız içinde pek çok nedenle oluşan yara ve tahribatlara verilen genel bir isimdir. Çeşitli faktörlerle ağız içi mukoza tabakasının zarar görmesi veya zayıflayan bağışıklık sistemi afta neden olabilir. Ayrıca, ağız içinin kazara ısırılması ya da bazı enfeksiyonlar bu sağlık sorununa neden olabilir. Aft bir hastalık değildir ve bulaşıcı özelliği yoktur. Etrafı iltihap ile çevirili olan Aft yaraları; bir hafta içinde kendiliğinden geçerler. Ancak ciddi yaraların iyileşmesi yaklaşık 6 haftayı bulabilir.

Aft Neden Olur?

• Viral enfeksiyonlar

• Gıda alerjisi

• Adet sorunları ev hormonal dalgalanmalar

• Bağışıklık sistemi problemleri

• Ağzın darbe alması

• Vitamin ve mineral eksiklikleri

• Behçet veya Çölyak hastalığı

• Sodyum lauril sülfat içerikli diş macunu ve gargaralar

• Ağza tam olarak oturmayan takma diş, implant ve diğer diş sorunları

• Mide sorunlarına da neden olan ‘helicobacter’ ve ülseratif kolit

Kötüleşen ağız yaraları ve aftların bir nedeni de B12, B3, B9 vitaminlerinin eksikliğidir. Domates, elma, incir, çilek, limon, portakal gibi meyve ve sebzeler; aft yaralarını ve ağrılarını daha da kötüleştirebilir. Kişinin takma diş, diş teli kullanması da aft yaralarına neden olabilir veya mevcut yaraları kötüleştirebilir.

Aft Belirtileri

• Dilde ve ağzın arkası ile yumuşak damakta ağrı ve yara gelişimi

• Yara çıkmadan önce karıncalanma hissi

• Çevresi kırmızı renkli olan, beyaz, gri ve sarı renkli yuvarlak şekilli yaralar

• Konuşma esnasında hissedilen ve daha da artan ağız içinde ağrı

• Ağız içinden dış kısma kadar yayılan yaralar

İlerleyen şiddetli AFT ve ağzı yaralarının belirtileri

• Şişmiş lenf düğümleri

• Yorgunluk ve ateş

• Fiziksel halsizlik

Aft ve Ağız Yaraları Türleri

Minör olan ağız yaraları; kişilerde daha yaygın olarak görülür ve yaralar genellikle küçük boyutludur. Oval şeklinde olan bu yaraların çevresi kırmızı renktedir. Bu yaralar bir ya da iki hafta gibi kısa bir süre içerisinde kendi kendine geçmeye eğilimlidirler.

Daha az yaygın olan majör ağız yaraları ise küçük çaplı yaralara göre daha büyük ve derindir. Kenarları genellikle yuvarlak şeklinde olan bu yaraların bezen de düzensiz olabilir. Son derece acı verici ve ağrılı olan majör yaraların geçmesi 6 hafta kadar uzun bir süreyi bulabilir.

Üçüncü şekil olan herpetiform isimli ağız yaraları ise nadir olarak görülür. Bu yaralar hiçbir şekilde ‘herpes virüsü’nden kaynaklanmazlar ve iyileşme süreçleri çok uzun sürebilir. Gerekli görülmesi halinde cerrahi işlem de uygulanabilir.

Aft İçin Ne Zaman Doktora Gitmek Gerekir?

Aft neden olan bakteriyel enfeksiyonlar kimi zaman ciddi şekilde ilerleyerek bazı komplikasyonlara neden olabilir. Bu gibi durumlarda ya da tekrar eden ve kolay geçmeyen ağız içi aft yaralarında mutlaka bir doktora başvurmak gerekir. Bu sağlık sorunu birkaç haftayı aşmadan doktora görünmeli, ve belirlenen tedavi eksiksiz uygulanmalıdır.

Aft Yaraları Bulaşıcı mıdır?

Aft ve boğaz ağrıları bazı durumlarda kişiler tarafından karıştırılsa da bu iki sağlık sorunu tamamen birbirinden farklıdır. Genellikle kış aylarında ortaya çıkan boğaz ağrıları oldukça bulaşıcı iken, Aft yaraları kesinlikle bulaşıcı değildir. Boğaz ağrıları herpeks simpleks isimli virüs nedeniyle oluşur ve bu hastalık esnasında virüs vücudun içinde taşınır.

Aft Teşhisi

Doktor, hastalığı kesin olarak teşhis etmek amacıyla ağız içindeki bölgeden biyopsi isteyebilir. Çünkü vitamin ve mineral eksikliğinden, virüsten, hormonal bozukluktan, bağışıklık sistemi zayıflığından şüphelendiği durumlarda biyopsiye başvurulması gerekebilir.

Aft Tedavisi

Ağız içinde aft yaraları genellikle herhangi bir tedavi gerekmeksizin kendiliğinden iyileşir. Ancak geçmeyen ya da ciddi olan vakalar için doktora gidilmesi ve ilaç kullanımı gerekir. Basit aft yaralarından kurtulmak için dişler düzenli olarak fırçalanmalı ve diş ipi kullanılmalıdır. Ayrıca tuzlu su ile gargara yapmak da aftın neden olduğu ağrıları azaltabilir.

Aft Tedavisinde Kullanılan Yöntemler

Antibiyotik ile tedavi: Bazı aft vakalarında doktor, antibiyotik ile tedaviyi gerekli görebilir.

Antienflamatuvar İçerikli Ajanlar : Oluşan aft yaralarının iyileşme sürecini hızlandırmak için reçete edilen ilaçlar listesinde içeriğinde triamsinolon bulunan ilaçlar yer alır ve lokal tedavi yöntemleri ilk sıralarda bulunur.

İmmün Modülatörler: Özellikle HIV virüsü taşıyan hastalarda başvurulan bu yöntem ile bağışıklık sistemini güçlendirmek hedeflenir. İmmün modülatör olarak kabul edilen beşlik macunlar( Aphthasol) yara üzerine direk olarak yapıştırılırlar.

Gümüş Nitrat Uygulaması: Bu uygulama ile lokal ve sistematik semptomlarının hafifletilmesi amaçlanır. Oldukça ağrılı olan bu uygulama esnasında kısa bir anestezi ile gümüş nitrat çubuğu yaralara uygulanır.

Çinko Glukonat Pastilleri: Hastaya reçete edilen, içeriğinde bol miktarda C ve B vitamini bulunan bu pastiller ağız yoluyla alındığında iyileşmeyi hızlandırabilirler.

Aft İçin Koruyucu Önlemler

Aft yaralarının oluşmasını engellemek ve durdurmak adına daha önce tüketilen birtakım baharatlı gıdalardan uzak durulması gerekir. Baharatlı gıdaların dışında ayrıca, tuzlu yiyeceklerden ve asitli içeceklerden de kesinlikle uzak durulmalıdır.

Bu sağlık sorununa stresin neden olması halinde, stresi azaltmak için meditasyon, derin nefes alma vb. yatıştırıcı teknikler uygulanabilir.

Dişetlerini ve iltihaplı dokuyu daha da tahriş etmemek adına yumuşak bir diş fırçası kullanılmalıdır. Vitamin ve mineral eksikliğinin olup olmadığının tam anlamıyla teşhis edilmesi için bu konuda muhakkak bir doktora başvurulmalıdır. Vitamin ve mineral eksikliğinin tespit edildiği durumlarda doktorun reçete ettiği diyet planı kesintisiz uygulanmalıdır.

Aft Yaralarına İyi Gelen Şifalı Bitkiler

Aft yaralarının iyileşme sürecini hızlandırmak için ev ortamında şifalı bitkilerden hazırlanabilen yararlı kürlerden de yardım alınabilir. Aft yaralarına iyi gelen şifalı bitki, meyve ve sebzeleri ise aşağıdaki şekilde uygulayabilirsiniz.

Kivi : Bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olan kivi meyvesinin Aft yaralarına iyi geldiği bilinmektedir. Bunun için yapılması gereken tek şey ise gün içerisinde bol miktarda kivi tüketmektir. Aftöz ülserler ile mücadele eden bu meyve Aft yaralarından muzdarip olan birçok kişiye iyi gelmiştir.

Karbonat : Ağız içi yaraları ile mücadele eden bir diğer yararlı besin, yemeklerimizin kabarmasını sağlayan karbonat tozudur. Kabartma tozunun bu iyileştirici etkisinden yararlanmak için; kabartma tozu doğrudan ağızın içindeki yaralara uygulanmalıdır. Ya da dişler kabartma tozu ile fırçalanabilir. Son olarak da bir miktar su ile karıştırılan ve macun kıvamına getirilen karbonat yaraların üzerine direk olarak uygulanabilir.

Yoğurt : Ağız içindeki bakteriler ile mücadele eden ve yaraların hafiflemesine yardımcı olan yoğurt tüketimi de Aft ile savaşmanın en popüler yöntemleri arasında yer alır. Yalnısz yoğurt tüketilirken, hiçbir şekilde yoğurda şeker eklememeli, sade ve hiçbir şekilde aroması bulunmayan tamamen doğal yoğurt tüketilmelidir. Bu sayede ağız içindeki yaraların iyileşme süreci kısaltılabilir.

Siyah Çay : Hazır olarak marketlerden satın alınan siyah çay poşetini demledikten sonra ağzın içindeki yaraların üzerine bastıracak şekilde koyulabilir. Bu sayede siyah çayın bakteriler ile mücadele eden özelliğinden yararlanılabilir.

Aloe Vera : Doğanın insanlara sunduğu mucizevi bitkiler arasında yer alan Aloe Vera aft ve ağız yaralarının hızlı iyileşmesi için çok faydalıdır.  Aloe Vera suyu ile günde 1 defa gargara yapılabilir.

Tuzlu Su : Tuzlu su ile gargara yaparak da ağız içindeki Aft yaralarının iyileşmesi hızlandırılabilir. Bunun için bir bardak dolusu suya yarım çay kaşığı tuz eklenmeli ve bu karışım ile ağız gün içerisinde birkaç kez olacak şekilde çalkalanmalıdır.

Bu İçeriğe Kaç Puan Verirsiniz ?
[0 Kişi Oyladı Toplam Puanı: 0]
Yorumları Görüntüle

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir